27 Mart 2010 Cumartesi

ÖMER COŞKUN SİVİLCE SİVİLCE İZLERİ SİVİLCE LEKELERİ TEDAVİSİ


sivilcelerden,sivilce izlerinde ve sivilce lekelerinden, nasıl kurtulacağınızı düşünüyorsanız, bu yazımızı, mutlaka okuyun deriz. İkballe Şifalı yemekler Programına konuk olarak katılan, Ömer Coşkun, sivilce problemlerine, kökten çözüm olacak formülü açıkladı.
GEREKLİ MALZEMELER :
* 1 adet kırmızı turp,
* Yeteri miktarda elma sirkesi,
HAZIRLANIŞI VE KULLANIM ŞEKLİ : Kırmızı turpu, yıkadıktan sonra, kabuklarıyla birlikte, rendeleyin. Bir tülbent yardımı ile süzdükten sonra, turp suyunu,elma sirkesiyle karıştırın. Güneş görmeyen bir yerde, 3 gün bekletin. Bir pamuk yardımıyla, sivilce siyah noktaların üzerine sürün. 7-10 gün kullanılır. 3. Günden itibaren, sonuçlarını almaya başlayacaksınız. Kür bittiğinde, sonuç harika olacak.

ÖMER COŞKUN MANTAR HASTALIĞININ BİTKİSEL TEDAVİSİ


Kanal 7 ekranlarının beğenilen programı İkballe Şifalı Yemeklere konuk olarak katılan, dr. Ömer coşkun, mantar hastalığı için fayda sağlayan bitkisel kürler önerdi.
GEREKLİ MALZEMELER :
* 10 adet zakkum yaprağı,
* 5 tatlı kaşığı kına,
* 1 lt su,
* 2 diş sarısak,
KÜRLERİN HAZIRLANIŞI VE KULLANIM ŞEKLİ :
ZAKKUM KÜRÜ : 1 litret suya zakkum yapraklarını atıp, 10 dakika kaynatın. Mantar ayaklarınızdaysa, 10 gün, eğer eldeyse 1 ay sürün. Kesinlikle içmeyin.
KINA KÜRÜ :1 Ltre suyun içine kınayı koyun. 20 dak kaynatın. Mantar olan bölgeye sürün ve sarıp, yatın.
SARIMSAK KÜRÜ :2 diş sarımsağı, bölmeden, bütün olarak, gece yatmadan öne yutun.
Bu önerilerden ilk ikisi, el ve ayak mantarı için, özellikle çok faydalıdır.

ÖMER COŞKUN HEMOFİLİ HASTALIĞI İÇİN ŞİFALI BİTKİLER


Ömer coşkun, hemofili olarak adlandırılan hastalık için, çok yararlı olan doğal formüller önerdi. bu formüle geçmeden önce, sizlere kısaca, hemofili hastalığından bahsetmek istiyoruz.
HEMOFİLİ HASTALIĞI NEDİR ?
Hemofili hastalığı, kuşaktan kuşağa, genetik yol ile geçen, kanın pıhtılaşmasının az olması anlamına gelir. Doğumsal ve kalıtımsal bir hastalıktır. Herhangi bir kanser türü ile bağlantısı bulunmayan hemofili hastalığı, bulaşıcı değildir.
ÖMER COŞKUN HEMOFİLİ HASTALIĞI İÇİN İNCİR KÜRÜ;
* Zeytin yağında beklemiş incir akşamda bir bardak zeytin yağının içerine 4 parçaya bölünmüş inciri koyup sabah yedirebilirsiniz bu tedavi sürecine 4 ay boyunca devam edebilirsiniz.
ÖMER COŞKUN ISIRGAN TOHUMU KÜRÜ;
* ısırgan tohumudur, ısırgan tohumu bir çay kaşığı kadar havanda döverek verebilirsiniz ısırgan tohumunu hakiki balla veya pekmezle karıştırabilirsiniz.
ÖMER COŞKUN KAPARİ KÜRÜ ;
* Kapariyi hergün günde 3 veya 4 adet yedirebilirsiniz.

26 Mart 2010 Cuma

ÖMER COŞKUN BOY UZATMA KÜRÜ


Kanal 7 de yayınlanmakta olan, İkballe şifalı yemekler programında, Ömer coşkun, müthiş bir formül açıkladı. Boyunun kısa olduğunu düşünen herkes için, çok fayda sağlayan müthiş formül için;
GEREKLİ MALZEMELER :
* 1tatlı kaşığı karabiber,
* 1tatlı kaşığı cemen otu, yani boy otu
* Hakiki sızma zeytin yağı.
HAZIRLANIŞI VE KULLANIM ŞEKLİ : Karabiberi ve Çemen otunu zeytin yağının içine atıp iyice karıştırın.. Daha sonra en az 5 gün bu karışımı dinlendirin .5. günün sonunda, kürü çocuklarınızın ve büyümekte olan gençlerin eklem yerlerine sürüp, gece boyu bekletin. Sabah kalktığınızda, eklem yerlerine sarmış olduğunuz kürü çıokarın. ama bölgeyi yıkamayın. bu işlemei, 5 gece tekrarlayın. Zaman içerisinde, boyunuzun uzadığını göreceksiniz.
* Buğday özü olarak bilinen ruşeym, boy uzatmak konusunda, çok faydalı ve her yaş grubunun rahatlıkla kullananbileceği bir besin. Buğday özü, çocuklarda, günde 1 kaşık, 15 yaş üzerinde olanlara için ise günde 3 kaşık, tüketilebilir. 21 yaşına kadar boy uzamasına yardımcı olan bugday özünün yanı sıra, boy otu'da kullanılabilir. Boy otu yenilerek tüketilir, yağı ise, eklem yerlerine ve topuklara sürülür.

24 Mart 2010 Çarşamba

BİTKİSEL ÇAYLAR VE FAYDALARI


Şifalı bitkilerle hazırlanan, bitkisel çaylar, şifa dağitıyor. bu yazımızda, sizlere, en çok şifa dağıtan ve sıklıkla kullanılan bitkisel çaylar ve faydalarından bahsetmek istiyoruz.
MESİR ÇAYI :
* Bağışıklık sistemini güçlendirir.* Kan arttırmada.* Cinsel gücü arttırıcı, iştah açıcı,hücre yenileyici ve enerji kaynağı olup binbir derde deva dır.
MELİSA ÇAYI :
* Kalp atışı düzensizliklerinde.* Çarpıntı ve sıkıntıyı gidermede.* Kalp ve beyin damar tıkanıklığında.
CİVANPERÇEMİ (AÇELYA) ÇAYI :
* Mide ağrılarında.* Mide ve basur kanamalarında.* Mayasıl ve ülserde.* Yara iyileştirmede.* Prostat’ta.
ISIRGAN ÇAYI :
* Hücre yenilemede, yara iyileştirmede.* Kanı temizlemede.* Radyoaktif maddeleri vücuttan atmada.* Mide ve bağırsak kanamalarını gidermede.* Kemik yapısını güçlendirmede.
PAPATYA ÇAYI :
* Soğuk algınlığında.* Spazm çözmede.* Bağırsak çalıştırmada ve mideyi kuvvetlendirmede.
IHLAMUR ÇAYI :
* Soğuk algınlığında.* Spazm çözmede.* Vücudu yumuşatmada .* Bağırsak çalıştırmada.
ADA ÇAYI :
* Hazmı kolaylaştırmada, sindirimi arttırmada.* Gaz söktürmede.* Tüm vücutta iltihap kurutmada.* Yara iyileştirmede.
DEFNE ÇAYI :
* Bronşit ve astım iyileştirmede.* Balgam söktürmede.* Kemik yapısını güçlendirmede.* Demir eksikliğini gidermede
ÖKSEOTU (BURÇ) ÇAYI:
* Damar tıkanıklıklarını gidermede.* Karaciğer rahatsızlıklarında.
FUNDA ÇAYI :
* Sindirimi kolaylaştırmada.* Vücuttaki yağları eritmede ve zayıflatmada.
SİNAMENKİ ÇAYI :
* Mide ve bağırsak gazlarını gidermede.* Bağırsakları çalıştırmada.
REZENE ÇAYI :
* Mide ve bağırsak gazlarını çözmede.* Kalbi kuvvetlendirmede.* Göz rahatsızlıklarını gidermede.
GÜLHATMİ ÇAYI :
* Soğuk algınlığı, boğaz ağrıları.* Astım ve bronşitte.* Mide ve bağırsak ağrılarını gidermede.
BODUROTU ÇAYI :
* Kuvvet ve güç vermede.* Yara iyileştirmede.* Karaciğer rahatsızlıklarında.* Basur, sedef, egzamada
BEBE ÇAYI :
* Hazmı kolaylaştırmada.* Bağırsakları beslemede.* Bağırsak gazlarını gidermede.

17 Mart 2010 Çarşamba

VAJİNAL AKINTI İÇİN ŞİFALI BİTKİLER


Kadınlarda görülen vajinal akıntılar, pek çok sebebe bağlı olarak ortaya çıkar. Bir çeşit vajina iltihabıdır. Ama,bu akıntıyı, yumurtlama döneminde görülen, fizyolojik akıntılarla karıştırmamak gerekir. Fizyolojik olmayan akıntılar, kötü kokulu, bazan kaşıntılı,koyu kıvamlı, bazen süt kesiği kıvamında olabildiği gibi bazen de köpüklü ve bol sarı-yeşil renktedir.
SEBEPLERİ : Pek çok sebebi vardır. Mantar enfeksiyonları,cinsel yolla bulaşan, hastalıklar, tampon kullanımı,vajina tümörler, vb. gibi sebeplerden ortaya çıkabilirler.
VAJİNAL AKINTI İÇİN ŞİFALI BİTKİLER
KULLANIM ŞEKİLLERİ :Şifalı bitkilerden, aç karına sabah, öğle, aksam, yatarken, çay
gibi demletilir, 2 - 3 bardak balla içilir. Öğütülür bal ile macun yapılır, 1 - 2 tatlı kasığı yenir,
Damıtılmıs bitki suyu birer kahve fincanı içilir. 5 gram yağ 15 - 20 gram damıtılmıs bitki suyu bal ile tatlandırılır çalkalanır hülasa olarak içilir.
Akgünlük sakızı : Macunu yenir. Suyu ve hülasası içilir.
Ceviz : Bir litre suda 50 gram yaprağının kaynamıs suyu kullanılır.
Çörek otu : Macunu yenir. 5 gram yağı içilir. 5 gram su ile yutulur
Hardal (siyah) : Macunu yenir. Hülasası içilir.
Helile (kara ve sarı) : Macunu yenir.
Isırgan otu ve tohumu : Macunu yenir. Çayı ve suyu içilir.
Keçi sakalı : Kurutularak fitil haline getirilir, kadınlar rahim yoluyla kullanırlar.
Kusburnu (yabani gül) : Macunu yenir. Çayı ve suyu içilir.
Papatya : Macunu yenir. Çayı, suyu ve hülasası içilir.
Rezene : Macunu yenir. Çayı, suyu ve hülasası içilir.
Sarı süsen : Çayı içilir.
Tarçın (Çin tarçını) : Çayı içilir.
Üzerlik tohumu : Macunu yenir. Çayı ve suyu içilir.

16 Mart 2010 Salı

ZATÜRRE İÇİN ŞİFALI BİTKİLER

Tıp dilinde, pnömoni adlandırılan ve Streptokokus pnömoni bakterisinin neden olduğu zatürre (halk diliyle zatüre), bazı durumlarda, sonucu ölüm olabilecek, ciddi bir akciğer hastalığıdır. Bu bakterilerin neden olduğu her 100 zatürreden 5'i ölümle sonuçlanır. Ayrıca bu bakterilerin kanda görülmesi ve bütün vücuda yayılması ciddi rahatsızlıklara yol açar. Bunların başında menenjit gelir. Belirtileri aniden ortaya çıkabileceği gibi, kronik ve uzun süreli bir seyir de gösterebilir. Küçük çocuklarda ve yaşlılarda şiddetli seyreder ve ölüme yol açabilir.
BELİRTİLERİ:
* 39 dereceyi geçen ateş,
* öksürük,
* çoğu zaman, pas renginde olan, koyu kıvamlı balgam.
ZATÜRRE İÇİN ŞİFALI BİTKİLER ;
Çuha çiçeği : Surubu içilir.
Hatmi çiçeği (gülhatmi) : Çayı içilir.
İncir : 5 adet parçalanmış incir, kaynar suyun içinde bekletilerek içilir.
Kahkaha çiçeği : Çiçeğinin merhemi sürülür.
Kaymak : Badem veya sekerle yenir.
Kırlangıç otu (temre otu) : Taze kökünün surubu içilir. Dikkat! Çok miktarda alınırsa zehirleyebilir.
Köpeküzümü : Çayı içilir.
Limon : Suyu balla içilir.
Menekse : Çayı içilir.
Sığırkuyruğu : Çayı içilir.
Sirke : Balla içilir.
Tarçın (Çin tarçını) : Yağı sürülür.
Zeytin yağı : 4 saatte ara ile, 1 yemek kasığı içirilmelidir.
KULLANIM ŞEKLİ : şifalı bitkilerden, aç karına sabah, öğle, aksam, yatarken, çaygibi demletilir, 2 - 3 bardak balla içilir. Öğütülür bal ile macun yapılır, 1 - 2 tatlı kasığı yenir, Damıtılmış bitki suyu birer kahve fincanı içilir. 5 gram bitki yağı, 15 - 20 gram damıtılmış bitki suyu,bal ile tatlandırılır çalkalanır hülasa olarak içilir. Kaynatılır buharı içe çekilir. Yağı burun deliklerine 1- 2 damla damlatılır, göğüs bölgesine önden ve arkadan masaj yapılır ve sarılır.

AMFİZEM NEDİR ?AMFİZEM İÇİN ŞİFALI BİTKİLER HANGİLERİDİR ?

Akciğer felci olarak da adlandırılmakta olan afizemin, açıklamasını yapmakla işe başlayalım. Solunum yetmezliğine yol açan en yaygın kronik akciğer hastalıklarından biridir.
Amfizem, akciğerlerdeki hava keseciklerinin (alveol) gerilip genişlemesiyle beliren bir hastalıktır.
Sebepleri : Akciğer amfizemi kronik bronşit, astım, akciğer veremi gibi hastalıklar sonucunda gelişebilir. Özellikle ileri yaşlarda, akciğerlerde yaygın bağdoku artışı esnekliğin yitirilmesine ve amfızeme yol açabilir. Birçok araştırma amfizeme kalıtsal bir yatkınlık olabileceğini göstermiştir. Ama bu hastalığın bilinen en önemli nedeni sigara alışkanlığıdır.
Belirtileri : Hastalık sessiz ilerler ve ancak ileri ev­relerinde belirti verir. İlk belirti nefes darlığıdır; başlangıçta hareket sırasında, ama daha sonra dinlenirken de gözlenir.İleri evrelerde solunum yüzeyselleşir. Soluk alınırken göğüs kafesini genişle­ten hareket ancak yardımcı solunum kaslarıyla yapılabilir. Buna "dikine" solunum denir, çünkü soluk alırken göğsün enine çapı artmaz, dikine bir hareket görülür.
AKCİĞER FELCİ (AMFİZEM İÇİN ŞİFALI BİTKİLER)
Ada çayı : Çayı içilir.
Kara dut : Yenir, suyu içilir.
Lahana : Salatası yenir, suyu içilir.
Limon : Bir su bardağı ılık suya limon sıkılarak içilir.
Sığırdili : Suyu ve çayı içilir.
Salgam : Yenir, suyu içilir.
Turp : Yenir, suyu içilir.
KULLANIM ŞEKLİ : aç karına sabah, öğle, aksam, yatarken, çay gibi demletilir, 2 - 3 bardak balla içilir. Öğütülür bal ile macun yapılır, 1 - 2 tatlı kasığı yenir,Damıtılmış bitki suyu birer kahve fincanı içilir. 5 gram bitki yağı, 15 - 20 gram damıtılmış bitki suyu, bal ile tatlandırılır çalkalanır hülasa olarak içilir. Kaynatılır buharı içe çekilir. Yağı burun deliklerine 1-2 damla damlatılır, göğüs bölgesine önden ve arkadan masaj yapılır ve sarılır.

AKCİĞER HASTALIKLARI İÇİN ŞİFALI BİTKİLER


Akciğer hastalıkları, yaygın olarak rastlanılan hastalıklardan bir tanesidir. Zatüre,astım,nefes darlığı,akciğer kanseri gibi, pek çok hastalık akciğer hastralıkları grubuna dahil edilebilir. En büyük sebeplerinden bir tanesi, sigaradır.
Sizlere, akciğer hastalıklarına şifa veren ve akciğer dostu olan, bazı şifalı bitkiler önermek istiyoruz. ama, unutmamamanız gerekn bir konuyu da, hemen hatırlatmak istiyoruz. Önemli olan tıbbi tedavinizdir. Mutlaka, ilgili uzman hekime giderek, gereken tedavinizi almanız gerekir.
Okaliptüs (sıtma ağacı) : Çayı içilir.
A vitamini : A vitamini ihtiva eden yiyecekler bol miktarda tüketilir
Akgünlük sakızı : Macunu yenir. Suyu ve hülasası içilir. Yağı sürülür veya sarılır
Asarına : Çayı ve suyu içilir.
Aynı sefa (susi çiçeği) : Çayı içilir.
Balık yağı : Tatlandırılarak içilir.
Biber ve fidesi : Bol miktarda yenir.
Büyük papatya : Çayı, sirke şerbeti veya tuzla içilir.
Centiyane (eşek turpu) : Çayı içilir.
Çay : Radyasyonlu olmamak şartı ile, limonla içilir.
Çöp çini (Çin kamışı) : 100 gramı, 500 gram su, 10 gram meyan kökü, 10 gram siyah üzüm, birlikte su yarıya gelinceye kadar kaynatılır. Sabahları 150 gram tok karına içilir.
Hardal (siyah) : Macunu yenir. Hülasası içilir. Yağı sürülür veya sarılır.
Isırgan otu ve tohumu : Macunu yenir. Çayı ve suyu içilir.
Kadife çiçeği : Çayı içilir.
Kantaron (sarı) : Macunu yenir. Çayı, suyu ve hülasası içilir. Yağı sürülür veya sarılır.
Kehribar : 4 - 5 gram ezilerek zeytin yağı veya su ile içilir. Ayrıca üstte tasınır
Kili ermeni : 4 gram ezilerek içilir.
Sakız ağacı sakızı : Yutulur.
Sinameki : Macunu yenir. Çayı ve suyu içilir.
Tere otu ve tohumu : Macunu yenir. Çayı ve suyu içilir.
Zencefil : Çayı içilir.
KULLANIM ŞEKLİ : aç karına sabah, öğle, aksam, yatarken, çay gibi demletilir, 2 - 3 bardak balla içilir. Öğütülür bal ile macun yapılır, 1 - 2 tatlı kasığı yenir, Damıtılmış bitki suyu birer kahve fincanı içilir. 5 gram bitki yağı, 15 - 20 gram damıtılmış bitki suyu, bal ile tatlandırılır çalkalanır hülasa olarak içilir. Kaynatılır buharı içe çekilir. Yağı burun deliklerine 1- 2 damla damlatılır, göğüs bölgesine önden ve arkadan masaj yapılır ve sarılır.

15 Mart 2010 Pazartesi

AİDS HASTALIĞI İÇİN ŞİFALI BİTKİLER


Çağımızın vebası olarak adlandırılan, aid hastalığı, bilindiği gibi, kan yoluyla,cinsel yolla ve vücut salgılarıyla bulaşan bir hastalık. bu hastalık için, sizlere bazı şifalı bitki önerimiz olacak.
Acı bakla (Yahudi baklası) : Macunu yenir. Damıtılmış suyu ve hülasası içilir.
Akgünlük sakızı : Macunu yenir. Suyu ve hülasası içilir.
Ardıç tohumu (siyah) : Macunu yenir. Çayı, suyu ve hülasası içilir.
Biberiye (kuşdili) : Macunu yenir. Çayı, suyu ve hülasası içilir.Çayı içilir. Macunu yenir.
Gökçe (ökse - burç) : Macunu yenir. Çayı ve suyu içilir.
Hatmi çiçeği (gülhatmi) : Çayı içilir. Macunu yenir
Hindiba (Frenk salatası) : Çayı içilir.
Isırgan otu ve tohumu : Macunu yenir. Çayı, suyu ve hülasası içilir
Karabaş lavanta çiçeği : Macunu yenir. Çayı, suyu ve hülasası içilir
Kavun : Aç karına yenir.
Kimyon : Macunu yenir. Hülasası içilir.
Marul : Yenir, salatası yapılır.
Meskteki : Bal ve sekerle yutulur.
Misvak : Sifalıdır. Dislerde fırça gibi kullanılır, ayrıca çayı içilir.
Nar : Meyveleri ve Macunu yenir. Suyu içilir.
Pirinç : Yalnız şifa vardır.
Sinirli ot : Macunu, çayı ve yağı kullanılır.
Su teresi : Macunu yenir. Çayı ve suyu içilir.
Tere yağı : Yağı devadır. Yenir, insan sıcaklığında eriyen yağdır.
Üzerlik tohumu : Macunu yenir. Çayı ve suyu içilir.
Zencefil : Macunu, çayı ve yağı kullanılır.
KULLANIM ŞEKLİ : Burada önerilen,şifalı bitkilerden, aç karına sabah, öğle, aksam, yatarken, çay gibi demletilir, 2 - 3 bardak balla içilir. Öğütülür bal ile macun yapılır, 1 - 2 tatlı kasığı yenir,
Damıtılmış bitki suyu birer kahve fincanı içilir. 5 gram bitki yağı, 15 - 20 gram damıtılmış bitki suyu,bal ile tatlandırılır çalkalanır hülasa olarak içilir.
ÖNEMLİ UYARI: Adis ve diğer cinsel yolla bulaşan hastalıklardan korunma, en önemli çareddir. Bunun için, mutlaka kondom (prezervatif) kullanmanız gerekir.

12 Mart 2010 Cuma

EBEGÜMECİ ÇAYININ YAPILIŞI VE FAYDALARI


Ebegümecinin faydalarından yararlanmak için, kullanılabilecek yöntelerden bir tanesi de çay olarak kullanmatır. Ebegümecinin çayı da, en az, bitkisi kadar faydalıdır.
ÇAYIN HAZIRLANIŞI : Yarım tatlı kaşığı bitki (ince kıyılarak kurutulmuş), orta boy bir su bardağı dolusu soğuk suya (Yalnızca soğuk suda demlendirilmelidir.) akşamdan eklenir, sabahleyin süzülür ve ılıklaştırılır.
EBEGÜMECİ KÜRLERİ VE FAYDALARI :
* özellikle mukoza iltihaplarında, gastrit, mesane iltihabı, mide ve bağırsak mukoza iltihabında ve ağız boşluğu iltihabında olduğu kadar, mide ve bağırsak ülserinde de başarıyla kullanılabilir. Ama bu son iki hastalık için, arpa ile karışık bir çorba hazırlamak gerekmektedir. Önce arpa kaynatılır ve soğuduktan sonra bitki yaprakları eklenir.
* Ayrıca, akciğer balgamlanmalarında, bronşiyal nezlede, öksürük ve aşırı ses kısıklığında özellikle önerilir.
* Gırtlak ve bademcik iltihabı ve ağız kuruluğunda da başarıyla kullanılabilir. Bitki, sümüksel özelliğinin yitirilmemesi için, geceden soğuk suya koyularak demlenmelidir. Günlük kullanım için 2 veya 3 bardak ılıklaştırıp, gün boyunca yudumlanarak içilmelidir.
* Nefes darlığına yol açan akciğer amfizemi bile ebegümeci çayı ile iyileştirilebilir. Bu durumda, günde en az 3 bardak çay içilmeli ve süzüldükten sonre geriye kalan yapraklar iyice ısıtılarak bronşların ve akciğerin üstüne geceleyin kompres olarak uygulanmalıdır.
* Oldukça ender görülen gözyaşı azlı durumunda da, gözlere ebegümeci banyosu ve kompresi uygulandığında, çok iyi sonuçlar alınabilir.
* Kaşınan ve yanan yüz alerjilerinde de, yüzü ılık ebegümeci çayı ile yıkamak rahatlatıcıdır.
* Ebegümeci dıştan, kırıklardan veya damar iltihaplarından kaynaklanan yaralarda, çıbanlarda, şiş ayak ve ellerde kullanılır. Bu durumlarda, ayak ve el banyoları yapılmalıdır.
* Gırtlak iltihabını iyileştirmeye ve gırtlak hastalıklarında da başarı sağlayabilir. Bu tür olaylarda, gün boyunca kullanılmak üzere, iki buçuk litre suya geceden bitki eklenerek demlenmeye bırakılır (Bir bardak suya, yarım tatlı kaşığı ince kıyılmış taze bitki) ve ertesi gün hafifçe ısıtılarak bir termosa doldurulur. Gün boyunca, yudumlanarak 4 bardak çay içilir ve gerisiyle de derin gargaralar yapılır.
* Gırtlak, ağız boşluğu ve burun kuruluklarında da gün boyunca elden geldiğince sık gargara yapılmalıdır.

EBEGÜMECİNİN FAYDALARI NELERDİR ?


Ebegümecinin Faydaları Nelerdir ?
Son dönemlerde, adından ve faydalarından sıkça bahsedilen ebegümeci, adeta, Allahın, bizlere bir lütfudur. bu bitkinin, pek çok faydası vardır. Öncelikle sizlere, ebegümecinin genel özellikleri hakkında bilgi vermek istiyoruz. Ardından da, faydalarını anlatalım.
Ebegümeci, şifası çiçeklerinde olan, yapraklari da sebze olarak yenilen, kendi kendine yetisen bir ottur. 20-70 cm boyundadir. Yapraklari sarmaldir. Mayis-Agustos aylari arasinda çiçek açar. Yaprak ve çiçeklerinde fazla miktarda "müsilaj" vardir. Yaprak ve çiçekleri taze iken kullanilir.
* Küçük yapraklı ebegümeci, çit,yol ve eski duvar kıyılarında, harabeliklerde, ama yalnızca insanların yaşadıkları yerlerin çok yakınlarında yetişir.
* Büyük yapraklı ebegümeci ve öteki değişik cinsleri, genellikle, çiçek ve sebze bahçelerinde yetişir. Anadolu'da 8 Malva türü yetişmekte olup, bunların çiçek ve yaprakları bir ayrım yapılmaksızın "Ebegümeci" olarak kullanılmaktadır. Bu bitkilerin hepsi de yapraklarında, çiçeklerinde ve saplarında (bamyada olduğu gibi) bir sümüksel madde içerirler. Küçük yapraklı bitkinin uzun saplarının ucundaki yapraklar, yuvarlak ve çentiklidir. Açık pembeden eflatun rengine kadar değişebilen renkte çiçek açarlar.Bir de yuvarlak meyvesi vardır. Çiçekleri, yaprakları ve sapları, Haziran'dan Eylül'e kadar toplanabilir. Bitki, kurutulduğunda özelliklerinin bir bölümünü yitireceği için, elden geldiğince taze kullanılması gerekir. Ama kurutulmuş bitki yine de kullanılabilir.
Ebegümecinin Faydaları ;
* Göğsü yumuşatır, öksürüğü keser.
* Mide ve barsaklarin düzenli çalismasini saglar, kabızlığı giderir.
* Atesi düşürüp, vücuda rahatlik verir.
* Bogaz ve bademcik iltihablarini giderir.
* Lapasi, çıbanların olgunlaşmasını sağlar.
* Burun kanamasini durdurur.
* Dis eti hastaliklarini tedavi eder.
* mide ağrısını keser.
Ebegümecinin Kullanım Şekli,Ebegümeci Nasıl Kullanılır :
Ebegümeci Çayı : Yalnızca soğuk suda demlendirilmelidir. Yarım tatlı kaşığı bitki (ince kıyılarak kurutulmuş), orta boy bir su bardağı dolusu soğuk suya akşamdan eklenir, sabahleyin süzülür ve ılıklaştırılır.
Kompres : Çay süzüldükten sonra artan posalar biraz suyun içinde ısıtılır, arpa unu ile lapa haline getirilir ve bir bezin üstüne yayılarak, sıcak sıcak uygulanır. Kompresin sıcaklığını yitirmemesi gerekir. Kompres süresi isteğe göre düzenlenebilir.
El ve Ayak Banyosu : Iki avuç dolusu ince kıyılmış taze bitki, 4-5 litre soğuk suya akşamdan eklenir, ertesi gün, elin veya ayağın dayanabileceği kadar ısıtılır ve süzülür. Banyo süresi 20 dakikadır. Banyo suyu, yeniden ısıtılarak iki kere daha kullanılabilir.

İDRAR SÖKTÜRÜCÜ BİTKİLER HANGİLERİDİR ?


Bazı bitkilerde bulunan, idrar söktürücü özellikten bahsetmek istiyoruz. bu bitkiler, vücutta oluşan ödemlerden de kolaylıkla kurtulmanızı sağlayacaktır. Çay olarak kullanılan bu bitkiler, önerilen dozlarda kullanılmalıdır. Yoksa, yarar yerine, zarar verebilirler.
İdrar söktürücü ve ödem attırıcı bitkiler ;
Maydanoz: Metabolizmayı hızlandırarak bağ dokusunu güçlendiriyor. Maydanoz yemek ve çayını içmek, ödemlere ve vücudun su toplamasına karşı çok etkili bir yöntem olarak biliniyor.
At kuyruğu; İdrar sökücü özelliğiyle biliniyor. Yağ dokularını eritmeye yardım eden bitki yaraların iyileşmesine de yardımcı oluyor. Fakat tüm idrar söktürücü bitkilerde olduğu gibi fazla dozda kullanılırsa böbreklere zarar verebilir.
Adaçayı: Zayıflamak isteyenler tarafından iştah kesici olarak kullanılıyor.
Kekik: Sindirim sorunlarını tedavi edici etkiye sahip ve metabolizmayı hızlandırıyor. Bağışıklık sistemini güçlendirmenin yanı sıra yorgunluktan şikayet edenlere zindelik veriyor.
Tere: Vücuttaki yağ yakımını hızlandırıyor. İnce yaprakları pişince acılaştığı için çiğ yemek gerekir. Ayrıca içinde birçok vitamin barındırır.
Fesleğen: Vücutta biriken fazla suyu atmaya yardımcı oluyor.
Biberiye: Sindirimi düzenler. İyi bir canlandırıcıdır, kan dolaşımını hızlandırır, cildi sıkılaştırır. Et yemeklerinde kullanılabilir.
Balık otu: Bünyenin kimyasını hızlandırarak zayıflamaya destek olur. İçindeki maddeler tırnakları güçlendirerek saçlara parlaklık verir. Salata ve meyveli içecekler içinde kullanılabilir.
Civanperçemi: Tatlıya karşı iştahı keser, tokluk hissi verir. Tazelik veren lezzeti, ağır yemeklerin tadını hafifletir.

11 Mart 2010 Perşembe

EN FAYDALI BİTKİ ÇAYLARI HANGİSİDİR ?


Doğal beslenme ve sağlıklı yaşama çerçevesinde, en çok başvurulan yöntemler, artık, şifalı bitkiler ve bitki çayları. Son dönemlerde, adından sıkça bahsedilen bitki çaylarından, hangilerini, daha iyi olduğunu biliyor musunuz? İşte sorumuzun cevabı...
En faydalı bitki çayları;
1.Biberiye: Kabızlığa iyi gelmektedir.
2.Sarı kantaron: Mide yanmalarına iyi gelir, hazmı kolaylaştırmaya yarar.
3.Zencefil: Isıtıcı bir bitki çayıdır.
4.Rezene: Rezene çayı Gaz ve kramp ağrılarında kullanılan bitki çayıdır.
5.Ihlamur: Soluk algınlığına ve öksürüğe karşı en iyi bitki çaylarından bir tanesidir.
6.Kuşburnu: Gözlerin dostudur, çok zengin vitamin kaynağı taşır.
7.Isırgan otu çayı: Böbrek, mide, bağırsak hastalıklarına iyi gelir.
Şifalı bitkiler, direkt olarak kullanmak, bazı sakıncalar doğrubilir. Bu sebeple, bitki çaylarının tüketilmesi daha, faydalı olacaktır.

KAS HASTALIKLARI İÇİN ŞİFALI BİTKİLER


Latincede, miyopati olarak tanımlanan , kas hastalıkları için, bazı şifalı bitkilerden faydalanmak mümkündür. Bu şifalı bitkiler ve kullanım şekilleri, şağaıda verilmiştir.
Akgünlük sakızı : Macunu yenir. Suyu ve hülasası içilir. Yağı sürülür veya sarılır.
Arpa : Çayı içilir.
Bakla : Lapası sarılır.
Burçak : Çayı içilir.
Çam fıstığı : Macunu yenir.
Defne ağacı ve yemisi : Kaynatılır suyuna adale - kas sokulur. Macunu yenir. Yağı sürülür veya sarılır.
Helile (kara ve sarı) : Macunu yenir.
Isırgan otu ve tohumu : Macunu yenir. Çayı ve suyu içilir.
Kaplıca : Kükürtlü banyolara gidilir.
Kum banyosu : Yapılır.
Meyan kökü : Macunu yenir. Çayı ve suyu içilir.
Nergis çiçeği : Kökünün lapası sarılır.
Pilocarpus jaborandi : Yaprakları kaynatılır suyu ile banyo yapılır.
Selvi ağacı : Yaprağı ve kozalağı kaynatılır lapası sarılır. Yağı sürülür veya sarılır.
Sirke : Tuzla karıstırılarak sürülür. Balla tatlandırılarak içilir.
Taze peynir : Lapa olarak sarılır.
Yağmur suyu : İçilir.
Zeytin ve yağı : yağı ile masaj yapılır, yünlü kumasla sarılır.

FİBROMİYALJİ (GENEL VÜCUT AĞRILARI) İÇİN ŞİFALI BİTKİLER


Çoğu insanın yakındığı, genel ağrılar, sızlamalar ve kronik yorgunluk belirtileri ile ortaya çıkan hastalığın, tıbbi adı, fibromiyaljidir. Fibro miyalji, insanları ciddi anlamda sıkıntıya sokan ve hayat standartlarını düşüren bir hastalıktır. Kesinlikle tedavi edilmesi gerekir. Bu yazımızda, sizlere, faydalı olacağını düşünüdüğümüz bazı bitkisel önerilerde bulunmak istiyoruz.
Adasoğanı : Kökü hamurla sıvanır, fırında pisirilir, Dpliklere dizilir, gölgede kurutulur, öğütülür, balla
lapası sarılır.
Badem ve yağı : Yenir, ayrıca yağı bal ve sekerle karıstırılır, hem içilir, hem sürülür.
Büyük ebegümeci : Çayı içilir.
Fare kulağı (sülük otu) : Çayı içilir. Yağı sürülür veya sarılır.
Havuç : Yenir.
Havlıcan : Çayı içilir.
Kantaron (sarı) : Macunu yenir. Çayı, suyu ve hülasası içilir. Yağı sürülür veya sarılır.
Kekik : Macunu yenir. Çayı, suyu ve hülasası içilir. Yağı sürülür veya sarılır.
Kısa mahmut (dalak otu) : Çayı içilir.
Kuzgun ayağı : Macunu yenir.
Pelesenk ağacı : Çayı içilir.
Sirke : Kepekle yapılan, lapası sarılır.
Tuğla yağı : Su değmemis tuğla ezilir. Atesin üzerinde zeytin yağı ile kavrulur. Yağ tuğla tozuna emdirilir. Üzerine sıcak su dökülür. Yükselen yağ kasıkla alınır. Bu yağ ağrıyan yere sürülür.
Bu bitkileri, tavsiye edilen kullanım şekline göre, çay, macun ve özsu olarak kullanabilirsiniz.

AĞIZ VE GIRTLAK KANSERİNİN BİTKİSEL TEDAVİSİ;

Ağız ve gırtlak kanseri, daha çok erkeklerde görülen (Ağız kanseri 45 yaş ve üstü, Gırtlak kanseri 50-60 yaş üstü erkeklerde) kanser türleridir. Boğazda yabancı cisim hissi, yutkunma zorluğu, ağız içerisinde, yaralakar, kabarcıklar ve kızarıklılar gibi belirtileri vardır. Bu iki kanser tütü için fayda ve tedavi sağlayan bitkiler;
Ardıç tohumu (siyah) : Macunu yenir. Çayı, suyu ve hülasası içilir. Yağı kullanılır.
Hatmi çiçeği (gülhatmi) : Çayı içilir. Suyu ile gargara yapılır.
Hurma: Azı şifa, çoğu gıdadır.
Karadut: Şurubu ile gargara yapılır.
Karanfil: Ağızda çiğnenir.
Kekik: Macunu yenir. Çayı, suyu ve hülasası içilir. Yağı sürülür ve sarılır.
Kına: Sıcak su ile gargara yapılır.
Maydanoz : Çayı içilir. Suyu ile gargara yapılır.
Misvak : Gül suyu ile ıslatılarak kullanılır.
Okaliptüs (sıtma ağacı) : Yaprağının buğusu yapılır.
Seker : Badem ile içilir.
Üzerlik tohumu : Macunu yenir. Çayı, suyu içilir ve gargara yapılır.
Üzüm : Kurusu yenir
Yumurta : Sarısı içilir.

10 Mart 2010 Çarşamba

AĞIZ YARALARI İÇİN ŞİFALI BİTKİLER

Ağız içersinde meydana gelen yaralar, gerçek anlamda ızdıraptır. Behçet hastalığı gibi, ciddi hastalıklardan kayb-naklanavbileceği gibi, ergen aftı olarak da biline, ergenlik döneminde sık sık meydana gelen majör aft da olabilir. Bunun nedenini öğrenmek için, mutlaka bir hekim muayenesinden geçmek gerekir. Ağız içinde meydana gelen aftlar için bazı şifalı bitkiler, şunlardır.
Çay: Severek tükettiğimiz içeceklerden olan çay da ağız içinde ve boğazlarda oluşan yaralara karşı etkili maddeler içerir. Nane, Anason ve Adaçayı gibi bitkilerin çayları da ağızda ve boğazda oluşan yaraları iyileştirmeye yardımcı olur.
Besparmak otu : Suyu ile gargara yapılır.
Fesleğen (reyhan otu) : Çayı içilir.
Fıstık : Yesil kabukları yenir.
Hatmi çiçeği (gülhatmi) : Çayı içilir.
Hazenbel : Çayı içilir.
İncir : Suyu ile gargara yapılır.
Kafur ağacı : Menekse ve sarı nilüfer yağı ile kullanılır.
Karamuk (sarı ağaç) : Suyu ile gargara yapılır.
Kebabiye : Ağızda çiğnenir.
Kına çiçeği : Çiçeği toz haline getirilir macunların içine katılarak kullanılır.
Köpek dili : Suyu ile gargara yapılır.
Hatmi: 3 tutam hatmi, 2 bardak suda kaynatılarak, tülbentten süzülür ve gargara yapılır. 3 ? 4 damla da oksijenli su damlatılırsa daha iyi sonuç verir.
Melekotu : Suyu ile gargara yapılır.
Nar : Eksisinin suyu balla karıstırılıp içilir.
Su kamısı : Külü ağız yaralarına sürülür.
Sarımsak: Güçlü bir antibiyotik olan sarımsak her türlü yara ve iltihaplanma da iyileşmeye yardımcıdır.
Sap : Suyu ile gargara yapılır.
Temir Hindi (Hint hurması) : Suyu içilir.
Sarımsak: Güçlü bir antibiyotik olan sarımsak her türlü yara ve iltihaplanma da iyileşmeye yardımcıdır.

KASLARI KUVVETLENDİRMEK İÇİN ŞİFALI BİTKİLER

Bazı vücut ağrılarından kurtulmak için, kasların kuvvetlendirilmesi gereklidir. Kasları kuvvetlendirmek için, yapılacak bazı egzersizlerin yanısıra, bazı şifalı bitkilerden de faydalanabilirsiniz. Bu şifalı bitklilerden bazıları ;
Ayı yağı: Masaj yapılır.
Defne ağacı ve yemisi : Kaynatılır suyuna adale - kas sokulur. Macunu yenir. Yağı sürülür Helile (kara ve sarı) :Bal ile karıştırılarak macun hazırlanı ve yenir.
Karabas lavanta çiçeği : Macunu yenir. Çayı, suyu ve hülasası içilir. Yağı sürülür veya sarılır. Pilocarpus jaborandi : Bitkinin yaprakları su ile kaynatılarak banyo yapılırsa kas gevsekliğini giderir. Kasları sıkılaştırır ve kuvvetlendirir.
Rezene : Bal ile karıştırılarak hazırlanan Macunu yenir. Çayı, suyu ve hülasası içilir. Yağı sürülür veya sarılır.
Sedef otu ve çiçeği : Yağı sürülür veya sarılır.
Selvi ağacı : Yaprağı ve kozalağı kaynatılır lapası yapılır ve ağrıyan kaslara sürülürse, hem ağrıyı dindirir, hem de Yağı sürülür veya sarılır.
Sinameki : Bal ile karıştırılarak hazırlanan Macunu yenir. Çayı ve suyu içilir.
Sirke : Tuz ile karıstırılarak sürülür. Bal ile tatlandırılarak içilir.
Susam : Yenir ve sarılır. Yağı içilir, yağı ile masaj yapılır. Kasların kuvvetlenmesinde çok yardımcıdır.
Tarçın (Çin tarçını) : Aç karına, zencefil, karanfil, havlıcan ve kuru üzümün Macunu yenir.
Tavsan : Tavşanın beyni, Beyni yenir.
Taze peynir : Taze peynir ezielerek, lapa haline getirilir ve lapa olarak kaslara sarılırsa, hem ağrısını alır, hem de kasları kuvvetlendirir
Tere otu ve tohumu : Bal ile macun yapılıp, yenirse, kaslara çok fayda sağlar. Çayı ve suyu içilir.
Üzerlik tohumu :Bal ile karıştırılıp, Macunu yapılır. Çayı ve suyu içilir.
Yağmur suyu : Kaslar için çok faydalıdır. Yağmur suyunun içilmesi, kasları kuvvetlendirir.
Yoğurt : Yoğurt suyunun içerisinde bol miktarda B12 vitamini mevcuttur. Bu suyun içilmesi, kasları kuvvetlendirmek için çok faydalıdır.
Zeytin ve yağı : Günde en az 6 adet zeytin yenmesi, kaslar ve diğer sağlık sistemleri açısından çok faydalıdır. Kaslara, Zeytinyağı ile masaj yapıp, yün ile sarılır ise, hem ağrıları alır, hem de kasları güçlendirir.
Zencefil : Bai ile macun yapıp yenir ise, kasları ve bağışıklık sistemini kuvvetlendirir. Havlıca çayı içilmesi de kasların kuvvetlenmesinde, oldukça fayda sağlar.

ADET DÜZENLEYİCİ ŞİFALI BİTKİLER


Adet kanamaları, her kadında aynı değildir. Kimisinde az, kimisinde fazla, kimisinde normal, kimisinde anormal. Ama, hemen hemen her kadın, hayatının belirli dönemlerinde,
adet düzensizliği yaşayabilir. Adet düzensizlikleri ve diğeradet kanamaları problemleri için, pek çok şifalı bitki mevcuttur. Bu şifalı bitkilerden bazıları ;
Ada çayı: Çayı hazırlanır, aç karına sabah, öğle, aksam, yatarken olmak üzere günde 3-4 fincan içilir.
Andız otu (kökü) : Çayı içilir. aç karına sabah, öğle, aksam, yatarken olmak üzere günde günde 2—3 fincan içilmelidir. İçim zamanlarını, kendiniz tayin edebilirsiniz.
Aynı sefa (suşi çiçeği) : Çiçeklerinin çayı içilir.
Ayrık otu : Çayı (günde 2-3 defa ) ve suyu içilir.
Besparmak otu : Çayı içilir.
Çörek otu : Macunu yenir. 5 gram yağı içilir. 5 gram su ile yutulur.
Defne ağacı ve yemisi : Çayı içilir.
Duvar sarmasığı : Tozundan demletilir içilir.
Eksi yonca : Çayı içilir.
Hardal (siyah) : Macunu yenir. Suyu ve hülasası içilir.
Isırgan otu ve tohumu : Macunu yenir. Çayı ve suyu içilir. Lavman yapılır veya buharına oturulur.
Kebere (kedi tırnağı) : Çayı içilir.
Kekik : Macunu yenir. Çayı, suyu ve hülasası içilir. Lavman yapılır veya buharına oturulur.
Labada otu : Öğütülür 8 - 10 saat suda demletilir sabahları içilir.
Kıpti tası : Su ile karıstırılarak içilir.
Limon : Suyu içilir.
Melek otu : Kökü yenir.
Meyan kökü : Macunu yenir. Çayı ve suyu içilir.
Papatya : Macunu yenir. Çayı, suyu ve hülasası içilir. Lavman yapılır veya buharına oturulur.
Rezene : Macunu yenir. Çayı, suyu ve hülasası içilir. Lavman yapılır veya buharına oturulur.
Sarısabır : Yenir.
Söğüt (aksöğüt) : Kabuklarının çayı içilir.
Sakayık (ayı gülü) : Çayı içilir.
Üyev ağacı : Surubu içilir.
UYGULAMANIN YAPILIŞ ŞEKİLLERİ ;
MACUN YAPIMI VE KULLANIM ŞEKLİ : Öğütülür bal ile macun yapılır, 1 - 2 tatlı kasığı yenir,
SUYUNUN KULLANIM ŞEKLİ : Damıtılmış bitki suyu birer kahve fincanı içilir.
HÜLASA HAZIRLANMASI : 5 gram bitki yağı, 15 - 20 gram damıtılmış bitki suyu,
bal ile tatlandırılır çalkalanır hülasa olarak içilir.
LAVMAN BUHAR BANYOSU : Bitki karışımı kaynatılır buharına oturulur. Veya Lavman yapılır. (Bitki sularının içine oturulur. )

6 Mart 2010 Cumartesi

GÖZALTI ÖDEMLERİ MORLUKLARI VE TOBALARI İÇİN DOĞAL BAKIM ÖNERİLERİ


Göz altında meydana gelen ödemler, torbalanmalar ve şişlikler, hem sizi,fazlasıyla yorgun, hem de, olduğunuzdan daha yaşlı gösterir. Göz altındaki şişlikler için, eğer, bir sağlık sorununuz yok ise, sizlere, bir kaç öneride bulunmak istiyoruz.
Özellikle, 40 yaşından sonra, göz altında oluşan torbalar, sanıldığı gibi, yağ değildir. Uzun yıllar, göz altındaki kasların kullanımından dolayı, bu kasların güçlenmesi sonucunda oluşan bir şişkinliktir. Bu şişkinlik için, en iyi çözüm, botokstur. Botox, bu kasları rahatlatarak, şişkinliği alır. Göz altına botox enjekte etmek, olasılık dışı bir fikir gibi görünebilir, ama, sonuçlar genellikle olumludur.
Botoks yaptırmak istemeyen okurlarımız, doğal tedavi yöntemlerine başvurabilirler.
GÖZALTINDAKİ ÖDEMLER İÇİN ;
* Mutfak robotuyla hazırlayabileceğiniz çiğ maydanoz suyu,
* Saplarıyla birlikte kaynatılmış maydanozun suyu,
* Sıcak suya batıracağınız 2 yeşil çay poşeti,
* Çiğ patates dilimleri,
* Tülbent içine koyacağınız rendelenmiş patates.
KULLANIM ŞEKLİ : Bu malzemelerden herhangi birini gözlerinizin üzerine koyup 10–15 dakika dinlenirseniz, yorgunluğa bağlı ödemlerin kaybolduğunu görürsünüz.
Eğer, göz etrafında, sürekli olarak, koyu halkalar, şişlikler ve ödemler oluşuyor ise, mutlaka bir hekime başvurmanızda yarar var deriz. Çünkü, bu tür sorunlar, böbreklerle ilgili, hastalıkların da habercisi olabilmektedir.

BUĞULU GÖZ MAKYAJI NASIL YAPILIR ?


Buğu gözler, hem daha çekici ve esrarengiz görünmenizi, hem de, karşınızdakini, daha kolay etkileminizi sağlayan, güçlü bir silahtır. Bir kaç asit makyaj hilesi ile, buğu gözlere sahip olmak, hiç de zor bir iş değil. Nasıl mı?
* Bu etkiyi sağlamak için üst göz kapağının dip kısmına siyah, likit bir eyeliner ile, düz bir çizgi çekin.
* Çok mat veya çok parlak olmayan, koyu renk bir far sürün.
* Kaş altına, ışıltılı bir far uygulayın.
* doğru renkte seçilmiş, iyi bir kaş kalemi ile, kaşlarınızı belirginleştirin.
* Kirpiklerinizi kırın.
* Ardından kirpiklerinize dolgunluk verecek şekilde, maskara uygulayın.
Burada önemli olan konu, renklerin, ten ve saç renginize uygun olarak seçilmesidir.

BOTOKSUN YARARLARI VE ZARARLARI

Son yıllarda, herkesin konuştuğu, yaptırdığı, yatırmak istediği uygulamayı, sizlere detaylı olarak anlatmak istiyoruz. Konumuz, botoks uygulaması. Öncelikle, botoksun ne olduğunu açıklayalım.
Botox, yılan zehridir şeklinde yapılan bir yorumun yanlış olduğunu belirtelim. Botoks uygulamasında kullanılan madde, Clostridium botulinum adlı bakteri tarafından salgılanan bir proteindir.
Botox, felç yapar ifadesi, doğru değildir. Bu madde, 3-6 ay gibi bir süre, sinirlerden kaslara olan elektriksel iletiyi bloke ederek, uygulanan bölgedeki kasın fonksiyonunu geçici olarak azaltır veya yok eder. Kas fonksiyonunu kaybedip kasılamayınca, üzerindeki ciltte oluşan kırışıklıklar da azalır veya yok olur, ve bu dönem içinde cilt kendisini toparlama fırsatı bulur.
Botox ifadesiz bir yüz yapar diyenlere cevabımız; Botox, büyük ölçüde alında uygulanıyor. Buradaki hareketsizlikte sadece kaşlarınızı çatmanıza engel olur ki, bu sadece ifadenizi yumuşatır. Ve istenmeyen kırışıklıkların önlenmesini sağlar.
Botox, bir dolgu maddesi gibi, dudakları ve yüzü şişiriyor diyenler için; Botox verilen bir bölge şişmez. Botox dolgu maddesi değildir. Dolgu maddeleri, ayrı bir gruba dahildir.
Botox ile kaşlar şeytan gibi kalkıyor diye düşüneler için ; Bu da tamamen ilacı veren kişiye bağlı olduğunu belirtelim. Botox kaşları kaldırabilir ama, bu kontrollü bir şekilde olur.
BOTOKS UYGULAMASI YAPILAN BÖLGELER;
-Alın bölgesindeki yatay çizgiler,
-İki kaş arasında yer alan ve çatık kaş görünümüne yol açan çizgiler,
-Her iki kaş yan taraflarının yukarı kaldırılması
-Her iki göz yan tarafında yer alan ve yüz yaşlanmasını gösteren çizgiler ve kırışıklıklar ( kaz ayağı çizgileri ) ,
-Alt göz kapağındaki çizgiler ve kısık göz şikayetinin düzeltilmesi,
-Burun köküne yakın yer alan yatay çizgiler,
-Burun ucunun kaldırılması ,
-Gülerken üst dişetinin görünmesi,
-Üst ve alt dudaktaki dikey çizgiler ( sigara içimi çizgileri ),
-Dudak köşelerinin yukarıya kaldırılması ,
-Alt dudak ile çene arasındaki yatay çizgi,
-Çene cildinin daha pürüzsüz hale getirilmesi,
-Boyundaki yatay çizgilerin ve dikey bantların tedavisi,
-Eller, ayaklar, yüz ve koltuk altındaki aşırı terlemenin tedavisi için Botoks kullanılabilir.
* Botox fiyatları, estetik cerrahiye oranla çok çok uczdur. Uzman bir kişi tarafından uygulandığında, yok denecek kadar az riske sahiptir.

ACİL DURUM MAKYAJI


Zaman zaman, herkesin başına gelen işe geç kalma durumunu, sanırım hanımlar biraz daha sık yaşıyorlar. Çünkü, hem iş hem ev arasında mekik dokurken, oldukça yoruluyorlar. Sabah, işe geç kalmış bir hanım için, en büyük sorunlardan bir tanesi, kısa zamanda, bakımlı bir kadın haline dönüşmektir. Üzülmeyin hanımlar, şimdi size önereceğimiz bazı tavsiyeler sayesinde, kısa zamanda, kendinizi, mükemmel kadına dönüştürebilirsiniz.
* İlk iş olarak, yüzünüzü, bol soğuk su ile yıkayın.
*Fondöten sürmeyin.
* Nemlendirici sürmeye vaktiniz olmadığında, fondöten yerine, sadece gereken yerlere kapatıcı uygulayın. bu işlem, Ggöz altı morluklarını, yüzünüzdeki kızarıkları, ufak sivilcelerinizi şipşak saklamnıza yardımcı olacaktır.
* Yanaklarınızı, şeftali rengi bir allık ile nemlendirin. Allık alırken de, kremsi olanları tercih edin ki, daha doğal görünsün....
* Dağınık bir saç modeli tercih edin.
* Malum saçınızı yıkayamayacak durumdasınız. sıcak havlu uygulamsı yaparak, saçlarınızın hacim kazanmasını sağlayabilirsiniz. Ardından da pratik bir topuz veya şık bir at kuyruğu yapabilirsiniz.
* son olarak, rimel uygulayarak, bakışlarınızın canlanmasına yardımcı olabilirsiniz.

2010 YILI MAKYAJ TRENDLERİ

Makyaj yapmak, her kadının doğal ve vaz geçilmez hakkıdır bana göre. Ama, makyajı layıkıyla yapmak şartıyla. Doğal ve özenle yapılmış bir makyaj, bir kadını, adeta, prensese dönüştürebilir. Hanımların makyaj yapma özgürlüğünden esinlenen modacılar, Her yıl yeni trendler belirler ve hanımların beğenisine sunar. Bu yılın makyaj trenlerinde neler varmış, gelin hep birlikte bir gözatalım.
* Işıltılı parlak rujların devri bitti. Bu yılın makyaj trendlerinde, mat renkler öne çıkıyor.Rujda kırmızı, pembe, pastel renkler,çok moda. Ama, mutlaka mat olmalı.
* Gözlere parıltı,pullu makyaj yapma modası bitti. Artık hafif ışıltyı veren ve doğal duran ürünler kullanılıyor.
* Gözlerde, Gri, yeşil, kahve gibi renkler kullanılacak. Ama, bu farları, sade değil, ışıltılı farlarla zenginleştirerek kullanmanız gerekiyor.
* Bu sezon, yüzün tek bölgesi değil, tüm bölgeleri eşit oranda, ön plana çıkarılıyor.Ama abartıya kaçmadan, doğal bir şekilde yapılmalı. Hem hafif bir makyajla gözleri,hem de çok koyu olmayan bir rujla dudakları öne çıkarabilirsiniz.
* Kaş kalemi, çok daha sık kullanılarak, kalarında ön plana çıkarılması hedeflenmiş.

5 Mart 2010 Cuma

YAŞA GÖRE ERKELERDE CİLT BAKIMI

Günümüzde, artık cilt bakımı, lüks değil, tam anlamıyla zorunluluk haline geldi. Kadınların da çalışma hayatına ve sosoyal hayata aktif olarak katılmaları,i bu zorunluluğu doğurdu sanırım. Bu yazımızda, yaşa göre cilt bakım önerilerini sunmak istiyoruz. Bu önerilerimiz, hem hanımlar, hem de erkekler için geçerli...
20'Lİ YAŞLARDA CİLT BAKIMI :Bu yaşlarda, cilt güçlü, pürüzsüz ve gergindir. Ama özellikle, alın ile burnun ve ağzın yan taraflarında, sivilce topluluklarına rastlanır. Genç cildin tek sorunu da budur. Sebum salgıları ve hormonlar henüz düzene girmemiştir. Ölü hücreler, ayda 1 kez, yerlerini yenilerine bırakmak üzere, dökülür. Dokular sağlamdır. Vücut tarafından yıkılan kolajen, kolaylıkla tekrar üretilir. Temizlik ve nemlendirme anahtar kelimelerdir. Özellikle sivilce ve siyah noktaların fazla olduğu durumlarda, doğru sabunu kullanmaya özen gösterilmelidir. En sık yapılan hata, cildin yağını fazlasıyla alan bir ürün seçmektir. Böyle bir durumda, sivilceler azalmak yerine, artar. Çünkü, cilt yüzeyindeki nem ve yağ tabakası hızla yok olur.
30'LU YAŞLARDA CİLT BAKIMI :Otuzlu yaşlarda, birkaç küçük sorun baş gösterir. Göz çevresi, alın ve ağzın kenarlarında, özellikle ışıkta belli olan, ilk kırışıklıklar ortaya çıkar. Yaşlı hücreler, dökülme yeteneklerini kaybeder ve üst derinin kalınlaşmasına neden olurlar. İşte bu yüzden, cilt yüzeyi artık eskisi kadar pürüzsüz değildir. Işık eskisi gibi güzel yansımadığından, cilt yüzeyinde gölge oyunları oluşur. Esnek lifler ve kolajen, eskisi kadar fazla üretilmez. Cildin devamlı hareket halinde olduğu bölgelerde, ilk belirgin izler oluşur. Yeterince güçlü olmayan bir cilt, güneş ışınlarından fazlasıyla zarar görür. Bu yaşlarda cilt, ilk zayıflık belirtilerini göstermeye başladığından, zararlı UV ışınları, cildin orta tabakasına kolaylıkla geçebilir. Bunu önlemek için, Ağızdan A, F ve E vitaminleri ile mineral preparatları alınabilir. Dışarıdan yapılacak uygulamalara gelince: Sabahları, koruma filtresi içeren kremler, akşamları
ise cildi nemlendirip onaran meyve asitlerinden faydalanılabilir. Bu yaşa dek normal ya da karma olan bir cilt, birden kuruyabilir. Hemen uygulamaya geçmeniz gereken strateji, hassas ciltler için hazırlanmış, bileşiminde rahatlatıcı ve dengeleyici maddeler bulunan, özel ürünler kullanmaktır. Özel temizliğin dışında, nemlendirici bir kremle masaj yapılmalıdır.
40'LIYAŞLARDA CİLT BAKIMI : 40'ını geçip de, 35'inde gösteren kadınlar vardır. YBu şans ya da kalıtıma, direkt olarak bağlı değildir. Cildin yaşlanmasını geciktirmek için, yapılabilecek pek çok şey var. Bu yaşlardaki cildin, kolajen üretimi giderek azalır. Üst katman, hala gücünü korusa da, iç kısımda bulunup, onu destekleyen esnek lifler biraz zayıf düşer. Bu durum, dıştan bakıldığında, yanaklarda ya da çenenin altında çöküntüler şeklinde görülebilir. Bazen de, cilt mat ya da solgun bir görünüm alır. Bunun nedeni, hücre değişiminin yavaşlamasıdır. 40 yaşına gelindiğinde, tıpkı vücutta olduğu gibi, yüzdeki kaslarda da çökmeler görülür. Bu yüzden, her gün ayna önünde yapılacak 5 dakikalık bir yüz jimnastiği, mükemmel sonuç verir. Garip olduğu kadar etkili bir diğer egzersiz de, çubuk şeklinde bir sakızı dişlerin arasına yerleştirip, bu şekilde çiğnemeye çalışmaktır. Bir diğer kurnazlık da, yüzün bir yanı üzerinde uyumaktan kaçınmaktır: Aksi halde, yüzde, kolaylıkla kırışıklık oluşabilir. Tabi, oral (ağızdan) yolla alınacak olan vitamin ve mineral takviyelerini de, unutmamak gerekir.
Hangi yaşta olursanız olun, en önemli konu, suyun sihirli gücünden yaralanmaktır. Günde içeceğiniz 2,5 lt su, vücudunuzu ve cildinizi, çok daha fazla genç tutacaktır.

2 Mart 2010 Salı

MÜKEMMEL BİR CİLT İÇİN ÖNERİLER

Hangi kadın kendisine daha genç görünüyorsunuz denildiğinde memnun olmaz ki. Bir çok kozmetik firması sırf bayan üzerine çalışır ki daha çok pazar payı olsun. Çünkü kadınlar gerçekten bakıma ve süse meraklıdır. Peki daha genç ve bakımlı görünmek için size bir kaç öneride bukunsak ne dersiniz ?
Salatalık sürün canlanın: Salatalık ile cildinizi canlandırabilirsiniz. A, B ve C vitaminleri ile fosfor, potasyum, demir, magnezyum ve gençlik iksiri olarak tanımlanan selenyum deposu salatalık, her türlü cilt sorununa iyi geliyor. Susuzluğu giderici özelliği ile cildin nem oranını dengeliyor. Canlandırıcı ve yumuşatıcı etkisi nedeniyle kozmetik ürünlerinin vazgeçilmez besinlerinden biri. uygulayın. 20 dakika beklettikten sonra durulayın.
Parlak saçlara sahip olun : Saçlarınızın çok kuru olduğundan yakınıyor, daha parlak görünmesini mi istiyorsunuz. İşte işe yarayacak bazı öneriler:
Bir muzu iyice ezin. Bir çay kaşığı bademyağıyla karıştırıp saçınızın diplerinden başlayarak
Bir başka öneri ise şöyle; 1 yumurtayı, 1 çorba kaşığı sirkeyi, 2 çorba kaşığı bitkisel yağı karıştırın çırpın. Bu karışımı baş derinize ovarak iyice yedirin. Saçlarınızı tarayarak bütün karışımın saçlarınıza eşit yayılmasını sağlayın. 15 dakika böyle bekledikten sonra saçlarınızı yıkayarak durulayın.
İyi bir uyku çekin: Sağlıklı bir cilt için iyi bir uyku şarttır. Cildimiz kendini onararak yenilenmek ve beslenmek için organizmanın derin uyku halini, yani geceyi bekler. Cilt, gece yarısından sonra hormonlar tarafından daha iyi sulanır; kılcal kan dolaşımı da aynı şekilde bu dönemde canlanır. Cildin uygulanan ürünlerden en yoğun olarak yararlandığı saatler ise sabahın dördüdür. Gecenin cildimize sunduğu en büyük hizmet sakinleşmektir. Yani gün boyunca kendisini güneşe, rüzgara karşı savunurken, yaptığı strese bağlı ya da mimiklerle ilgili kırışmaların asıl nedeni olan adale kasılmaları gece boyunca sakinleştiğinde ortadan kalkar ve cilt rahatlar.
Cildiniz için her gün : 1 salatalık yiyin. Ayrıca salatalığın kabuğunu biraz kalın soyup yüzünüze sürün, cildinizde ani canlanma ve yumuşama etkisini hissedeceksiniz.
Dudaklar balla parlasın: Dudak bakımı önemli bir konu. eğer kullandığınız ruj veya dudak parlatıcınızın yeteri kadar işe yaramadığını düşünüyorsanız size bal tavsiye edebilirim. Bal, içeriğindeki vitamin mineral, antioksidan ve aminoasitlerle değerli bir besin maddesi olmasının yanı sıra, tedavi edici özelliklere sahip.
Kuru cildin ilacı gül : Yağlı cilt kadar kuru cilt de sorun yaratır. Özellikle soğuk aylarda kuru cilt yeteri kadar beslenmezse, çatlaklar ve tahrişlere açık hale gelir. Kuru bir cildiniz olduğundan yakınıyorsanız gülden yararlanabilirsiniz. Gül suyu ve gül yağı kozmetikte de oldukça yaygın olarak kullanılıyor. Üç damla gül yağını, üç damla lavanta yağı ile karıştırarak cildinize sürün. Cildinizin bir anda gerginlikten kurtulduğunu hissedeceksiniz.
İşte çatlayan dudaklar için tedavi edici bir dudak parlatıcısı:
1 fincan tatlı badem yağını ve yarım fincan balmumunu, mikrodalga fırında balmumu eriyene kadar tutun. 2 kaşık balı ilave edip karıştırın. Soğumaya bırakın. Karışımı kapaklı minik kaplara döküp kullanın.
Kırışıklıklara meyve : Bilim adamları, güneş ışınlarından meydana gelen cilt kırışıklıklarının yiyeceklerle de ilgisi olduğunu açıkladı. Araştırmacılar; sebze, baklagiller, zeytinyağı ve bazı meyvelerin, güneş ışınlarının olumsuz etkisine karşı cildi koruduğunu belirtiyor. Cildi güneş ışınlarının etkisinden koruyan diğer anti-kanserojen besinler ise balık, erik, elma ve çay. Öte yandan ciltte kırışıklıkların, et, sütlü besinler, şeker, tereyağı ve margarin tüketenlerde daha fazla meydana geldiği gözlendi.