Paylaşmak Güzeldir

4 Ağustos 2010 Çarşamba

YILAN TEDAVİSİ


Yılan, tehlikeli ve zehirli bir hayvan. ama, tedavi edici özelliği de bulunan bir hayvan olduğu keşfedilmiş. Yılan tedavisi, pek bilinen bir tedavi olmamasına rağmen, yavaş yavaş yaygınlaşan bir tedavi.
Bayburt'un Kırkpınar köyünde her yıl mayıs ayında ortaya çıkan yılanların birçok hastalığa iyi geldiğine inanılıyor.
Bayburt'a bağlı Kırkpınar köyünde bulunan ve boyları yaklaşık 50 santimetre olan yılanlar, her yıl mayıs ayının ilk haftasında yuvalarından çıkıyor. Köylüler tarafından yakalanarak haziran ayının ilk haftasına kadar bir ay süreyle süt ile beslenen, zehirsiz olduğu belirtilen yılanların, sedef ve egzama gibi birçok hastalığa iyi geldiğine inanılıyor.
Köy girişinde bulunan kadınların bidonlar içerisinde sakladığı yılanlar, 10 lira karşılığında rahatsızlık bulunan bölgeye konularak, kendi haline bırakılıyor. Yılanların hastalıklı bölgeyi terk etmesi, tedavinin bittiği anlamına geliyor, bir seans yaklaşık 10 ile 30 dakika sürüyor.
Eniştesinin sırtındaki ağrı nedeniyle ailesiyle birlikte köye gelen Hamiyet Danayiğen, doktora gitmelerine rağmen eniştesinin sırt ağrısının geçmediğini, bu nedenle söz konusu tedaviyi denemeye karar verdiklerini söyledi. Kendisinde de sürekli başının ağrıdığını, ancak korktuğu için “yılanlı tedavi” yaptırmadığını ifade eden Danayiğen, “Akrabalarımızdan ve buraya gelenlerden yılanların şifalı olduğunu duymuştuk. Eniştemiz uzun süredir sırt ağrısı çekiyor. Romatizma, bel ağrısı ve sedef gibi hastalıkları bulunanlara yılanların iyi geldiğini duymuştuk, bu nedenle köye geldik. Yılanların eniştemin sırt ağrısına iyi geleceğini inanıyoruz” dedi.
Sırtındaki kaşıntıyı yılanın geçirmesini umuyor
Sırtındaki kaşıntının geçmemesi nedeniyle İstanbul'dan gelen 61 yaşındaki Enver Gündüz ise tek umudunun “yılanlı tedavi” olduğunu belirtti. Sözde tedavi sırasında sırtına 5 adet yılan konulan ve 20 dakika boyunca hareket etmeden yüz üstü yatan Gündüz, “Yılanların konulmasıyla birlikte vücudumda bir soğukluk hissettim. Ama tabi ki tedavi olup olmadığımı daha sonra anlayacağız. Bunun için uzun yıllar doktora gittim, ancak tedaviden bir fayda göremedim. Eşimin de sırtında benzer şekilde ağrı olmuştu. Önceki yıllarda buraya getirdik, yılanlı tedavinin ardından çok şükür bir şeyi kalmadı. Umuyorum benim de kaşıntım geçecek” diye konuştu.
Yılanlı tedavi çok eski zamandan beri uygulanıyor
Köyde yaşayan ve yaklaşık 5 yıldır bu tedaviyi yaptığını söyleyen Mürvet Çelikkanat (58), yılanlar tarafından geldiğine inanılan “şifa”nın geçmişini anlattı.
Her yıl mayıs ayında kendiliğinden çıkan yılanları köye yakın dağlık alanlarda topladıklarını ifade eden Çelikkanat, şöyle konuştu:
“Bu tedavinin geçmişi 300-400 yıla dayanıyor. O zamanlarda ihtiyar bir kişi, köyde yaşadığı değirmende büyük bir yılanla kalıyormuş. Yılandan korktukları için insanların yanına gelememesi üzerine yaşlı kişi, şifa dağıtması dileğiyle yılanı dağa bırakmış. Aradan yüzlerce yıl geçse de herkes bunu bilir, buna inanır. Bizler de bu tedavi şeklini yapabildiğimiz kadar devam ettireceğiz.”
Yurt dışından dahi gelerek, rahatsızlıklarına çare arayanların olduğunu anlatan Çelikkanat, “Müşterilerimizin sayısı her yıl artıyor. Almanya'dan dahi hastalarımız var” dedi. Köyde yaşayan 53 yaşındaki Mücahit Karagüller de devletin köydeki bu tedavi şekline sahip çıkması gerektiğini savundu.
Türkiye'nin bazı illerinde balık gibi bazı hayvan türleri ile tedavi yapıldığını dile getiren Karagüller, “İnsanların burada şifa bulduğu göz ardı edilmemeli. Böylesine yoğun bir potansiyeli bulunan yere devletimizin el atmasını istiyoruz” dedi.
Uzmanlara böyle bir tedavi metodu yok
Giresun Özel Ada Hastanesinde görevli dermatolog Prof. Dr. Köksal Alpay, yılanların bazı hastalıklara çare olduğu yönündeki inanışların tamamen psikolojik olduğunu, böyle bir tedavi metodu bulunmadığını belirtti. Alpay, “Hasta hekim ilişkilerinde iki tarafın da birbirine inanması çok önemli. Ancak bu bir tedavi metodu değil, böyle bir şey beklenemez de. Hasta oradaki yılanlarla yapılan şeye inanabilir ve psikolojik destek gibi olabilir. Tabi bunun bile bir izahı yok” dye konuştu.
Bu arada, Bayburt il merkezine 25 kilometre mesafede bulunan, “yılanlı tedavi”siyle ünlenen Kırkpınar köyünün girişindeki levhanın içeriği görenleri tebessüm ettiriyor. Kırkpınar köyü yazısının altında parantez içinde “yılanlı” yazısı, bu tabelanın altında da 112 Acil Servis'e ait bir başka tabela bulunuyor.
Tepkiler:

0 yorum: