DR İBRAHİM SARAÇOĞLU ZAYIFLAMA HAPI
29 Nisan 2008 Salı zaman: 10:44 | Etiketler: DR İBRAHİM SARAÇOĞLU ZAYIFLAMA HAPIDR İBRAHİM SARAÇOĞLUNDAN GUATR HASTALIKLARI İÇİN DEREOTU KÜRÜ
28 Nisan 2008 Pazartesi zaman: 14:08 | Etiketler: DR İBRAHİM SARAÇOĞLUNDAN TRİOD HASTALARI İÇİN DEREOTU KÜRÜAHUDUDUNUN FAYDALARI
26 Nisan 2008 Cumartesi zaman: 16:01 | Etiketler: AHUDUDU FAYDALARI, AHUDUDU NEDİR, AHUDUDU YAPRAĞI FAYDALARI, AHUDUDUNUN FAYDALARI
Ahududu halk arasında Ağaççileği ya da sultan böğürtleni olarak da bilinir. Çalı şeklinde, dikenli, kümeler halinde olan ve genellikle ağaçlık alanlarda kendiliğinde yetişen bir bitkidir. Bazı bahçelerde dikimi de yapılmaktadır. Duta benzeyen meyvesi kırmızı, etli, sulu ve güzel kokuludur. Meyvesi taze olarak yenilebileceği gibi kurutularak da kullanılır. Yaz başında çiçek açar; temmuz-ağustos aylarında meyvesi olgunlaşır ve toplanır. Bazı yararları şu şekildedir.AHUDUDNUN FAYDALARI;
*Kalp rahatsızlıklarının ortaya çıkmasını engellemektedir.
*İshali durdurabilmektedir.
*Ateş düşürücü etkisi bulunmaktadır.
*Damar tıkanıklıklarının önüne geçmeyi sağlar.
* Dolaşım sistemini düzenler.
*Yüksek tansiyon hastalarında olumlu etkileri bulunmaktadır.
*Boğaz ağrılarına ve basit iltihabik durumlara iyi gelmektedir.
*İçerdiği etken madde sayesinde kabız yapıcı özelliğe sahiptir.
*Kesikler üzerinde kullanıldığında kanın pıhtılaşmasına yardımcı olmaktadır.
*Kanın temizlenmesine yardımcı olur.
KULLANIM ŞEKLİ VE HAZIRLANIŞI : Ahududunun çiçekleri kaynatılıp bu su ile gargara yapılırsa bademcik, boğaz ve dişeti iltihaplarına iyi gelir. Göz nezlesinde, göz banyo yaptırılırsa yararlıdır. Bir miktar ahududuyu ezip püre haline getirdikten sonra yüze maske yapılırsa cildi sıkılaştırır ve serinletir. Yaprakları ince kıyılıp kaynatılarak çayı hazırlanabilir.
KURU CİLTLER İÇİN BEPANTHENE PLUS KREM
25 Nisan 2008 Cuma zaman: 11:11 | Etiketler: KURU CİLTLER İÇİN BEPANTHENE PLUS KREMKULLANIMI : Bütün malzemeleri karıştırıp krem haline getirdikten sonra cildinize sürün.
MÜKEMMEL BİR CİLT İÇİN KAYISI MASKESİ
24 Nisan 2008 Perşembe zaman: 12:14 | Etiketler: MÜKEMMEL BİR CİLT İÇİN KAYISI MASKESİÜç tutam defne yaprağı,bir tutam tarçın kayısı suyunda pişirilir.Bir adet yumurta ve yarım fincan süt karıştırılarak krem haline getirilir.
FAYDASI : Yüzdeki sivilceleri gidermek ve tene tazelik kazandırır.Saça uygulandığında dökülmeyi durdurur ve saçın geç ağarmasını sağlar.
SİYAH NOKTALARINIZ İÇİN LİMON VE YOĞURT MESKESİ
zaman: 11:04 | Etiketler: SİYAH NOKTALAR İÇİN YOĞURT VE LİMON MASKESİLimon cildinizi mikroplardan arındırıp dezenfekte edeceği için sivilcelerinizden kurtulursunuz ve siyah noktalarınızın azalmasını sağlarsınız. Yoğurt ise cildinizi besler ve nemlendirir.Cildin yağ miktarını dengeler. Bu maskeyi haftada bir uygulayacaksınız.
DR İBRAHİM SARAÇOĞLU ELMA VE KAYISI KÜRÜ
23 Nisan 2008 Çarşamba zaman: 19:02 | Etiketler: İBRAHİM SARAÇOĞLU ELMA VE KAYISI KÜRÜ KREMİDr İbrahim Saraçoğlu yine harika bir cilt bakımı tavsiyesinde bulunarak herkesin dikkatini çekti. Bu sabah seda sayanın programında verdiği tarifi merak edenler için bizde yayınlıyoruz. Bu Cilt maskesi için
Elmann kabuklarını incecik soyup içindeki çekirdeklerinin bulunduğu iskeleti temizleyin. Kayısının çekirdeklerini çıkarıp kabuklarını soymadan 5-6 kaşık su ile 5-6 dakika kaynatın. Sonra rondodan geçirerek püre haline getirin. Elinizde yaklaşık bir kahve fincanı kadar püre olacaktır. Bu püreyi göz çevreniz hariç bütün yüzünüze sürüp 45 dakika bekletin. Sonra ılık su ve arkasından soğuk su ile cildinizi temizleyin. Haftada bir uygulanmalıdır.
İBRAHİM SARAÇOĞLU KAYISI VE ELMA İLE YAPILAN CİLT BAKIMI
zaman: 16:38 | Etiketler: DR İBRAHİM SARAÇOĞLU SİVİLCE MASKESİ KAYISI KREMİBir su bardağı için 1-2 adet avakado yaprağı, 1 çay kaşığı yeşil çay, küçük bir tutam kiraz sapı ve mısır püskülü, 1 çay kaşığı rezene tohumu sadece
M.Ö. 5.YY'da Yunanlı doktor Hipokrat söğüdün ilaç olarak kullanımından bahsetmiştir. Amerika yerlilerinin de söğüdü tedavi amacıyla sık sık kullandığı bilinmektedir.
SAFRA KESESİ TAŞLARI İÇİN ŞİFALI BİTKİLER :
Dağ lalesi, hodan, zeytin yağı
-Hasta olmayı önler.
-İdrar söktürür ve karında biriken suyu boşaltır. Böbrek ve mesane hastalıklarının iyileşmesine yardımcı olur.
-Mide ve bağırsak tembelliğini giderir.Sinirleri kuvvetlendirir. Yüksek tansiyonu düşürür.
Hanımlar bu haberi dikkatle okuyun. Cilt güzelliğimiz için gerek beta karoten maddesi onda bol miktarda var. Potasyum ve lif açısından oldukça zengin ve iyi bir anti osidan o. Pek çok yararı daha var. Neden mi bahsediyorum. Tabiki tropik ikllimlerden bizlere yarar sağlamak için ülkemize kadar gelen Mangodan.
Mango tropikal bir meyve olmasına rağmen çoğumuz severek yiyoruz. Ve bilerek ya da bilmeyerek faylarını da görüyoruz. Bünyesinde C vitamini, A ve B vitamininin tüm türlerini içermektedir. İçeriğinde bulunan beta karoten sadece cildi güzelleştirmekle kalmıyor, çeşitli enfeksiyonların tedavisini vede gece görme zorluklarına karşı bağışıklık sistemini güçlendirir.
SUNA DUMANKAYADAN GÜZELLİK ÖNERİLERİ
19 Nisan 2008 Cumartesi zaman: 13:21 | Etiketler: SUNA DUMANKAYADAN YEPYENİ GÜZELLİK ÖNERİLERİBir tatlı kaşığı öğütülmüş adaçayı ve bir çay kaşığı kabartma tozunu karıştırın. Bu karışımla dişlerinizi fırçalayın. Haftada bir kez olgun çileğe fırçanızı batırıp dişlerinizi fırçalayın. Böylece hem ağzınız güzel kokar hem de dişleriniz parlar.
AĞIZ KOKUSUNDAN KURTULMAK İÇİN
18 Nisan 2008 Cuma zaman: 11:45 | Etiketler: AĞIZ KOKUSUNA ŞİFALI BİTKİ VE BAHARATLAR*E vitamini bakımından zengin olması nedeniyle antioksidan ve yaşlılık engelleyici bir gıdadır, adet döneminde kan şekeri düşüklüğüne faydalıdır.
*İçerdiği E vitamini şeker hastalığının gelişimini engeller; kalp, damar, beyin ve sinir fonksiyonlarını düzenler, yaraların iyileşmesine faydalı olur, prostat kanserinden korur.
*Fındıkta bulunan B5 vitamini stresi giderici özelliği olan bir vitamindir.
İçerdiği B6 vitamini bağışıklık sistemini güçlü tutmaya yarar, kan şekeri düşüklüğüne faydalıdır.
*Gebelikte mutlaka takviyesi gereken B9 vitamini içerir. B9 vitamini damar sertliği yapıcı maddeyi azalttığı gibi kalp krizi, felç ve bunama riskini de azaltır.
İçerdiği D vitamini kırmızı kan hücrelerinin yapımında rol alır, cilt yaralarının iyileşmesini hızlandırır.
İçerdiği krom, kan şekerindeki oynamaları engellemek için gereklidir.
Bor bakımından zengindir; kemikleri güçlendirir.
* Kanı temizler, kansızlığa, mesane iltihaplanmasına, kum, böbrek taşı ile tansiyona, şişmanlığa, böbrek ve karaciğer rahatsızlıklarına, damar sertliğine etkilidir. Maydanoz suyuna bal ve limon ilave edilerek günde 1-2 bardak içilir. Böbrek rahatsızlıklarında; 4 bardak suya 1 demet maydanoz yıkanır konur, 5 dakika kaynatılır, süzülür. Günde 3 kere 1'er çay bardağı içilir.
* Tohumları idrar ve safra söktürücü, adet kanamalarını kolaylaştırıcı nitelikleri vardır. Maydanoz, aybaşı sancılarını keser, adetleri düzenler, ağrıları giderir, akıntıları keser. Bağırsak solucanlarının düşürülmesine yardım eder. Gazın dışarı atılmasını sağlar.
* Soğuk algınlığına birebirdir. Grip ve nezleyi geçirir, balgam söktürür, terletir, ateş düşürür. Kan şekerini normal seviyede tutar, kansere karşı koruyucudur, vücuttaki zehirli maddeleri dışarı atar, romatizma hastalığına ve sarılığa iyi gelir.
* Rahat bir uyku uymanıza yardımcı olur. Yatmadan önce ağızda çiğnenen bir demet maydanoz rahat uyumayı sağlar. Bulantılarda ve nefes darlığında bir tutam maydanozu iyice çiğneyerek yutmak kişiyi rahatlatır.
* Anne sütünü azaltır. Emzikli kadınların süt kanalı tıkanmalarında maydanoz lapası uygulanır.
* İyi bir afrodizyaktır. Cinsel isteği artırır.
İYİ BİR CİLT BAKIMI ÜRÜNÜDÜR : Sivilceli, lekeli, pürüzlü ve kırışık ciltlerde parlaklılık ve pürüzsüzlük verir.
* Saçlar maydanoz suyu ile yıkanır ise saçları besler ve parlatır .
Böcek ve arı sokmalarında sokulan yere sürülürse ağrıyı giderir.
KULLANILIŞI: Birkaç taze yaprak, bir litre suda kaynatılarak günde iki fincan içilir. Kuru yapraklardan elde edilen toz, günde iki tutam içilebilir. Kompres ve gözler için losyon ve şampuanı yapılır. Astım, menopoz, ağrılı adet görme ve öksürük için yukarıdaki kaynamaya birkaç kök ve yarım avuç tohum atılarak el ayak banyoları yapılır. Lapası kıyılmış yapraklardan yapılır.
DİYATE ( ŞEKER HASTALIĞI) KARŞI ETKİLDİR : 3 demet maydanoz ezilir, 6 bardak suya konulur, üstü kapatılır, 30 dakika demlemeye bırakılır, sonra süzülür, üzerine 1,5 su bardağı taze sıkılmış limon suyu ilave edilir. Her gün sabahları aç karnına 1 bardak içilir.
ÖNEMLİ UYARI: Maydanoz suyu 60 gr'dan fazla ve tek başına içilmemeli. Havuç-elma suyuyla içilebilir. Böbrek iltihabı olanlar yememelidir.
PROF.DR İBRAHİM SARAÇOĞLUNDAN LAVANTA KÜRÜ
13 Nisan 2008 Pazar zaman: 22:11 | Etiketler: DR İBRAHİM SARAÇOĞLU LAVANTA KÜRÜHepatit B ve Hepatit C hastalığına karşı çare bulduğunu öne süren Kimya Profesörü İbrahim Saraçoğlu, “Bitkilerdeki Sağlık Mucizesi” adlı kitabında birçok ciddi hastalığın kürlere dayalı olan alternatif tedavi yöntemlerini anlatıyor. Tempo, 20-26 Mayıs 2004 tarihli sayısında bu tedavi yöntemlerinden birisi olan lavanta küründen bahsedelim. Prof. Dr. Saraçoğlu’nun verdiği bilgilere göre belli bir düzen ve şekilde yapılan lavanta kürü, birçok insanın korkulu rüyası olan Hepatit B ve C virüslerine karşı tedavi edici bir özellik taşıyordu. Bilindiği gibi Hepati B ve C yaygın bir bulaşı hastalık
ve günümüzde oldukça fazla insanı sıkıntıya sokan bir hastalık. Prof. Saraçoğlu Bu hastalığın tedavisinin gücünü lavantadaki etkin maddelere dayandırıyor. Lavanta Hepatit'i karaciğerden tamamen atamıyor, ancak yılda bir uygulanacak "lavanta kürü" ile hastalığı baskı altında tutabiliyor. Saraçoğlu'nun belirttiğine göre Lavanta kürünü uygulayanların karaciğer ölçümlerinde kısa sürede belirgin bir iyileşme gözleniyor.
Okuyucuların yoğun ilgisi Prof. Dr. İbrahim Saraçoğlu’nun bilimsel çalışmalarının sonuçlarını okuyucularımızla paylaşma konusunda bizleri teşvik etti. Çalışmalarını Antalya’da sürdüren Prof. Dr. Saraçoğlu, kendisiyle yaptığımız görüşmenin hemen başında kendisinin bir tıp doktoru olmadığını, hastaların mutlaka ve mutlaka doktorlarının uyguladığı tedavi yöntemlerine riayet etmeleri gerektiğini söylüyor. Saraçoğlu’na göre kendi önerileri sadece normal tedavilerin yanında zararsızca uygulanabilecek alternatif yöntemler.
LAVANTANIN ÖZELLİKLERİ VE KULLANIMI
Lavantanın özellikleri : Bir metreye kadar yükselebilen, çalı görünümlü, çok yıllık bir bitkidir. İnce uzun yaprakları gümüşi, çiçekleri ise menekşe renklidir. Çiçeklerin ferahlatıcı, hoş bir kokusu vardır. Bol güneşli tepelerde ve sırtlarda yetişir. Akdeniz ülkelerinde süs bitkisi olarak da yetiştirilir.
Bileşim: Cineol, cumarin, linalool içerikli uçucu lavanta yağı, tanen, flavon.
Toplama ve hazırlama: Drog olarak kullanılan çiçekler, temmuz-ağustos aylarında, henüz tomurcuk halinde iken toplanmalıdır. Saplarıyla birlikte toplanan çiçekler, demet halinde bağlanıp, gölge bir yere asılarak kurutulur. İyice kuruduktan sonra, çiçekler saptan ufalanarak ayrılır.
Kullanım alanları ve biçimleri: Küçük keseler içinde aralarına yerleştirildiği çamaşırlara çok hoş, iç açıcı bir koku kazandırır. Uykusuzluk çekenler de, lavanta içerikli yastıklar kullanmayı denemelidirler.
Yatıştırıcı etkinliği onun başlıca özelliğidir. Lavanta çayı, uykusuzluk ve sindirim sorunlarına karşı kullanılabilir. Merkezi sinir sistemini ve üst solunum sinir sistemini olumlu etkiler. İçerdiği tanen maddesinin de yardımıyla, mayalanma belirtileri veren ishallerde başarılıdır. Safrakesesi salgılarının arttırılmasında, az da olsa, olumlu etkisi vardır. Uykuya dalmayı kolaylaştıracak ve yorgun sinir sistemini yatıştıracak bitki çayı karışımlarında genellikle lavanta da kullanılır. Mide ve bağırsak rahatsızlıklarında yatıştırıcıdır. Lavanta çayı, kafaya kan hücumunda, migren ve baş ağrılarında kullanılabilir. Tüm bu rahatsızlıklara karşı, lavanta katkılı banyolar da rahatlık sağlayabilir. Lavanta yağı, iştah açıcı, sindirim sistemini uyarıcı ve yatıştırıcı olarak, biraz ılık suya 5-6 damla veya kesme şekere 3-4 damla damlatılarak kullanılır.
Lavanta çayı: 1-2 çay kaşığı dolusu çiçek, 1 bardak kaynar suyla haşlanır, 8-10 dakika demlendikten sonra süzülür. Soğutmadan, biraz bal ile tatlandırılarak ve yudumlanarak içilir. Mide, bağırsak rahatsızlıklarında ve ishalde tatlandırılmaz. Şeker hastaları kesinlikle tatlandırmaz.
Lavanta banyosu: 60-70 gr lavanta çiçeği, 2-3 litre suya eklenir, kaynama derecesine kadar ısıtılır, 10-15 dakika demlendikten sonra süzülür ve banyo suyuna eklenir. Banyo süresi 15-20 dakikadır. Bu banyolar özellikle, kan basıncı düşük olan kişileri rahatlatır, canlılık kazandırır. Sinirli kişiler, dengeleyici bir rahatlığa kavuşur.
Yan etkiler: Lavanta çiçeğinin bilinen hiçbir yan etkisi yoktur. Ama lavanta yağının içten kullanımında dikkatli olunması gerekir. Fazla miktarda alındığında mide ve bağırsak mukozasını tahriş edebilir.
PROF.DR İBRAHİM SARAÇOĞLUNDAN ALZHEİMER İÇİN HAVUÇ KÜRÜ
zaman: 22:00 | Etiketler: DR İBRAM SARAÇOĞLU HAVUÇ KÜRÜProf. Dr. İbrahim Saraçoğlunu bir çoğumuz keçiboynuzu kürü ile tanıdık. Ama kürler bunlarla sınırlı değil tabiki. Bu yazımızda havuç kürünü anlatacağız. Havucun A vitamini yönünden çok yaralı olduğunu ve özellikle gözlerimiz için tüketmemiz gerektiğini hepimiz biliyoruz. Karoten açısından oldukça zengin olan havuç Aynı zamanda ALZEHİMER (ALZAYMIR) HASTALIĞI
için de iyi bir şifa kaynağı.Prof.Dr. İbrahim Saraçoğlu uyguladığı taze sıkılmış havuç suyu kürü ile Alzheimer’ı yüzde 30 oranında iyileştirdiğini belirtiyor. Ama bu uygulama hastalağın başlangıç evresinde olanlar için geçerli.Prof. Saracoğlu, “Hastalığının son evresinde olanlarda da, hastalığın ilerlemesinin belirgin bir şekilde durdurduğu gözleniyor” diyor…- Havucun insan sağlığına etkilerini genel başlıklar halinde anlatır mısınız?“Havuç neye yararlıdır?” diye kime sorarsanız sorun, önce “gözler” diyecektir. Halbuki, gözlerimiz için havuçtan çok daha faydalı olan sebze domatestir. Havuç, bol miktarda A vitamini içerdiğinden dolayı gözler için faydalıdır. Ancak, burada bilmemiz gereken nokta A vitamininin yağda çözünen bir vitamin olmasıdır. Havuç suyunu doğrudan içtiğimiz taktirde içerdiği A vitamininden tam anlamıyla istifade edemeyiz. İçerdiği A vitaminini büyük bir oranda vücudumuza kazandırmak istiyorsak, bu taktirde bir bardak havuç suyunun içerisine iki-üç damla sıvı yağ damlatmamız gerekir.A ve E-vitamini hücre içerisinde denge halinde bulunur. Bazı insanlar hekimlerine danışmadan iki veya üç günde bir E-vitamini tableti alırlar. Birincisi, fazla alınan E-vitamini yorgunluk yapar. İkincisi ise belirttiğim gibi A- ve E-vitaminleri hücre içerisinde karşılıklı olarak denge halinde bulunur. İşte, bu nedenledir ki çok fazla E-vitamininin alınması demek, hücreden A-vitamininin atılması demektir. Aynı şekilde çok fazla A-vitamininin kullanılması demek hücre içindeki E-vitamininin belirli oranda dışarı atılmasına neden olur. Bu da, hücre içindeki A- ve E-vitamin dengesinin bozulması anlamına gelir. Hekiminize danışmadan A- ve E-vitamin tüketimini alışkanlık haline getirmeyiniz veya uzun vadeli olarak kullanmayınız.Genel olarak yağda çözünen vitaminlerin (A, D, E ve K) hekime danışılmadan alınması doğru değildir.Havuç suyunun önemli bir özelliği yemek borusu ve mide yanmasına karşı olan gücüdür. Mide yanması çekenler için bir bardak havuç suyu bulunmaz bir nimettir. Havuç kürü, insan vücudunda bulunan OGG1 (8-OxoGuanine DNA Glycosylase) enzimini aktive etme özelliğine sahiptir. OGG1 enziminin aktivitesinin düşüklüğü, akciğer kanserinin oluşumunda oldukça etkilidir. Akciğer kanserine yakalanmış hastalarda OGG1 enziminin aktivitesinin düşük olduğu gözlenmiştir. Yapılan klinik deneyler OGG1 enziminin aktivitesinin düşük olması durumunda, akciğer kanserine yakalanma riskinin on misli artış gösterdiğini ortaya koymuştur. Taze sıkılmış havuç suyu kürü, OGG1 enziminin aktivitesini yükselterek, bu kanser türüne karşı güçlü bir önleyici özellik göstermektedir. Bu özellik aynı zamanda keçiboynuzu küründe de bulunmaktadır.Havuç kürünü uygulayanlar, sigara tiryakisi iseler, havuç suyu kürünü uygularken bol bol balgam sökerler. Bu anlamda havuç suyu kürü aynı zamanda sigara içenler için iyi bir balgam söktürücüdür. Kalp krizi geçirme riski altında olanlara taze sıkılmış havuç suyu kürünü ihmâl etmemelerini özellikle tavsiye ederim.- Havuç suyu kürünün Alzheimer hastalarına olan etkileri nelerdir?Ben, genelde incelemek istediğim bitkinin önce kökleri ile işe başlarım. Her bitkinin kökü kendine özgü bir yapıya sahiptir. Köklerin içerdiği bazı maddeler, o bitkinin yapraklarının, saplarının ve hatta çiçeklerinin içerdiği etkin maddeleri bulmamızda anahtar vazifesi görür. Havuçun köklerinde acethylcolin maddesi bulunmaktadır. Acethylcolin beyin hücrelerinde (nöron) bulunan bir madde. Bu maddeye neurotransmitter da denilmektedir. Acethylcolin seviyesinin, Alzheimer hastalarında düşük olduğu birçok klinik deneyler ile ortaya konmuş ve yüzlerce makale bu konuda yayınlanmıştır. Acethylcolin havuçun köklerinde bulunmasına rağmen, havuçun kendisi yani, yumrusu acethylcolin içermemektedir. Ancak, sinir sistemi ile ilgili olarak doğrudan etkili birçok değişik etkin madde içermektedir.Taze sıkılmış havuç suyunda, Alzheimer hastalığını önleyici güce sahip etkin maddelerin sayısı en az 17 tanedir. Bunlar arasında alpha-terpinene, gama-terpinen, tryptophan, thyamin, carotol, daucic asit, daucine, choline, camphor, borneol ve terpinen-4-ol etkin maddeleri bulunmaktadır. Camphor etkin maddesi havuçta çok çok az bulunmasına rağmen, beraberinde glutamate türevi içermesi camphor’un etki gücünü artırarak beyinde plak oluşumuna engel olabilmektedir. Bunlardan terpinen-4-ol ve borneol etkin maddeleri acetylcholinesterase-inhibitörü görevi yaparak, acethylcholinin beyin hücrelerinde (nöron) azalmasına engel olur.Yapılan klinik deneylerde, Alzheimer hastalarında acethylcholin seviyesi düşük olarak gözlenmektedir. Methyl-pentosans ve lupeol maddesinin tüm bu etkin maddeler ile birarada bulunması, taze sıkılmış havuç suyu kürünü Alzheimer hastalığının önlenmesinde, durdurulmasında ve de tedavi edilmesinde tartışmasız kılmaktadır. Burada tekrar hatırlatmayı uygun buluyorum, havuç suyunun içerdiği etkin maddelerin tamamını bir bütün olarak düşünmek gerekir. Birini veya bir kaçını bir arada uygulama yöntemi olarak düşünmek yanlıştır.- Bu kürün etkileri ne zaman görülüyor? Her tedavi yönteminde olduğu gibi havuç kürünün uygulanmasında da sonuç almak için belirli bir süre geçmesi gerekir. Alzheimer hastaları bu kürü uygularken sonuçlarını bir iki haftadan önce alamazlar. Ancak, ikinci haftadan sonra Alzheimer hasta yakınları, TSHSK’nün olumlu sonuçlarını ve dikkate değer ölçüde olumlu gözlemlerini yapabilmektedirler. Diğer tüm kürlerde olduğu gibi, bu kürün de her Alzheimer hastasında yüzde yüz etkili olacağı söz konusu değildir. Bu durum, modern tıbbın imkânlarında da böyledir. Bir ilacın veya uygulanan kürün başarılı olabilmesi, o insanın genetik yapısına, bağışıklık sistemine, başka rahatsızlıklarının olup olmadığına, sürekli bir rahatsızlığının olup olmadığına, yaşına, hamile olup olmadığı gibi bir çok faktörlere bağlıdır.Alzheimer hastalığı ile ilgili olarak bir noktayı önemle vurgulamak istiyorum. Bu hastalık, genel olarak bir kaç ayda ani olarak ortaya çıkan bir hastalık değildir. Başlangıcı, en erken on ile yirmi yıl öncesinden yavaş yavaş ve sinsi bir şekilde gelişmeye başlamaktadır. Yeterli düzeye gelmeden bu hastalığı erken teşhis etmek mümkün olmamaktadır.Bulguların doğrultusunda teşhis konulduğunda, hastalık yerleşmiş ve kendisini bariz şekilde belli etmeye başlamış bulunmaktadır. Bu nedenle önleyici veya durdurucu olarak TSHSK’nın orta yaşlardan itibaren kullanılmasını tavsiye ederim. Günümüzün modern tıbbı bu hastalık için: “Son yıllarda hastalığın seyrini değiştiren bazı tedavi seçenekleri ortaya çıkmış olmasına rağmen, iyileştirilebilir ya da düzeltilebilir bir hastalık değildir. Ancak hastalığın ilerleme hızını yavaşlatmak, hastalık seyri sırasında ortaya çıkan bazı rahatsız edici bulguları düzeltmek, ortadan kaldırmak mümkündür” ifadesini kullanmaktadır.- Havuç suyu kürünü uygulayan hastalarda başarı oranı nedir?Bugün için Alzheimer hastalığını doğrudan tedavi edebilecek bir ilaç henüz geliştirilememiştir. Ancak, Alzheimer hastalığının neden olduğu bazı şikâyetlerin tedavisi mümkün olmaktadır. Ayrıca, Alzheimer hastalığının başladığını tayin edebilecek herhangi bir analiz yöntemi de henüz geliştirilememiştir. Taze sıkılmış havuç suyu kürünün, Alzheimer hastalığını tedavi gücü yaklaşık yüzde 30 oranındadır. Mevcut 11 hastamda bu kürün bahsettiğim sonuçlarını gözlüyorum. Bu oranın çok daha yukarılara çekilmesi mümkündür.Bu da ikinci bir bitkinin promotor veya medyatör olarak kullanılması ile mümkün olabilecektir. Kitabımda yer verdiğim gibi kereviz-ıspanak veya ısırgan-ebegümeci veya da maydanoz-tereotu ikili karışım kürleri gibi. Havuç suyunun etkisini daha da artırabilecek, ilave ikinci bitki üzerindeki araştırma çalışmalarım devam etmektir. TSHSK’nın yaklaşık yüzde 30 oranındaki tedavi gücü, Alzheimer hastalığının başlangıç evresinde olanlar için geçerlidir. Alzheimer hastalığının son evresinde olanlar için tedaviden ziyade, hastalığın ilerlemesini belirgin bir şekilde durdurduğunu gözlemek mümkün olmaktadır. Burada tekrar hatırlatmayı uygun buluyorum, bir hastalığı önlemek onu tedavi etmekten çok daha kolaydır.- Kür uygulanırken nelere dikkat edilmeli? Kür uygulanırken dikat etmek gereken bazı noktalar var tabiki. Satın aldığınız havuçların taze ve olgunlaşmış olmasına mutlaka özen gösteriniz. Kolay bükülebilen veya tazeliğini kayıp etmiş olan havuçları satın almayınız. Kolayca eğilebilenler tazeliğini yitirmiş olanlardır. Tam olgunlaşmadan (genç) toplanmış olan küçük havuçlarda şeker oranı yüksektir. Havuç olgunlaştıkça içerdiği şeker oranı da azalır. Havucun rengi ne kadar güçlü ise içerdiği beta-karoten maddesi de o kadar fazladır. A-vitamini (retinol) ihtiyacımızı genel olarak hayvansal besinlerden alırız. Bitkilerde moleküler yapıları birbirlerinden farklı çok çeşitli karotenler vardır. Karotenler, A-vitamininin ön basamaklarıdır. Bunlardan molekül yapıları uygun olanlar, insan vücudunda kısmen A-vitaminine dönüştürülürler. Bu dönüşüm için molekül yapısı en uygun olan karoten, beta karotendir. (KAYNAK : NETTEN ALINTI– DERLEYEN :HERTELDEN)
İşte size zayıflamak için mucize bir reçete. Üstelik son derece sağlıklı, ucuz ve bol vitaminli. Elmanın pek çok yararı var. Bu yararlara bir de zayıflatıcı etkisi eklendi.MALZEMELER :
3 adet elma, 2 adet portakal, 2–3 adet karanfil, bir tutam tarçın.YAPILIŞI : Elma ve portakalları kabukları ile birlikte dilimleyin. Bütün malzemelri 1 litre suya katarak kaynatın. Meyve karışımının suyunu süzün. Sıcak veya soğuk olarak günde 5–6 bardak için. Meyvelerin poslarını sakın atmayın. Bu posaları saat 3–4 gibi yiyin. tokluk hissi verdiğinden zayıflamanıza yardımcı olacaktır.
GEBE KALMANIN ŞİFALI YOLLARI
12 Nisan 2008 Cumartesi zaman: 13:54 | Etiketler: GEBE KALMANIN BİTKİSEL YOLLARIBir avuç kına cam şişenin içine konarak üzerine doluncaya kadar saf zeytinyağı dökülerek iyice çalkalanır. Çalkalanan şişe bir hafta boyu güneş gören yere asılarak bekletilir ve süzülür.
Arkadaşlar internette gezeken çok ilginç bir yazı buldum ve sizlerle paylaşmak istedim. Sizinde ilginizi çekeceğinden eminim.
-Çelik kızdırılarak
5-10 defa suda söndürülecek ve bu suyun her 100gr' mına 1'er gr .Günlük ilave edilerek 1/4 kalana kadar kaynatılacaktır.Bu sudan birer fincan içilir.Bu sudan her sene içilirse insan hastalanmaz.Dünyanın en kuvvetli macunları yense bunun verdiği kuvveti veremezler. (Alıntı)
AŞIRI ADET KANAMALARI İÇİN
11 Nisan 2008 Cuma zaman: 11:29 | Etiketler: AŞIRI KANAMA PROBLEMİ OLANLARAPROSTAT KANSERİ İÇİN DOĞAL BESLENME ÖNERİLERİ
zaman: 11:14 | Etiketler: PROSTAT KANSERİ İÇİN BİTKİLER• Bol bol taze meyve ve sebze tüketilmesini,
• Özellikle yağlı kırmızı etten uzak durulmasını önermektedir.
Özellikle domates, kırmızı greyfurt ve karpuz, içerdikleri kanser savaşçısı maddeler olan Likopenler sayesinde prostat kanserine karşı koruyucudur. Yapılan bir araştırma haftada 10 veya daha fazla domates veya domates türevli gıda alan kişilerde de, haftada ortalama 1,5 kez alanlara göre prostat kanseri riskinin %35 azaldığını da rapor etmiştir. Bu maddenin DNA hasarını önlemekte etkili antioksidan özelliği gösterdiği ve prostat kanseri riskini azalttığı bulunmuştur.
Antioksidan etkili vitaminlerin de aynı etkiyi gösterip göstermediği araştırma konusudur. Yapılan yeni çalışmalarda günde 50 mg (400 IU) E vitamini almanın kanser riskini azalttığı belirlenmiştir. Selenyumun da hastalığa yakalanma olasılığınızı azatlığı yönünde çalışmalar mevcuttur. Bununla birlikte, A vitaminin içeren maddelerin Prostat kanseri riskini arttırmaktadır.
LAZER EPİLASYON HAKKINDA BİLMENİZ GEREKENLER
9 Nisan 2008 Çarşamba zaman: 10:31 | Etiketler: LAZER EPİLAYON HAKKINDALazer epilasyon yapılırken sadece aktif kıl köklerine etki eder. Fakat tüm kıl kökleri aynı anda aktif olmadığından bir seanslık uygulama tüm köklere etki etmeyecektir. bunun için bir kaç seans uygulanması gerekir. Kaç sean uygulama gerektiği konuda net bir şey söylenememekle birlikte genel uygulamarın 5-8 seansta sonuç verdiği bilinmektedir.
ÇEŞİTLİ SORUNLARA BİTKİLERLE DESTEK TEDAVİSİ
7 Nisan 2008 Pazartesi zaman: 14:07 | Etiketler: APANDİSİT, BADEMCİK, BAĞ AĞRISI, DAMAR TIKANIKLIĞIÖzellikle çocukluk çağında bademcik hepimiz için sorun olmuştur. Aslında bademcikler mikrop girişini engellemek içindir. Ama bazan bu durum tam tersine dönebiliyor. Bademcik iltihapları için Kekik gargarası çok etkilidir. Balık yağı içirilmelidir.
Yaklaşık yüzde 20 nem ihtiva eden taze hurmada yüzde 60-65 seker ve yüzde 2 protein, kurumuşunda ise yüzde 75-85 civarında şeker olduğunu hatırlatan uzmanlar, hurmanın faydalarını şöyle sıraladı.
"Orucun hurma ile açılması halinde, oruçtan dolayı insanın üzerinde oluşan halsizliği hurma birden giderir. Hurma aslında her öğünde yenilebilecek bir meyvedir. Mineraller açısından oldukça zengindir. İçeriğinde kalsiyum, potasyum, demir, B vitamini bulunmaktadır. Hurma bedeni ve zihni gelişmeyi sağlar. Kansere karşı koruyucu olduğu bilinir. Boğaz ağrısına keser. Bronşit, öksürük ve soğuk algınlığı şikayetlerini giderir. Kemik hastalıklarında faydalıdır."
İsrail'de yapılan bir araştırmada elma ile hurmanın yararları karşılaştırıldı. Hurmanın lif, mineral ve fenol açısından zengin olduğu, buna karşılık hurmada sodyum, potasyum, magnezyum, kalsiyum ve demir miktarlarının elmadakinden iki kat daha fazla bulunduğu, hurmanın düzenli yenmesi halinde kalp ve damar hastalıkları riskini azalttığı tespit edildi. Bu meyvelerin içindeki yararlı maddelerin daha çok kabuklarında bulunduğu kaydedildi.
BAHAR YORGUNLUĞU İÇİN MUCİZE İKSİR
4 Nisan 2008 Cuma zaman: 14:34 | Etiketler: BAHAR YORGUNLUĞUNA PAYDOS15gr. arı sütü- 20 çörek çöre otu-20 gr.ginseng-50 gr.polen-20 gr. çamsakızı-20 gr.keçi boynuzu-20gr.Dar-ı fülfül-1 kg kestane balı.
3- Yere yüz yukarı uzanın. Ellerinizi yanlara düz bir şekilde uzatın.Bacaklarınızın ikizini de 90 derece açıyla yukarı doğru kaldırın ve bacak bacak üstüne atar gibi düz olarak bir süre sabit durdurduktan sonra değiştirin. Hareketi 12-16 kez tekrarlayın.
4- Yere yüz yukarı uzanın. Ellerinizi 45 derecelik açıyla kulaklarınızın yanından düz olarak geriye doğru uzatın. Düz olarak uzattığınız bacaklarınızı 45 derece aralık şekilde kıvırın. Omuzlarınızı kendinize doğru kaldırın.
5- Yere yüz aşağı uzanın. Ayak parmaklarınızın ucunda ve el dirseklerinize dayanarak tüm vücudunuzu havaya kaldırmaya çalışın.
CİLT GÜZELLİĞİ İÇİN ŞİFALI BİTKİLER
3 Nisan 2008 Perşembe zaman: 14:23 | Etiketler: GÜZEL BİR CİLT İÇİNZambak:
Lekesiz ve parlak bir cilt istiyorsanız zambak suyunu Suyu yüzünüze sürerseniz cilde parlaklık verir, lekeleri yok eder.
Zeytinyağı: Vücudumuza ve sağlığımıza yararları saymakla bitmiyor zeytin yağının. Bu yazımızda saçlar için yararıdan bahsedeceğiz. Saf zeytinyağı cildi ve saçları yumuşatır, besler, cilt hastalıklarını giderir. Saç dibi kaslarını geliştirir. Saçların renginde kalmasını sağlar, dökülmeyi durdurur.
Yaban pancarı: Çözümleyici ve gözenekleri açıcı bir özelliği vardır. Siyah cinsinde vücuttaki maddeleri tutucu özelliği mevcuttur. Saç, sakal dökülmesine, yüzdeki çillere, yüzdeki çillere , saç kepeklenmesine , sivilcelere karşı suyu sürüldüğünde faydalıdır.
Yavşan otu: saç bakımında ideal bir bitkidir. Suda kaynatılıp suyuyla saç yıkamak saçları canlandırır.
Yasemin çiçeği: Bir kaç rahatsızlığa birden iyi gelir.Güçlü bir antidepresan, Antiseptik, hücre yenileyici özelliği vardır.
Yabani menekşe: Cilt hastalıkları egzama ve akneye iyi gelir.
Şalgam: Yiyecek ve içecek olarak tüketilen şalgam aynı zamanda saçlar açısından oldukça yararlı. Şalgam yakılarak külleri , zeytin yağı ile merhem yapılıp kıl diplerine sürülürse kırılma olmadan saçlar uzar.. Şalgam suyuyla saçını yıkayan birisinin saçları beyazlamaz. Şalgam tohumu suda kaynatılıp saçlar yıkanırsa sağlığına kavuşur.
Sirke ve susam yağı karışımı ile gargara yapılabilir. Birer çorba kaşığı böğürtlen yaprağı, hunnap, mercimek ve sinirli yapraktan oluşan karışımı kaynatıp, ılıkken gargara yapabilirsiniz. Kuru üzüm, anason ve balı aynı ölçüde karıştırıp, yaraların üzerine sürebilirsiniz. Bol kekik çiğneyin.
Hazmı kolaylaştırır,
Mideyi uyartarak gaz söktürür,
Mide ve barsaktaki spazmı giderir,
Barsaklarda tifo kolera, vesaire mikroptan olan ishalleri durdurur,
Barsaktaki çeşitli kurtları döker,
Sinirler içinde çok faydalıdır: Ruhi bunalım, soğuk algınlığı ve gripten sonra olan ruhi sıkıntıları giderir,
Kan dolaşımını ve solunumu artırır,
Hanımlarda: beyaz akıntı, regl dışı kanamalarda kısa süren regleri düzene sokmada çok fayda verir,
Akciğer kanamalarını durdurur. (Kan kusma)
-
Başta kanser olmak üzere pek çok hastalığa derman olan karabaş otu daha uzun grimsi yapraklara sahip bir bitkidir. Mor ve pembe çiçeklere sa...
-
Badem yararlı bir çerez. İnsanlar genellikle çerez olarak tükettikleri yiyeceklerin yararlarını pek bilmezler. Ama fındık,fıstık,badem gibi ...
-
Pekmez; Gerek üzümden yapılmış olsun gerek keçiboynuzundan yapılmış olsun hepimizin severek tükettiği son derece yararlı bir besindir. Ha...
-
Bastığın otu ot deyip geçme. Pek çok ot bilmemdiğimiz bir çok derde deva. Ebe gümeci ülkemizde bol miktarda yetişen çok şifalı bir bitki. İb...
-
Şeker hastalığı (Diyabet) pek çok insan için önemsenmeyen bir hastalıktır. Ama durum tıbbi açıdan hiç de öyle değildir. Şeker hastalığı çok ...
-
Yemesi biraz zor olsa da a yva hepimizin bildiği gibi sağlık açısından son derece yararlıve özellikle sonbahar -kış aylarında kolayca bulabi...
-
7 Mayıs 2008 tarihinde Seda SayanınSabah Sabah Seda Sayan Programında çıkan İbrahim Saraçoğlu Yine hepimizi yakından ilgilendiren açıklamala...
-
Gül çoğumuzun çok sevdiği ve aşk çiçeği olarak nitelendirdiği bir bitki. Ama diğer bir özelliğ de cilt bakımında ve sağlık alanında yardımcı...
-
Kayısının yararlarını hepimiz biliyoruz. Yemeklerden sonra yenildiği zaman sindirime yardımcı olan yaş kayısı biraz fazla alınınca ishala yo...
-
Pek çok derde, doğal ve kesin çözüm önerilerinde bulunmakta olan Ahmet Maranki, yaptığı araştırmalar sonucunda insan vücudunun nasıl çalıştı...


