PROF.DR İBRAHİM SARAÇOĞLUNDAN LAVANTA KÜRÜ

13 Nisan 2008 Pazar

Hepatit B ve Hepatit C hastalığına karşı çare bulduğunu öne süren Kimya Profesörü İbrahim Saraçoğlu, “Bitkilerdeki Sağlık Mucizesi” adlı kitabında birçok ciddi hastalığın kürlere dayalı olan alternatif tedavi yöntemlerini anlatıyor. Tempo, 20-26 Mayıs 2004 tarihli sayısında bu tedavi yöntemlerinden birisi olan lavanta küründen bahsedelim. Prof. Dr. Saraçoğlu’nun verdiği bilgilere göre belli bir düzen ve şekilde yapılan lavanta kürü, birçok insanın korkulu rüyası olan Hepatit B ve C virüslerine karşı tedavi edici bir özellik taşıyordu. Bilindiği gibi Hepati B ve C yaygın bir bulaşı hastalık
ve günümüzde oldukça fazla insanı sıkıntıya sokan bir hastalık. Prof. Saraçoğlu Bu hastalığın tedavisinin gücünü lavantadaki etkin maddelere dayandırıyor. Lavanta Hepatit'i karaciğerden tamamen atamıyor, ancak yılda bir uygulanacak "lavanta kürü" ile hastalığı baskı altında tutabiliyor. Saraçoğlu'nun belirttiğine göre Lavanta kürünü uygulayanların karaciğer ölçümlerinde kısa sürede belirgin bir iyileşme gözleniyor.
Okuyucuların yoğun ilgisi Prof. Dr. İbrahim Saraçoğlu’nun bilimsel çalışmalarının sonuçlarını okuyucularımızla paylaşma konusunda bizleri teşvik etti. Çalışmalarını Antalya’da sürdüren Prof. Dr. Saraçoğlu, kendisiyle yaptığımız görüşmenin hemen başında kendisinin bir tıp doktoru olmadığını, hastaların mutlaka ve mutlaka doktorlarının uyguladığı tedavi yöntemlerine riayet etmeleri gerektiğini söylüyor. Saraçoğlu’na göre kendi önerileri sadece normal tedavilerin yanında zararsızca uygulanabilecek alternatif yöntemler.

LAVANTANIN ÖZELLİKLERİ VE KULLANIMI
Lavantanın özellikleri : Bir metreye kadar yükselebilen, çalı görünümlü, çok yıllık bir bitkidir. İnce uzun yaprakları gümüşi, çiçekleri ise menekşe renklidir. Çiçeklerin ferahlatıcı, hoş bir kokusu vardır. Bol güneşli tepelerde ve sırtlarda yetişir. Akdeniz ülkelerinde süs bitkisi olarak da yetiştirilir.
Bileşim: Cineol, cumarin, linalool içerikli uçucu lavanta yağı, tanen, flavon.
Toplama ve hazırlama: Drog olarak kullanılan çiçekler, temmuz-ağustos aylarında, henüz tomurcuk halinde iken toplanmalıdır. Saplarıyla birlikte toplanan çiçekler, demet halinde bağlanıp, gölge bir yere asılarak kurutulur. İyice kuruduktan sonra, çiçekler saptan ufalanarak ayrılır.
Kullanım alanları ve biçimleri: Küçük keseler içinde aralarına yerleştirildiği çamaşırlara çok hoş, iç açıcı bir koku kazandırır. Uykusuzluk çekenler de, lavanta içerikli yastıklar kullanmayı denemelidirler.
Yatıştırıcı etkinliği onun başlıca özelliğidir. Lavanta çayı, uykusuzluk ve sindirim sorunlarına karşı kullanılabilir. Merkezi sinir sistemini ve üst solunum sinir sistemini olumlu etkiler. İçerdiği tanen maddesinin de yardımıyla, mayalanma belirtileri veren ishallerde başarılıdır. Safrakesesi salgılarının arttırılmasında, az da olsa, olumlu etkisi vardır. Uykuya dalmayı kolaylaştıracak ve yorgun sinir sistemini yatıştıracak bitki çayı karışımlarında genellikle lavanta da kullanılır. Mide ve bağırsak rahatsızlıklarında yatıştırıcıdır. Lavanta çayı, kafaya kan hücumunda, migren ve baş ağrılarında kullanılabilir. Tüm bu rahatsızlıklara karşı, lavanta katkılı banyolar da rahatlık sağlayabilir. Lavanta yağı, iştah açıcı, sindirim sistemini uyarıcı ve yatıştırıcı olarak, biraz ılık suya 5-6 damla veya kesme şekere 3-4 damla damlatılarak kullanılır.
Lavanta çayı: 1-2 çay kaşığı dolusu çiçek, 1 bardak kaynar suyla haşlanır, 8-10 dakika demlendikten sonra süzülür. Soğutmadan, biraz bal ile tatlandırılarak ve yudumlanarak içilir. Mide, bağırsak rahatsızlıklarında ve ishalde tatlandırılmaz. Şeker hastaları kesinlikle tatlandırmaz.
Lavanta banyosu: 60-70 gr lavanta çiçeği, 2-3 litre suya eklenir, kaynama derecesine kadar ısıtılır, 10-15 dakika demlendikten sonra süzülür ve banyo suyuna eklenir. Banyo süresi 15-20 dakikadır. Bu banyolar özellikle, kan basıncı düşük olan kişileri rahatlatır, canlılık kazandırır. Sinirli kişiler, dengeleyici bir rahatlığa kavuşur.
Yan etkiler: Lavanta çiçeğinin bilinen hiçbir yan etkisi yoktur. Ama lavanta yağının içten kullanımında dikkatli olunması gerekir. Fazla miktarda alındığında mide ve bağırsak mukozasını tahriş edebilir.

0 yorum:

Bunları Okudunuz mu ?