ARAMA MOTORU

Google
 

05 Temmuz 2009 Pazar

ÇİNKONUN FAYDALARI

Çinko, yaşam için, önemli bir mineraldir. Pek çok faydası bulunan çinko mineralini eksikliği halinde, vücudumuz hastalıklara karşı savunmasız kalır. Tat ve koku duyularını zayıflar. Çocuklarda, cinko eksikligi gelişme ve büyüme bozukluğuna yol açabilir. Kırmızı et, karaciğer, yumurta, deniz ürünleri, fasulye, bezelye ve fındıkta çinko mevcuttur.

ÇİNKONUN FAYDALARI ;
* Çinko eksikliğinin, göz dışında beyin fonksiyonları, kan dolaşımı, solunum ve bağışıklık sistemlerini de etkilediği bilinmektedir.
* Cildi güzelleştirir, saçı parlatır.
* Tırnakları sertleştirir.
* Büyüme hormonun salgılanmasında rol oynar.
* Ergenliğin gelişmesi ve cinsiyet hormonlarının faaliyeti de çinkoya bağlıdır.
* Soguk algınlığı ve gribe karşı cok faydalıdır.
* Akneye karşı etkili bir mineraldir.Hücre yenilemesine yardımcı olduğu için cildi de güzelleştirir.
* Nörodermitisi ve uçukları hafifletir.
* Adet sancılarını hafifletir ve kısırlığa karşı da etkilidir.
* Amalgam gibi ağır metalleri vücuttan atar.
* Çinko minerali, kemik matrisinde önemli rol oynayan ve güçlü kemik yapısı için gerekli olan bir mineral.
* Günlük almanız gereken çinko miktarı ise ortalama 15 mg.


Devamını okuyun...>>

OSMANLI SARAY KADINLARININ GÜZELLİK SIRLARI

Kadınları, güzel görünme isteği, insanlığın her döneminde var olan bir istek. Eski çağlardan günümüze kadar gelen, pek çok güzellik formülü mevcut. bu yazımız, daha yakın tarihimizden, Osmanlı döneminden kadınların güzellik sırlarını içermekte.

* Saraydakilerin bir numaralı güzellik sırrı, temizlikti. Hamam kültürü, bu sebeple gelişmiş. Banyoda, mutlaka keselenirlerdi ve keselenmek de en doğal peeling'dir. Cilde gençlik ve güzellik kazandırır.
* Temizlikte, sabun en önemli ürün. Bu sebeple, çok büyük bir sabun sektörü vardı. Saraya da, en kaliteli sabunlar gelirdi ve bunlara eritilip, kullanacak kişinin zevkine göre gül veya meyve şekilleri verilirdi. Saraylıların sabunları, mutlaka kokulu olurdu.
* Saçlar, sabunla yıkandığı zaman sertleşir. Bunun için yumuşatıcı olarak hatmi ve ebegümeci kullanılırdır. Bu bitkileri kaynatınca kıvamlı bir su oluşur. İşte o kıvamlı su, bugünkü saç kremlerinden daha etkili bir yumuşatma gücüne sahiptir.. Saraya kilolarca kurutulmuş hatmi ve ebegümeci gelirdi.
* Saç ve cilt bakımında, kil, en çok kullanılan malzemedir. Kildanlıkların içine, önce kili sonra da suyu koyarlar, Kil aşağıya çökünce, üstündeki suyu kullanırlardı. Bu suyun yumuşatıcı ve saçı-deriyi besleyici özelliği vardır.
* Cilt bakımında, yağları çok kullanılan malzemelrdir. Çünkü keselenip, ölü deriyi attıktan sonra dışarı çıkılırsa cilt çabuk kırışır. Bu yüzden, banyodan sonra, ince bir tabaka, yağ cilde sürülürdü. Böylelikle dış etkenlerden korunurdu.
* El, ayak ve tırnak bakımı da çok önemli bir konudur. Bunun için, susam veya zeytinyağı çok kullanılan ürünlerdir. Ama, bunlar bitkilerle birlikte kullanırır. Özellikle, gül yağı tercih edilir. Bu da ; kokulu gül yaprakları zeytinyağı ya da susam yağı içinde bekletilip, süzüldükten sonra elde edilir. cilt için çok faydalıdır.
* Osmanlı saraylarında, tonlarca gül suyu kullanılıyordu. Çünkü, gül suyu yüzü temizler, cildi nemlendirir, kırışıklıkları giderir. Hafif ve huzur veren bir kokusu vardır. Cilt hastalıklarına ve yaralara iyi gelir. Hatta Osmanlı gül yağını ruh hastalıklarının tedavisinde kullanmış. Gül macunu ve şerbeti hazımsızlığa iyi gelir. Bu şerbet, bal ve gül suyu karıştırılarak elde edilirdi.
* Osmanlı sarayında, kokular çok önemlidir. Hatta hekimler kokuyla tedavi bile yapıyor. Değişik kokuların, insanları ruhen ve bedenen nasıl tedavi edeceğini çok iyi bilirlerdi.Alkolsüz, Çok güzel parfümler elde ederler. Özellikle, baharda buhur günleri yaparlardı. Sabahlara kadar kazanlar kaynar, güzel kokular elde edilirdi. ,Saray en çok misk ve amber kokardı. Buradan da anlaşılacağı gibi, günümüzdeki aromaterapi Osmanlı zamanında uygulanan bir yöntemmiş.
* En önemli güzellik sırlarından biri de limondu. El ve yüzleri için beyazlatıcı olarak kullanılırdı. Limon antiseptiktir ve içinde şeker vardır, yüzü besler, gerginleştirir ve yaraları iyileştirir.
* Osmanlıda, çok önemli iki estetik kaygı vardı. Ciltlerinin beyaz, saçlarının siyah olması makbuldü. Açık renk saç sevilmiyordu. Beyaz ten ise güzellik demekti. Güzellik ve genç kalmak için yemelerine çok dikkat ederlerdi. Zaten kesinlikle çok yemezlerdi. Özellikle ilkbaharda çok az yenilir, yenilenler de bağırsakları ve kanı temizleyecek sebzeler olurdu. Mesela kiraz kanı temizlediği için çok yeniyordu. İlkbaharda müshil ya da tuzlalardaki tuzlu sular içilerek bağırsaklar temizleniyordu.
* Osamanlı kadınların, güzellik sırları aslında pek çoğumuzun bildiği, ama ya vakitsizlikten, ya da cesaretsizlikten uygulanamayan yöntemler. Zararın neresenden dönülürse kardır diyelim ve doğal bakım yapmaya başlayalım.


Devamını okuyun...>>

03 Temmuz 2009 Cuma

KABUKLARDAN GELEN ŞİFA

Meyvelerin şifasını ve faydalarını, artık biliyoruz. Bu da, daha bilinçli bir beslenme için, ilk adımlardan bir tanesi. Mevler kadar, bazı meyve kabukları da şifa dağıtıyor. Yapılan araştırmalar sonucunda, faydalı olan bazı meyve kabukları için bir yazı hazırladık. Amerika'daki beslenme uzmanları ve araştırmacılar el ele verip kabuklardaki şifayı ortaya çıkarmış...

PORTAKAL : Haftada 1 çay kaşığı portakal kabuğu ymeke, cilt kanseri riskini %30 azaltıyor. Salataların içerisinde rahatlıkla kullanılabilir.
ELMA : Elmanın kabuğu, içerisindeki beyaz kısma göre %87 daha fazla, kanser önleyici içeriğe sahip.
PATLICAN : Patlıcandan bir şerit sıyırdığınızda 300 miligram nasunin elde ediliyor. Yanı sıra 200 miligram kas kramplarını engelleme özelliğine sahip potasyum, 13 miligram bağışıklığı güçlendirici magnezyum da gizli patlıcanın kabuğunda.
SALATALIK : Tamamına yakını, kalorisiz olan salatalığın kabuğu, bol miktarda silis içeriyor. Bu da, deriyi dolggunlaştıran kolojen anlamına geliyor. Silis için önerilen, belirli bir doz yok. Ama günde 5 miligram yeterli olarak kabul ediliyor. Yani, kabuklu yenecek 1 adet salatalık, 5 mg lık ihtiyacı karşılayacaktır.

Devamını okuyun...>>

01 Temmuz 2009 Çarşamba

ÜNLÜLERDEN DOĞAL GÜZELLİK SIRLARI

Doğal güzellik maskelerini, sade vatandaşların yanısıra, ünlü vatandaşlarımız da kullanmakta. Zaten, en çok merak edilen konularda birisi, ünlü hanımların güzellik sırları. Bu yazımızda, bazı ünlü simaların, kullanmış olduğu, doğal güzellik formüllerinden bahsetmek istiyoruz.

PINAR ALTUĞ: Güzel kirpiklerini, badem yağına borçlu... Ünlü oyuncu ve sunucu Pınar Altuğ geceleri yatağa girmeden önce kirpiklerine badem yağı sürüyor. Ayrıca cildinin tazeliğini korumak için de gül suyu ile siliyor ve salatalık kabuklarından maske yapıyor. Altuğ'un bir diğer sırrı ise cilt dengesini korumak için bol bol su içmesi.
AYDAN ŞENER : Aydan hanımın cilt güzelliği, hepimiz tarafından ilinen bir gerçek. Aydan hanım, cildi için, maydonoz toniği kullanmakta. Mecbur kalmadıkça yüzüne makyaj yapmadığını söyleyen Aydan Şener her zaman için doğal yöntemlerle güzelleşmekten yana. Dönem dönem cildine çeşitli maskeler uygulayan Şener'in son tercihi ise meydanozlu cilt maskesi. Sanatçı maydanozu kaynatıp suyunu tonik olarak yüzüne sürüyor.
DENİZ SEKİ : Deniz Seki cildinin güzelliğini korumak ve tahriş olmasını önlemek için. haftada bir özel birmaske uyguluyor. İçmiş olduğu kahvenin, telvesini dökmeyen ve yüzüne maske olarak uygulayan, Deniz sekini önerisi, oldukça etkili görünüyor. Kahvedeki kafeinin gözenekleri açtığını ve cildi beslediğini vurgulayan Seki, böylece pürüzsüz bir cilt görünümüne kavuştuğunu söyledi.
ŞEBNEM SHHAEFER : Bu ünlü makenimiz, cilt güzelliğini, üzüm çekirdeği ve yoğurda borçlu.
Ünlü manken her sabah, bir çay kaşığı yoğurt ve bir çay kaşığı çekilmiş üzüm çekirdeğini karıştırıp yüzüne sürüyor.
SERAY SEVER : Yumurta,bal ve zeytin yağı ile cilt bakımı yapan Seray Severin maske tarifi şöyle.1 yumurtanın sarısını, hakiki bal, hakiki zeytinyağı ile karıştırıp yüzüne sürüyor. Sever, bazen zeytinyağının yerine badem yağıda kullanıyor.


Devamını okuyun...>>

17 Haziran 2009 Çarşamba

MAJYAJ MALZEMELERİ NASIL SAKLANMALI?

Makyaj malzemeleri, güzelliği ortaya çıkarmak için, bir araç sadece. Kadınlar için, vazgeçilmez bir unsur olan makyaj malzemelerini, daha uzun süre korumak adına bazı önerilerimiz olacak. Bu sayede, makyaj malzemeleriniz, daha uzun ömürlü olacak.

CİLT BAKIM KREMLERİ : Cilt bakım kremlerinizi, eğer, üzerinde, son kullanım tarihi belirtilmemiş ise, en fazla 2 yıl saklayabilirsiniz. Bu süre içerisinde, kremlerinizin bozulmaması için, buz dolabının kapak kısmında saklayabilirsiniz.
RİMELİNİZİN KURUMAMASI İÇİN : Kurumaya başlamış olan rimelinizin fırçasına, bir kaç damla ılık su veya hint yağı damlatın. Rimelinizi daha uzun süre kullanabilirsiniz.
RUJLAR : Rujunuzu fırçayla kullanırsanız hem daha iyi sonuç elde edebilirsiniz hem de rujunuzu sonuna kadar kullanabilirsiniz.
OJELER : Kuruyan oje şişelerinin içine birkaç damla koruyucu damlatarak ojeyi sulandırabilirsiniz. Böylece oje hem sulanmış, hem de güzel bir parlaklık kazanmış oluyor.
GÖZ VE DUDAK KALEMLERİ : Kalemleri açarken, kırılma olasılığına karşı, kullanımdan 30 dak önce, buzdolabına koyun. Kalemlerin ucu sertleştiğinden kolayca, kırılmadan açılabilir.


Devamını okuyun...>>

15 Haziran 2009 Pazartesi

CİLT BAKIMININ PÜF NOKTALARI

Etkili bir cilt bakımı, cildinizi olduğundan daha genç ve pürüzsüz görünmesini sağlar. Etkili bir cilt bakımı yapmanın da, bazı kuralları vardır. Bu yazımızda, cilt bakımının püf noktalarından bahsetmek istiyoruz.

CİLDİNİZİ TEMİZLİĞİ : Cil temizliğinde, sabah ve akşam cildin temizlenmesi önemlidir. Eğer makyaj yapıyorsanız, mutlaka, cildinizi makyajdan arındırıp, uygun bir nemlendirici kullanmanız gerekmektedir. Makyaj yapılmasa bile, cildin, günlük birikimlerden arındırılması şarttır.
KURU CİLTLERE İÇİN : Yağlı cilt bakımında, losyonlar ve jeller tercih edilirken, kuru ciltlerde, kremler ve temizleme sütleri tercih edilmelidir. Bu tip temizleyiciler, kıl köklerinde bulunan yağ hücrelerine yapışmış olan kiri derinlemesine temzilediğinden dolayı, etkili bir cilt bakımı sağlar. MİKROFİBER KUMAŞLAR : Cilt temizliği veya hafif peeling için özel olarak imal edilen mikrofiber kumaşlar ve eldivenler oldukça etkili bir şekilde temizliği tamamlarlar.Sadece su ile ıslatıraka kullanılan bu kumaşlar, cildi derinlemesine temizler. İçinde hiçbir kimyasal olmadığı için, en hassas ciltlere bile uygulanabilir.
TONİK İLE TEMİZLEME : Günlük bakım yapılırken kullanılacak en önemli 2. malzememiz, temizleyici toniklerdir. Gözenek sıkıştırmak için, çok faydalı olan tonikler, ciltte kalan son kir ve makyaj artıklarını da temzilemeye yardımcı olur. Alkol içeren toniklerden başka, sade gül suyu ve maden sodası cilt için iyi sonuç veren tniklerdir.
GÖZENEKLERİN TEMİZLENMESİ : Ciltte biriken kirler, gözenekleri tıkadığı için, gözeneklerin genişlemesine yol açar. Tonikler, bunları temizlediği için, gözenekler tekrar normal boyutlarına dönerler. Tonikler düzenli olarak kullanıldığında, gözeneklerin açılmasına pek fırsat kalmaz. Eğer, toniklerin içerisinde buluna alkole, allerjiniz var ise, doğal olan (gülsuyu ve madensuyu) toniklerden faydalanabilirsiniz.


Devamını okuyun...>>

13 Haziran 2009 Cumartesi

DOĞUM SONRASINDA ESTETİK OPERASYONLAR

Hamilelikle birlikte, değişen vücut yapısı, doğum sonrasında, annelerin, panik yaşamasına neden oluyor. Estetik açıdan bazı kaygılara kapılan kadın, bir daha eski görüntüsüne dönemeyeceğini düşünüp, depresyona giriyor. Doğum sonrasında oluşan estetik bozuklukları gidermek için, plastik cerrahiden yardım almak isteyen okurlarımız için, yapılabilecek estetik operasyonlar, aşağıda verilmiştir.

DERİ ÇATLAKLARI İÇİN : Gebeliğin ilk aylarından itibaren, bebek yağı ve badem yağı ile cildinize masaj yapmanız, cilt çatlaklarını, büyük oranda önleyecektir. Doğum sonrasında, sarkmaları önlemek için, uygun egzersizler yapmanız gerekmektedir.
ESTETİK AMELİYAT İÇİN : Meme dikleştirme ve karın gerdirme operasyonları için, emzirme döneminin üzerinden 1 yıl geçmesi gerekir. Bedeni üzerinde bunca değişikliği, dokuz ay gibi kısa bir sürede yaşayan kadın kendine yabancılaşır, bunu doğum sonrasında atlatmayı başaramayan hanımlar bir süre sonra plastik cerrahlardan yardım alabilirler. Bu yardım asla hemen sezaryen sonrasında yapılacak bir karın ameliyatı veya süt verirken yapılacak meme ameliyatları olmamalıdır. Çünkü vücudun bu dönemde verdiği cevaplar bizim estetik amaçlarımıza uymamaktadır. Yapılacak işlemler doğurganlığı, doğurabilmeyi ve emzirmeyi etkilemezler.
DOĞUMUN YARATTIĞI HORMONAL ETKİ : Karın kaslarının gevşemesi ve doğum sonrasında yeterince güçlenmemesi, derinin çatlamış ve gevşek olması, aşırı kilo alımı ile kalçalarda biriken yağlar, annelerin en çok şikayet ettiği, konulardır. Fakat, gebelikten dolayı meydana gelen hormonal etkiler, 1 yıla kadar sürebilir. Bu nedenle, doğum sonrasında, çok gerekli olmadığı sürece, estetik operasyon yapılmamalı, 1 yıllık süre beklenmelidir. Bu süre annenin bebeğinden arta kalan zamanlarda daha çok egzersiz gibi, cilt bakımı gibi işlemlerle ve sabırla geçireceği bir süre olmalıdır.
KARIN VE BACAK YAĞLARI : Yapılan egzersizlerle, ilk 1 yılda sonuç vermemişse, ve daha sonra doğum yapılmayacaksa, karın bölgesindeki yağlar için, estetik operasyon düşünülebilir. Doğum yapılmaması önerisi, karından deri çıkarıp, kas diktiğimiz ameliyatlar ve meme ameliyatları için geçerlidir. Liposuctioniçin de, doğum sonrası 1 yıl geçmesi gerekir. Aspirasyonla yağ alma yöntemi olan liposuction, tekrar bir doğum yapılacak olsa da, hasta tarafından isteniyorsa karın ve bacak yağları için uygulanabilir.
SİLİKONUN : Önceden gerçekleştirilen silikon protez ve küçültme ameliyatının süt vermeye herhangi bir etkisi yoktur. Anneliğin ardından, plastik cerrahtan en çok yardım istenen konulardan biri de meme estetiğidir. Kiminde meme, emzirme sırasında çok büyüyebiliyor ve daha sonra eski haline dönmüyor. Bazen de süt verme sona erdiğinde memenin içi boşalarak sarkık bir torbaya dönüşüyor. Memeye estetik açıdan şekil vermek için, mutlaka süt vermenin bitmiş olması gerekir. Bu öneri, silikon protez uygulamasında da, küçültme ve kaldırma ameliyatlarında da geçerli. Emzirme bittikten sonra özellikle hasta başka bir çocuk istemiyorsa ameliyatı önerilir. Meme ameliyatından sonra, yapılacak yeni bir doğum, memenin şeklinin bozulmasına neden olacaktır. Uygulanacak silikon protezin veya küçültme ameliyatının daha sonraları doğumlarda süt vermeye herhangi bir etkisi yoktur. Burada belirtilmesi gereken nokta, teknik olarak çok büyük memelere uygulanan farklı bir meme küçültme yönteminin zaten doğurganlık yaşındaki hanımlara uygulanmaz.
VAJİNAL ESTETİK : Doğum sırasında gelişigüzel yapılan dikişler ve vajinada meydana gelen sarkmlar sonucu, vajinal estetik yapılabilir. Normal doğum, vajeni de esneten bir olaydır. Zaman içinde buradaki dokular da eski boyutlarına ve esnekliğine kavuşurlar. Kadın-doğum uzmanları muayenede bu bulguları tespit eder ve hastanın buna bağlı idrar kaçırma şikayeti varsa, yine bu uzmanlık dalı tarafından, vajeni daraltma ve mesaneyi asma işlemi gerçekleştirilir. Plastik cerrahlar sadece doğuma bağlı veya doğuştan olan, dış genital organ şekil bozukluklarında bazı düzeltmeleri yaparlar. (örn. dış dudaklardan uzun olan iç dudaklar için, labiaplasti gibi.)


Devamını okuyun...>>

12 Haziran 2009 Cuma

KURU CİLTLER İÇİN DOĞAL MASKE ÖNERİLERİ

Cildi kuru olan hanımlarda, erken cilt kırışması ve pul pul ola problemleri, sık sık karşılaşılan bir durumdur. Kuru cilde sahip olan hanımların, ilk öncelikle yapması gereken şey, günlük olarak, 2-2,5 lt su tüketmeleridir. Cildi uygun maskeler ve kremlerle desteklemek de yapılacak, bir diğer iştir. Bu yazımızda, kuru ciltler için, fayda sağlayan bazı bitkisel maske önerilerinde bulunmak istiyoruz.

YULAF İÇİ MASKESİ : 2 çorba kaşığı yulaf içi, su veya sütle, 15 dakika kaynatılır. Soğuduktan sonra, elde edilen karışıma,1 kaşık bal ilave edilir. Hafif sıcak vaziyette yüze sürülüp, 15 dakika bekletildikten sonra, ılık su ile yıkanır.
KABAK MASKESİ : Kabağı pişirin. İyice ezdikten sonra, 2 çorba kaşığı kadar miktarın içine, 1 çorba kaşığı zeytin yağı veya badem yağı karıştırın. Elde edilen karışım yüzünüze sürün. 20 dak bekledikten sonra, ılık su ile yıkayın.
HAVUÇ MASKESİ : 2 adet havuç rendeleyin. 1 adet yumurta akı ile çırpın, 1 tatlı kaşığı zeytin yağı (veya süt) ve az miktarda nişasta ilave edin. Yüz ve dekoltenize sürün. 30 dak bekletip, ılık su ile yıkayın.
MARUL MASKESİ : Marul yaprakları ince ince kıyılır, üzerine zeytin yağı ve birkaç damla limon suyu sıkılır (lapa haline gelmesi için). Yüze sürülür. 20 dakika sonra yavaş yavaş evvela sıcak su ile, sonra soğuk su ile yıkanır. Marul yerine, rendelenmiş turp veya patates püresi de kullanılabilir.
MUZ MASKESİ : 1 adet muz, iyice dövüldükten sonra, içerisine 1 tatlı kaşığı süt veya kaymak ilave edilerek, karıştırılır. Sonra yüze sürülür. 20 dakika sonra ılık su ile yıkanır.
ELMA MASKESİ : 1 adet elma, iyice rendelendikten sonra, içerisine 1 çorba kaşığı zeytin yağı, süt veya kaymak karıştırılır. Yüz ve boyuna sürülür. 20 dakika kadar bekledikten sonra ılık su ile yıkanır.
ŞEFTALİ MASKESİ : Olgun bir şeftali iyice ezildikten sonra, haşlama papatya suyu ile lapa haline gelinceye kadar karıştırılır. Sonra yüze sürülür. 20 dakika bekletildikten sonra yüz, sıcak su ile yıkanır.
SALATALIK MASKESİ : Rendelenmiş hıyara birkaç damla limon suyu damlatılır. Yüz ve boyuna sürülür. 20 dakika sonra, yıkanarak değil de, bir mendil veya bir bezle iyice temizlenir. Salatalık yüzden temizlendikten sonra, ılık su ile, yüzünüzü yıkayın.


Devamını okuyun...>>

09 Haziran 2009 Salı

KISA ZAMANDA SÜPER MAKYAJ

Çok acil bir durum oldu. Veya geç uyandınız ve makyaj yapacak kadar vaktiniz yok. Ne yapacağım diye düşünmeyin. İşte sizelere, süper hızlı ve güzel bir makyaj önerisi. Üstelik çok kısa zamanda...

Öncelikle cildinizden başlayalım; Mat bir cilde sahipseniz, kayısı ve bej tonlarıda, makyaj altı sürün. Göz altı morlukları ve cilt kızarıklıklarını, kapatıcı ile kapatın. KApatıcının rengi, cilt renginizden 2 ton daha açık olmalıdır. Kapatıcıyı, iyice yedirin.Fondöteninizi sürün. Fondötenin rengi, cildinizle aynı tonda veya yarım ton daha açık olmalıdır. Büyük bir fırça ile pudranızı ve allığınızı sürün.
Gelelim Gözlere ; Üst göz kapağınızın tamamına göz farını sürün. Gözleriniz koyu renk ise, ideal far renkleriniz bej ve sedef tonlarıdır. Açık renk gözlerde ise, her renk rahatlıkla kullanılabilir. Gri, siyah ve kahverengi derin bir bakış, mavi ve yeşil tonları ise, daha genç bir görünüm sağlar. Gözleriniz büyükse göz içine, küçükse kirpik diplerinden kalem çekin. Pamuklu çubuk ile çizgiyi dağıtıp gölgelendirin. Kirpiklerinizi tarayın ve iki kat rimel sürün.
Son olarak Duaklara bakalım ; Dudak kalemi kullanıyorsanız, rujunuza uygun bir renkle dudaklarınızı çevreleyin. Fırça ile rujunuzu sürün. Dudaklarınızın tam ortasına bir parça parlatıcı ekleyin. İşte kısa zzamanda, harika bir makyaj...


Devamını okuyun...>>

08 Haziran 2009 Pazartesi

KAN BAĞIŞI İLE İLGİLİ MERAK EDİLEN SORULARA CEVAPLAR

Kan bağışı yapmak, hayat kurtarabilecek ve sizleri çok daha sağlıklı kılabilecek bir işlem. Ama, pek çok kişi, kan bağışında bulunmaktan, çekiniyor. Bu yazımızda, kan bağışı ile ilgili merak edilen bazı sorulara cevap vermek istiyoruz.

Öncelikle, kimlerin kan bağışı yapabileceği sorusuna cevap verelim.
* Yaşı 18-65 arasında olanlar.
* Ağırlığı 50 kg üzerinde olanlar.
* Önemli bir sağlık sorunu olmayan, hemoglobin düzeyi normal olanlar.
* Kan merkezine kan vermek için geldiğinde yapılan muayenede sağlığı uygun olduğu tespit edilen herkes kan bağışında bulunabilir.
İkinci olarak, kimler kan bağışında bulunamaz? sorusunu cevaplayalım.
*Muayenede 37,5 dereceden fazla vücut ısısı olanlar.
* Nabız atış sayısı dakikada 50'den az, 100'den fazla olanlar.
* Damardan uyuşturucu bağımlılığı olanlar.
* Pıhtılaşma faktör konsantresi ile tedavi olanlar.
* Son 24 saatte aşırı miktarda alkol alanlar.
* Cinsel yolla bulaşmış bir hastalık geçirenler ve geçirme riski yüksek cinsel tercihlerde bulunanlar.
* Soğuk algınlığı geçirenler şikayetlerinin kesilmesinden 3 gün sonra kan bağışı yapabilirler.
* Son 12 ay içinde; bulaşıcı sarılığı olan biri ile yakın teması olanlar.
* Organ veya doku nakli yapılanlar.
* Akupunktur, dövme, cildinizin herhangi bir yerini deldirme (kulak deldirme gibi) işlemi yaptıranlar.
* Son 3 yıl içinde sıtma hastalığı geçirenler kan veremezler.
* Sıtma hastalığının salgın olarak bulunduğu coğrafi bölgelerde 6 aydan fazla kalanlar, 2 yıl süre ile; 6 aydan az kalanlar ise 12 ay kan bağışında bulunamazlar.
* Kullandığınız ilaçlar varsa mutlaka kan verdiğiniz merkezdeki doktora iletin.
*Kalp krizi geçiren bir kişi kan veremez.
Kan bağışında bulunmanın faydaları nelerdir ?
* Kemik iliğinin yağlanmasını önleyip, kan yapımı canlı tutulur.
* Verilen kanın yerine, anında vücuttan genç hücreler dolaşımına katıldığı için, bağışçı daha dinç ve canlı olur.
* Kandaki yüksek yağ oranı düşer.
* Kan bağışı kalp krizi ihtimalini %90 azaltır.
* Kan bağışlayan kişide baş ağrısı, stres, yüksek tansiyon, yorgunluk gibi rahatsızlıkların giderilmesinde çok büyük katkısı olur.
Kan bağışı yapmanın zararı var mıdır ?
* Kan bağışı yapmanın, kişinin kendi yartmış olduğu endişe ve stresten başka, sağlık üzerinde olumsuz bir etkisine rastlanmamıştır.
* Fakat, kan bağışı yapan kişiler, bir miktar iştah açılması ve kilo alma durumu görülebilmektedir.


Devamını okuyun...>>

03 Haziran 2009 Çarşamba

CİLT KURULUĞUNU ÖNLEMEK İÇİN NE YEMELİ ?

Cilt kuruluğu, diğer cilt hastalıkları gibi, beslenme ile direkt ilgili olabilen bir durumdur. SAğlıklıbeslenmek başta olmak üzere, bol su içmek, cilt kuruluğunu önlemenin ilk adımını oluşturuyor.

Cilt kuruluğunu önlemek ve yenmek için ne yemeli? ne yapmalı derseniz ?
* Sebze, yeterli meyve, dengeli bir şekilde beyaz ve kırmızı et tüketmek gerekir.
* Kuruyemişlerden yararlanılmalı, baklagiller mutlaka tüketilmeli, 3 beyaz olarak bilinen, şeker, tuz ve undan kaçınılmalıdır. Şeker ve unun karbonhidrat değeri yüksek olduğu için kanşekerini yükseltir ve yangısal reaksiyonları artırır. Bu da iltihapların ve kaşıntıların artmasına neden olur. Ayrıca cildin yaşlanmasını hızlandırır.
* Cildin beslenmesi konusunda yardım alacağınız besinler; semiz otu, omega 3 içeren ceviz, Omega 6 içeren çekirdek, limon, portakal, havuç, yeşil sebzeler, renkli meyveler anti-oksidan içeren besinler, ve yemeklerde kullanılan domates salçası...


Devamını okuyun...>>

EBRU ŞALLIDAN BOTOKS ETKİSİ YAPAN MASKE TARİFİ

Ebru Şallının Güzellik sırları, çok merak edilen bir konu. Bu yazmızda, sizlere, bu sırlardan bir tanesini vermek istiyoruz. Bu maske, ciltte, botoks etkisi yapıyor ve cildi canlandırarak, gergin bir hal almasını sağlıyor. İşte tarifimizi ;

GEREKLİ MALZEMELER :
* 1 yumurta sarısı,
* 1 tatlı kaşığı limon suyu,
* 1 tatlı kaşığı süt,
* 1 tatlı kaşığı bal ,
* 1 çimdik tuz,
HAZIRLANIŞI VE KULLANIM ŞEKLİ : Tüm malzemeleri karıştırın. Önceden temizlenmiş olan cildinize, hazırlamış olduğunuz karışımı, gözlatlarınız hariç tüm yüzünüze 1 kat sürün. 10 dakika bekledikten sonra üstüne bir kat daha sürün. Toplamda, 3 kat maske sürdükten sonra, 30 dak bekleyin ve cildinizi ılık su ile yıkayın. Cildinizde 30 dakika beklettikten sonra yüzünüzü ılık su ile yıkayın. Acil durumlar için, son derece faydalı bir maskedir.


Devamını okuyun...>>

01 Haziran 2009 Pazartesi

GÖZALTI MORLUKLARI İÇİN BADEMYAĞI VE PATATES

Doğal güzellik uzmanı Suna Dumankaya, gözaltı morlukları için, 2 ayrı öneri getirdi. bir tanesi, badem yağı ile, diğeri ise, patates ile yapılan yöntemlerimizin kullanım şekilleri aşağıda verilmiştir.

BADEM YAĞI :
* 1 tatlıkaşığı limon suyunu, 1 tatlı kaşığı badem yağı ile karıştırın.Bu karışımı, sadece, göz çevresi için kullanın. 5 dak bekledikten sonra, ılık su ile yıkayın.
PATATES :
* 1 adet patatesi rendeleyip, gazlı bezin arasına koyun. 30 dakika bekletin. Patates rendesinden, 1 tatlı kaşığı rendeyi, 1 tatlı kaşığı limon suyu ve tatlı badem yağı ile karıştırın. Göz altına sürün. Göz altındaki koyu renlker ve halkaların rengi, zamanla açılacaktır.


Devamını okuyun...>>

27 Mayıs 2009 Çarşamba

DR ENDER SARAÇTAN GERGİNLİK VE STRES İÇİN DİYET ÖNERİSİ

Dr Ender Saraç, strese karşı savaşmak için, düzenli ve dengeli bir beslenme şeklinin olması gerektiğini söylüyor. Bu sayade, gerkli besinleri ve enerjiyi almanın yanısıra, fazla kilolar için de, önlem almış olacaksınız. Stres ve gerginlikten kurtulmak için, Ender Saraçın önermiş olduğu diyet menümüz, aşağıda verilmiştir.

SABAH :
* Bol Tahıllı kahvaltı.
* Müsli (Yulaf ezmesi, buğday, elma kurusu, fındık, ceviz, badem, keton tohumu, mısır gevreği)
ılık süt, Verilen tüm malzemeleri karıştırıp, müsli olarak tüketin. İsteğe göre müslininin içerisine tarçın katılabilir.
ARA :
* Elma kompostosu (Az şekerli)
ÖĞLEN :
* Bol yeşil salata (Salataya fesleğen, nane katılabilir.)
* Orta büyüklükte beyaz et veya yoğurt, peynir veya omlet.
ARA :
1 bardak ayran. 1-2 saat sonra meyve veya komposto (Çok az şekerli)
AKŞAM :
* Karbonhidrat (Makarna, pirinç)
* Sulu yeşil sebze
* Bakliyat (Mercimek, fasulye, nohut, soya)
* Yemeklere zencefil katılabilir.
* Akşam yemeğinden sonra, taze meyve, üç-dört adet badem, üç-dört adet fındık yemeli.
Gün içinde, 2-3 fincan rezene çayı, ılık veya sıcak olarak tüketilmelidir.


Devamını okuyun...>>

26 Mayıs 2009 Salı

DOĞAL DİŞ BEYAZLATMA YÖNTEMLERİ

İnci gibi beyaz ve parlak, gözalıcı dişlere sahip olmak, çok da zor bir şey değil sanırım. Özellikle de doğal diş beyazlatıcılar kullanıldığında. Dişlerinizi beyazlatmak için, sizlere 3 ayrı öneri sunmak istiyoruz.

Gliserin: Gliserinin fazla bilinmeyen anti bakteriyel etkisi vardır. Bakterilerin bulunduğu bir çözeltiye bir damla gliserin damlatıldığında, ortamdaki tüm mikroorganizma faaliyetlerinin durduğu görülmüştür.
Karbonat: Bilinen en popüler doğal diş beyazlatma malzemesidir. Dişleri beyazlatmasının yanı sıra ağızdaki bakterileri ve diğer mikroorganizmaları öldürür, ağızdaki plak tabakasını (diş taşı) temizler.
Sofra Tuzu: Karbonat kadar güçlü olmasa da, sofra tuzu da bilinen diş beyazlatıcılar arasındadır. Ağızdaki bazı mikroorganizmaları öldürür. Anti bakteriyel özellikleri olmasına karşın, tüm bakterileri temizlemez. Yoğun konsantrasyonlu kullanımlarda, diş eti iltihabındaki ödemi azaltıcı etkisi vardır.


Devamını okuyun...>>

22 Mayıs 2009 Cuma

YÜZ BAKIMI İÇİN 5 KOLAY ÖNERİ

Yüz bakımı için, kolay ve etkili 5 kolay adım önerisinde bulunmak istiyoruz. Yüzünü, temizlemekkle kalmayın, etkili ve güzel bir bakım yapın. İşte sizler için hazırlamış olduğumuz 5 kolay adım.

YÜZÜNÜZÜ TEMİZLEYİN : Cildinize uygun bir temizleme sütüyle, yüzünüzü temizleyin. Temizleme sütünü, yukarıya doğru, masaj yaparak uygulayın, ılık su ile cildinizi durulayın.
KAN DOLAŞIMINIZI HIZLANDIRIN : Ilık suyun içine, bir miktar aromaterapik esans dökün ve karıştırın. Bu karışımı bir bez yardımıyla yüzünüze sürün. Bezle yüzünüze dört-beş kez baskı yapın. Böylece kan dolaşımınızı hızlandırmış olacaksınız.
MUTLAKA PEELİNG YAPIN : Düzenli olarak uyguladığınız peeling, cildinizi aydınlatır ve uygulayacağınız tedaviyi hızlandırmak için hazırlar. Peeling ürünüyle dairesel hareketler yaparak nazik bir şekilde baskı uygulayın ve masaj yapın. Boynunuzu unutmayın. Ardından cildinizi suyla temizleyin.
CİLT TEMİZLEYİCİ MASKELERDEN FAYDALANIN : Yüz temizliğinin önemli bir bölümü maskedir. Özellikle kil özlü ürünler, tıkalı gözenekleri açarak cildi aydınlatmaya yardımcı olurken, su bazlıları ise cildi nemlendirir.
YOĞUN BAKIM KREMLERİNİ MUTLAKA KULLANIN : Son işlem olarak, yoğun bakım kremlerinizi sürü.
Mükemmel bir cilde sahip olun.


Devamını okuyun...>>

18 Mayıs 2009 Pazartesi

OJESİZ CİLASIZ PARLAK TIRNAKLAR İÇİN DOĞAL TIRNAK PEELİNGİ

Eğer oje sürmeyi sevmiyorsanız, ya da her zaman fırsat bulamıyorsanız, ojesiz veya cilasız da tırnaklarınızda parlaklık sağlamak için sizlere harika bir tarifimiz var.

GEREKLİ MALZEMELER :
* 5 adet kırmızı üzüm,
* 1 çorba kaşığı şeker,
HAZIRLANIŞI VE KULLANIM ŞEKLİ : Üzümü, ortadan ikiye kesin. Üzümlerin sulu kısıkmlarını, şekere batırıp, 30 saniye boyunca, tırnak üzerinde ve çevresinde gezdirin. Ellerinizde kalan fazla şekeri bir havlu yardımı ile temizleyin. Nemlendirici krem sürün.
* Şeker, tırnak çevresindeki ölü derileri tmizler. Peelingin ardından sürülen krem ise, tırnakları ve elleri besleyip, nemlendirir.

Devamını okuyun...>>

15 Mayıs 2009 Cuma

SAÇLARINIZI EVDE BOYAYACAKSANIZ

Eğer, saçlarınızı evde boyamaya karar verdiyseniz, bazı kurallara da dikkat etmeniz gerekecektir. Bu kurallardan bazılarını ve saç boyarken yapmamanız gerekenleri, kısaca sizlerle paylaşmak istiyoruz.

* Başlamadan önce mutlaka kullanım kılavuzunu iyice okuyun.
* Boyamaya başlamadan önce bütün gereçlerin tam olduğundan emin olun.
* Eski bir gömlek giyin ve eski bir havlu kullanın.
* Saçınızın etrafındaki cildin lekelenmemesi için biraz vazelin sürün, ancak saça bulaştırmamaya dikkat edin.
* Boya sürerken mutlaka eldiven kullanın.
* Saçları bölerken ve boyayı dağıtırken geniş ağızlı bir tarak kullanın.
* Cilde bulaşan boyayı ıslak mendil, şampuanlı veya cilt temizleyicili pamuk ile silin.
* Rengin tutması için saati ayarlayın.
Saçlarınızı boyarken, bunları yapmayın ;
* Saçınız açık kahverengiden daha koyuysa renk açıcı ya da sarartıcı maddeler kullanmayın. Aksi takdirde saçınız turuncu olur.
* Cereyan yapan bir yerde ya da ateş yakınında oturmayın. Bu uygulama sürecini ve sonucu etkileyebilir.
* Bekleme sırasında telefonla konuşmayın, aksi takdirde zamanın nasıl geçtiğini farketmeyebilirsiniz. Ve Bu da, boyanın saçlarınızda, gereğinden fazla beklemesine ve saçlarınızın yanmasına neden olur.


Devamını okuyun...>>

12 Mayıs 2009 Salı

SİGARAYI DOĞAL YÖNTEMLERLE BIRAKIN

Dr Hüseyin Ermişten, çok faydalı bir kür öneri geldi. Tamamen bitkisel olarak hazırlanmakta olan kürümüz, sigarayı bırakmak isteyen okurlarımız için, iyi bir destek olabilir.
GEREKLİ MALZEMELER :
* 4-5 adet Karanfil,
* 1 tatlı kaşığı Polen,
* 3 adet Acıkestane,
* 1 tatlı kaşığı Defne tohumu,
* 1 tatlı kaşığı Çörekotu,
* 1 tatlı kaşığı Yulafunu,
HAZIRLANIŞI VE KULLANIM ŞEKLİ : Tüm malzemelri, robottan geçirip karıştırın. Günde 3 4 defa, 1 çay kaşığı yiyin. İsterseniz, bir miktar yoğurdun içerisine katarak da yiyebilirsiniz.

Devamını okuyun...>>

İBRAHİM SARAÇOĞLUNDAN GÖBEĞİNİZİ ERİTMENİN DOĞAL YOLU

Kış mevsimi boyunca, göbeğpinizde birtiken yağlardan ve oluşan selülitlerinizden, kurtulmanın tam zamanı. Yaz mevsimine, merhaba demeye hazırladığımız bu günleri iyi değerlendirererk, bu sorunlardan kurtulalım. İbrahim Saraçoğlunun önerisi ile,i göbek ve selülit sorunlarından kurtulmak için ;
GEREKLİ MALZEMER:
* 4 yaprak lahana,
* 25 dal maydonoz,
* 1 limon,
* 1/2 lt su,
HAZIRLANIŞI VE KULLANIM ŞEKLİ : Suyu kaynatıp, lahana yapraklarını içine atın ve 3 dak kaynatın. Ardından maydononozları ilave edip, 3 dak daha kaynatın. Soğuduktan sonra, süzün ve içine limon sıkarak, günde 2-3 defa için.

Devamını okuyun...>>

ÖMER COŞKUN RUŞEYMİN FAYDALARIU VE BOY UZATMA KÜRÜ

Ömer Coşkun, E vitamini açısından oldukça faydalı olan ruşeym, yani buğday özünün faydalarından bahsederken, buğday özü ile yapılabilecek ve boy uzatmatya yardımcı olacak bir öneride bulundu. Yalnız, hemen uyarılım, boy uzatma kürleri, 21 yaşına kadar yardımcı olabilecek kürlerdir. Bu notu da hatırlattıktan sonra, boy uzatmak için buğday özünün kullanım şeklini anlatalım.
* Ömer Coşkunun önermiş olduğu boyu uzatma küründe, ruşeym (Ruşeymin Faydaları) adı verilen ve buğday özü anlamına gelen bir madde var. Buğday özü, çocuklarda, günde 1 kaşık, 15 yaş üzerinde olanlara için ise, günde 3 kaşık, tüketilebilir.

Devamını okuyun...>>

07 Mayıs 2009 Perşembe

KİRPİKLERİ GÜRLEŞTİRMEK İÇİN DOĞAL ÖNERİ

Kirpikleriniz seyrek ise, gürleştirmek için, dışarıdan biraz destek gerekir. Evinizde, rahatlıkla hazırlayabileceğiniz bakım yağı, hem sizler için çok faydalı olacak, hem de gayet ekonomik. İşte, tarifimiz ;
GEREKLİ MALZEMELER :
* Badem yağı,
* Hint yağı,
HAZIRLANIŞI VE KULLANIM ŞEKLİ : Hint yağı ve badem yağını eşit ölçüde karıştırın. 15 Gün boyunca, akşamları yatmadan öce, kirpik dibinden ucuna doğru sürün. Yalnız, gözlerinize kaçırmamaya dikkat edin.

Devamını okuyun...>>

06 Mayıs 2009 Çarşamba

YABAN MERSİNİ HER DERDE DEVA

Yaban mersini, özellikle, diyetlere çok yardımcı bir besin olarak bilinir. Ama, aslında, her derde deva bir besindir. Yaban mersininin faydaları ;
* Göz yorgunluğu, miyopluk, katarakt, karasu Glokom (Göz tansiyonu) gibi hastalıklara fayda sağlar.gece körlüğü, gece görüşünü artırıcı, kamaşma, retinayı güçlendirici, kılcal damar çatlamalarını önleyici ve tavuk karası (retinitis pigmentosa) hastalığının ilerlemesini yavaşlatı özelliğe sahiptir.
* Şeker hastalığından kaynaklanan görme bozuklukları (Diyabetik retinopati),
* Kabızlık, bulantı, mide krampları, ülser önleyicidir.
* Kan şekerini düşürür.
* iltihaplanma, kolajenin (collagen) stabilize edilmesi Pıhtılaşmanın azaltılması, damar sertliği oluşumunun engeller.
* Antioksidan etkisi olması nedeniyle, Varis, basur (hemoroid) 'e karşı iyileştiricidir.
* Yabanmersini meyveleri, mesane taşları, karaciğer rahatsızlıkları, öksürük ve akciğer hastalıkları için bir çare olarak tavsiye edilmektedir.
* Bu meyve, geçmiş zamanlarda, şifacılar tarafından, çeşitli bağırsak hastalıkları, tifo ve karahumma, ağız, deri ve üriner sistem enfeksiyonları, gut ve romatizma için kullanılmışlardır.
* Kurutulmuş yabanmersini meyvelerinden yapılan çay, ishale, kanlı basura, şeker hastalığına karşı ve sakinleştirici bir tonik olarak, ayrıca iskorbütü önlemek (C Vitamini eksikliği) , aşırı kanamayı durdurmak ve ağız içi yara ve iltihaplar için gargara ve dezenfektan olarak kullanılmaktadır.

Devamını okuyun...>>

02 Mayıs 2009 Cumartesi

İBRAHİM SARAÇOĞLUNUN KARABAŞOTU KÜRÜ

Karabaşotu, sağlık açısından son derece faydalı bir bitki İbrahim saraçoğlunun, açıklamış olduğu, karabaşotu kürü, pek çok derde deva olacak türden tüden. sigarayı bırakmaktan tutun da, yüksek tansiyona kadar, pek çok sıkıntıyı giderebilecek güçte olan kürümüzün faydalarını saydıktan sonra, hazırlama ve kullanım şekline geçelim.
Karabaşotu kürünün faydaları : Sinir zayıflağı, sigarayı bırakmak, sinuzit, akciğer ve kankanseri, yorgunluk, romatizmal hastalılar, beyin tümörünü geciktirme ve engelleme, yüksek tansiyon, ka dolaşımı problemleri, balgam sökmek, iç huzursuzluk ve kan sulandırmak için oldukça faydalı.
GEREKLİ MALZEMELER :
* 1tatlı kaşığı ufalanmış veya 2 çay kaşığı tohum şeklinde karabaşotu,
* 1 su bardağı klorsuz su,
HAZIRLANIŞI VE KULLANIM ŞEKLİ : Kaymakta olan suyun içerisine, bitkiyi atın ve 2-3 dak kaynatın. Soğumadan süzün. 2 günde 1 olmak kaydıyla, akşam yemeklrinden 2 saat sonra için. İlk 10 gün kullanımdan sonra, 7 gün ara verip, 10 gün daha 2 günde bir olmak üzere, kürü tekrarlayın.
UYGULAMA: İbrhim saraçoğlunun söylediği şekliyle uygulamayı hatırlatalım. 2x10 U 7 A ( U : Uygulama, A: Ara verme)

Devamını okuyun...>>

ÜRTİKER İÇİN FAYDALI SÜPÜRGE TOHUMU KÜRÜ

Haber Türkte, Saba Tümere, yeni çıkan bitkisel kür kitabını ve yepyeni kürlerini açıklayan İbrahim saraçoğlundan, ürtiker hastaları için, muhteşem bir kür önerisi geldi.
GEREKLİ MALZEMELER :
*1 tatlı kaşığı süpürge tohumu,
* 1/2 bardak su,
HAZIRLANIŞI VE KULLANIM ŞEKLİ : Süpürge tohumunu, havanda iyice ezin.Elde ettiğiniz dövülmüş süpürge tohumlarını, Günde 3 defa, yemeklerden önce yarım bardak su ile yutun. 15 Gün kullanın.
** Kullanılan, süpürge tohumu, kahve makinasından çekilmiş kadar ince olmamalıdır. O yüzden kahve makinası kullanmayın.

Devamını okuyun...>>

DR İBRAHİM SARAÇOĞLUNDAN HAVUÇ- İNCİR KÜRÜ

İbrahim Saraçoğlunun, sebebi bilinmeyen, kronik halsizlik ve yorgunluk için, önermiş olduğu havuç incir kürünün hazırlanışı ve kullanım şekli, aşağıda verilmiştir.

GEREKLİ MALZEMELER :
* 2 adet büyük boy gevrek havuç
* 20 adet kuru incir
* Her biri için 1/2 şer lt su
HAZIRLANIŞI VE KULLANIM ŞEKLİ : İncirleri, soğuk su ile yıkayıp, elinizle veya bıcak ile ikiy bölün. Klorsuz ve kaynamış olan suyun içine atın. Kısık ateşte 15 dakika ağzı kapalı olarak kaynatın. Süzerken, incirlerin üzerine kaşıkla bastırıp, içerisinde kalan suyu da çıkarın. Başka bir kapta, 4-5 cm uzunluğunda doğramış olduğunuz havuçları, yine kaynamakta olan suyun içierisine atın ve 20 dak. ağzı kapalı olarak, kısık ateşte kaynatın. İncirin ve havucun suyunu ayrı ayrı süzdükten sonra, sıcağa yakın bir şekilde ılınınca karıştırın. Bu suyu, cam bir şişeye koyup buz dolabında saklayın. Sabah kahvaltısından 10-15 dak önce aç karnına 1 bardak için. 20 gün kullanın. 10 gün ara verip, 20 gün daha kullanın. 20 günlük kürü, bir seferde hazırlamayın. Şişedeki sıvı bitince yenisi hazırlayın.
KAYNAK : Haber Türk Kanalı, Saba Tümer ile Her Gece Programı
TARİH : 02 Mayıs 2009


Devamını okuyun...>>

01 Mayıs 2009 Cuma

YAZ MEVSİMİNDE NE KADAR SU TÜKETMELİ ?

Sıvı tüketmek, her mevsim önemlidir, ama yaz ayında, çok daha fazla önem kazanır. Peki, yaz mevsiminde ne kadar su ve sıvı tüketmek gekir. Belli bir oranı varmıdır ? İşte Sorumuzun cevabı bu yazımızda gizli.

* Yaz aylarında, sıcaklığın artması ile birlikte, vücuttan ter ile, öncelikle sıvı, potasyum ve sodyum gibi bir çok mineral atılır. Bu sebeple, vücuttan kaybolanları yerine koymak için, bol su ve sıvı tüketimi önemlidir.
* Yazın sıcaklarının etkisiyle, vücutta fazla su kaybı meydana gelmesi sonucunda bayılma hissi, bulantı, baş dönmesi gibi sağlık problemleri baş gösterebilir. Kan basıncı seviyesi korumak ve bu şikayetleri en aza indirmek için, sıvı tüketimi önemlidir.
* Özellikle, yaz aylarında terleme ile artan sıvı kaybını karşılamak amacıyla, günde 2.5-3 lt. su içilmeli. Yine yaz aylarında, egzersiz ve spor yapılırken, kış aylarına göre daha fazla sıvı kaybı yaşanacağı için egzersize başlamadan 15 dk. önce 1-1.5 bardak, egzersiz sırasında ise 10-15 dakikada bir yarım bardak su içilmesi önemlidir.
* Ancak unutulmaması gereken bir diğer önemli nokta ise; aşırı su tüketiminin getireceği zararlar. Vücudun ihtiyacından fazla su tüketmesi, böbreklerin zarar görmesine ve vücutta ödem oluşmasına neden olabilir. Günlük önerilen miktar 2-3 lt arasındadır.

Devamını okuyun...>>

30 Nisan 2009 Perşembe

ÇOCUKLARDA SOĞUK HAVALEYE DİKKAT

Ateşli bir hastalık sırasında, yüksek ateşe bağlı olarak gelişen havele, her anne babanın korkulu rüyasıdır. Havalenin, tıbbi anlamdaki tanısı ile konumuza başlayalım.

Havale ( konvülziyon) ; beyindeki kontrolsüz, anormal ve istemsiz elektrik boşalımlarının, vücudun el, kol, yüz gibi belirli bölgelerinde bilinç dışı kasılma ve gevşemelere neden olmasıdır. Soğuk Havale ise ; Havalenin, ateşe bağlı olmadan gelişen şeklidir. soğuk havale, çocuklarda birkaç saniyeden dakikalara varan, değişik sürelerde görülebilir. Havale geçirme genellikle beyinde hasar bırakmamakla birlikte, 30 dakikadan daha uzun süre devam eden havale nöbetleri, beyinde uzun süreli oksijensiz kalmaya bağlı olarak kalıcı hasara neden olabilir.
HAVALENİN BELİRTİLERİ ;
Havale sırasında, bilinç kaybı, vücut üyelerinin tümü ya da bir kısmında, kasılıp gevşemeler, gözlerin tek yöne kayması ve ağızdan köpükler gelmesi gibi durumlar görülebilir. Ancak bu görüntülerin hepsi aynı anda olmak zorunda değildir. Ayrıca sadece kasılma ya da tam tersi sadece ani gevşeme şeklinde nöbetler de olabilir. Hatta dalma, gülme, tuhaf sesler çıkarma gibi bulgularla ortaya çıkabilen havale nöbetleri de vardır. Havale sırasında dışkı ya da idrar kaçırılması ve havale sonrası eğer çocuk büyükse olayı hatırlamaması tipik bulgulara rastlanabilir. Bu tip nöbetlerin tekrarlaması ise sara (Epilepsi) olarak adlandırılır.
HAVALE SIRASINDA NE YAPILMALI ?
* Öncelikli yapılması gereken, Uzman bir hekime başvurmaktır.
* Havale sırasında, beyinin oksijensiz kalmaması için, çoğun yan yatırılarak beynine, oksijen gitmasini sağlamak gerekir. Aynı anda havale sırasında dilin geriye kaçarak, nefes borusunu tıkaması önlenmiş olur.
* Havale geçirirken ortaya çıkan istemsiz kol ve bacak hareketleri, çevredeki cisimlere çarpma ve ciddi hasarlanmaya neden olabileceğinden, etraftaki eşyalar uzaklaştırılmalıdır.
* Havale geçiren çocuk için, en kısa sürede, acil yardım ekiplerine haber vermek gerekir.
* Havale sırasında eğitimsiz kişilerin, çoğuğa müdahale etmesini önlemek, çocuğunuzun sağlığı açısından önemlidir.

Devamını okuyun...>>

28 Nisan 2009 Salı

İNCİRİN FAYDALARI VE FAYDALI İNCİR KÜRLERİ

Kimi insanların çok sevmesine karşı, kimi insanlar sütten nefret eder. Tüm faydalarına rağmen, bir türlü süt içemezler. Bilindiği gibi, süt, başta kemik ve diş gelişimi olmak üzere, vücut sağlığı açısından pek çok faydaya sahip olan bir besin. Peki süt içemeyenler ne yapmalı ? Bu sorumuzun cevabı, aşağıda yer almaktadır.

SÜT İÇEMİYORSANIZ, İNCİR TÜKETİN
Süt içemeyenler için, diğer bir alternatif öneri, kuru incir, Neden mi ?
* İncir, içerdiği yüksek orandaki kalsiyum ve fosforla, kemik ve dişlerin oluşumu ile sağlıklarını garantiler. incirin içerdiği kalsiyum, diğer besinlerdekine göre daha kolay sindirilir.
* Sindirimi kolaylaştıran incirin, bedeni bakterilere karşı koruyan etkileri de vardır.
* İncir, içerdiği 'benzaldehit' adlı maddeyle, kanserli hücrelerin büyümesini önler, kansere karşı etkili olur.
* Kuru incirden hazırlanan infüzyon, özellikle çocuklarda korkusuzca kullanılabilen etkili bir müshildir. Bunun için 2-3 kuru incir doğranır. Üzerine kaynar su dökülerek 10-15 dakika demlendirilip, günde 2-3 bardak içilir.
* Körpe incir yapraklarının sütü, siğile karşı etkilidir. Bu etkiyi sağlamak için körpe incir yaprağından sızan süt siğile sürülür.
* Körpe incir yapraklarının ezilmesiyle hazırlanan, yara lapası, çıbanların olgunlaştırılması ve baş verip delinmesinde etkili olur.
* Kurutulmuş incir yapraklarıyla hazırlanan dekoksiyon, hemoroit (basur) ve çıbanlara karşı etkilidir. Körpe incir yaprakları, havadar ve güneş görmeyen bir yerde kurutulur.
* Taze ve özellikle kuru incirin yenilmesiyle insan bedeninin hücreleri yenilenir. İncir, içerdiği yüksek oranlardaki protein, vitamin ve minerallerle hücrelerin yenilenmesini sağlayan bir besindir. Örneğin, 100 gr. kuru incir yenilirse bedenin günlük gereksinimlerinden kalsiyumun % 17'si, demir ve magnezyumun % 30'u, fosforun % 20'si, B1 vitamininin % 5'i ve B2 vitamininin %4'ü alınmış olur.
* İncir, içerdiği yüksek orandaki liflerle, bedene giren kolesterolün, kana karışmadan atılmasını sağlar.

Devamını okuyun...>>

25 Nisan 2009 Cumartesi

HARDAL YAĞI VE FAYDALARI

Hardal yağı, son dönemlerde, pek çok uzman tarafından önerilen, ağrı kesici bir yağ. Özellikle, bel, boyun ve diz ağrı için oldukça faydalı olan hardal yağının diğer faydaları ;

* Beyne ve akciğere kan hücum etmesi hallerinde faydalıdır.
* İştah açıcı ve hazmı kolaylaştırıcıdır.
* Akciğer zarı iltihabında kullanılır.
* İç organlarda biriken kanı dışarı atar.
* Göğsü yumuşatıcı özelliği vardır.
* Öksürük kesici olarak kullanılır.
KULLANIM ŞEKİLLERİ :
Dahilen ; Su ile karıştırılarak kullanılabilir. 1 damla Hardal Yağı, bir çay bardağı dinlendirilmiş su içine damlatılarak, günde 2-3 kez kullanılır.
Haricen ; banyo şeklinde kullanılabilir. 5 lt ılık su içine 7-10 damla hardal damlatılır ve bu su ile ayaklar banyo yapılır. Ayaklarda kızartı meydana gelince banyoya son verilir.
Ayrıca; hardal banyosu tahris edici olduğundan kanı cilde çekmek ve ağrı kesmek maksadıyla kullanılmaktadır.
ÖNEMLİ UYARI : Direkt olarak cilt ile, uzun süreli olarak, temas ettirildiğinde, deride yaralar meydana gelebileceğinden, kullanım süresi ve dozunun çok iyi ayarlanması gerekir.

Devamını okuyun...>>

24 Nisan 2009 Cuma

AKDENİZ ATEŞİ VE VİTİLİGO İÇİN ÖMER COŞKUNDAN BİTKİSEL KÜRLER

AKDENİZ ATEŞİ HASTALIĞI İÇİN ; Ömer Coşkunun önermiş olduğu kürümüze geçmeden önce, akdeniz ateşi hastalığı konusunda, kısa bir bilgi vermek istiyoruzz. Ailesel akdeniz ateşi olarak bilinen bu hastalık, genetik sebeplere bağlı olarak meydana gelen bir hastalıktır. En önemli belirtisi, yaygn karın ağrılarıdır. Bu hastalığa teşhis koymak oldukça uzun zaman alabilir. Hastanın sedimantasyon ve Fibrinojen değerlerinin ölçülmesi ile tespit edilebilen bir hastalıktır. Akdeniz ateşi için, Ömer Coşkunun önerisi ;
GEREKLİ MALZEMELER :
* 1 bardak Elma Sirkesi,
* 1 adet kuru incir,
HAZIRLANIŞI VE KULLANIM ŞEKLİ : Elma sirkesinin içerisine, ortadan ikiye böldüğünüz, inciri akşamdan atın ve 10 saat bekletin. Sabah aç karnına, bu inciri yiyin. Her akşam, aynı şekilde inciri hazırlayın. 15. günün sonunda, sirkeyi döküp, yeileyin. Kürün uygulama süresi 21 gündür.
VİTİLİGO HASTALIĞI İÇİN : Vücutta, beyaz lekeler şeklinde beliren ala hastalığı, otoimmün sistemi hastalığıdır ve daha çok stresle ilgili bir hastalıktır. Ömer Coşkunun Vitiligo için önermiş olduğu bitkisel lür ;
GEREKLİ MALZEMELER :
* 1 çay kaşığı tere tohumu,
* Andız Pekmezi,
* 1 bardak su,
* 1 tatlı kaşığı şahtereotu,
* 1 tatlı polen,
HAZIRLANIŞI VE KULLANIM ŞEKLİ : Tere tohumunu öğütüp, andız pekmezi ile karıştırıp yiyin. Ayrıca, hergün, şahtere otunu, kaynar suda demlendirip, çay olarak için. Hergün 1 tatlı kaşığı polen yenmesi de oldukça fayda sağlar.

Devamını okuyun...>>

22 Nisan 2009 Çarşamba

ÖMER COŞKUNDAN BİKİSEL KÜRLER

Ömer Coşknun önerileri ile, böbrek hastalıkları, idrar kaçırma problemelri, diz ve eklem ağrıları, rahim kansei, doğal ronzluk, ses tellri ve ses güzelliği için, şifalı bitkiler ;

ALTINBAŞAK OTU : Böbrek hastalıkları için çok fayda sağlar.
HAVLICAN : Bu bitki ile yapılacak çay idrar kaçırma problemlerinde faydalıdır.
ENGİNAR : Beden, kalbi ve karaciğeri temizler. Bedendeki kötü kokuları giderir.
KIRKKİLİTOTU : Diz ve eklem ağrıları için oldukça faydalıdır.
ÇÖREKOTU VE SAFRAN : Rahim kanseri için oldukça faydalıdır. 1 bardak kaynamış suyun içine, 1 er tatlı kaşığı safran ve çörekotu atılr. 10 dak demlendirildikten sonra içilir.
JOJOBA HAVUÇ VE BUĞDAY YAĞLARI : Bu yağları karıştırarak, yaz aylarında, bronzlaşmak mümkün. Ayrıca, buydaz özü yenilerek tüketilirse, hem bronzlaşmanız kolaylaşır, hem de, sağlığınız fevkalade olur.
ELMA SİRKESİ VE ÇEMENOTU : Bu ikili ile yapılacak çay, ses tellerine iyi gelir ve sesi güzelleştirir.

Devamını okuyun...>>

ŞEVKİ GÜNGÖRÜN BİTKİSEL ÖNERİLERİ

Şevki Güngör, boy uzatmaktan tutun da, reflüye kadar, pek çok hastalık için faydalı, bitkisel önerilerini açıkladı. Şevki Güngörün anlattıklarından, küçük bir derleme yaparak, sizlerinde fayda sağlayabilceği bir yazı hazırladık.

METABOLİZMAYI ÇALIŞTIRMAK İÇİN : 1 bardak kaynar suya, 1 tatlı kaşığı zencefil atılarak, kaynatmadan, 10 dk demlendirirlir. İsteğe göre içine 1 tatlı kaşığı bal ilave edilebilir. Metabolizmayı hızlandırdığı gibi, soğuk algınlığına ve yorgunluğa iyi gelir.
BOY UZATMA : Defne suyu ve ve defne yağı boy uzatmak için çok faydalıdır. Saf sahlep veya, defne çayı için.
REFLÜ VE ÜLSER İÇİN : 1 er yemek kaşığı, Rezene, kekik,adaçayı,nane, mersin bitkisi, 1lt kaynar suyu içine atılıp, demlendirilir.
LÖSEMİ HASTALARI İÇİN : Lösemi hastalarında görülen öksürük için, papatya çayı çok faydalıdır. Ayrıca, acıot çayı içilir. Polen yenilir.
TOPUK DİKENİ İÇİN : Kekik, bineriye, karabaşotları 1 lt suya atılarak açyı yapılır ve kullanılır.
TERLEME PROBLEMİ : Adaçayı, terleme için çok faydalıdır. Terlemeyi azaltır. Adaçayı, banyo suyunua katılıp, bu su ile yıkanılır.

Devamını okuyun...>>

21 Nisan 2009 Salı

MENAPOZ DÖNEMİNDE ŞİŞMANLIĞI ÖNLEMENİN 5 ALTIN KURALI

Menapoz döneminde, hormon dengesinin bozulması ile birlikte, kilo alma problemi yaşanabilir. Bu dönemde, tehlikeli boyutlara gelecek derecede şişmanlaa problemi omaması için 5 altın kuralı sizlerle paylaşmak istiyoruz.

1. Ölçüleri sıkı takip : Menopozda, özellikle bel bölgesindeki kalınlaşma tehlike işaretidir. Karındaki yağ hücreleri, metabolik bakımdan, daha faaldirler ve kalçalardaki yağ hücrelerinden daha tehlikelidirler. Bu bölgelerdeki yağ hücreleri, insüline karşı direnç oluştururlar. Bu da, kandaki şekerin, temizlenmesi için çok daha fazla ensülin üretimini zorunlu hale getirir.
2. Stresten kaçının : Stresin, metabolizma üzerindeki etkisi, asla hafife alınmamalı. Özellikle, menopoz döneminde, kadının strese girmesi, kilo almasını hızlandırır. Menopoz döneminde, kadının hayatında, yeni stres kaynaklarının ortaya çıkması, kilolarının da artmasında etkin bir rol oynar. Sakın stresin sizi zayıflatacağını düşünmeyin. Menopozda yaşanan stres, kilo aldırır.
3. Egzersiz : Eğer, olgunluk çağına gelinceye kadar, vücut egzersizi yapmadıysanız, artık geç kaldığınıza kendinizi inandırmayın. Tam aksine, bugünden tezi yok, egzersizlere başlamalısınız. Kaslarınız, insülin alıcılarıyla yüklüdür. Ne kadar çok kas kütleniz olursa, egzersizler sayesinde düzenli bir şekilde, ısı açığa çıkarırsınız ve karbonhidratlarla yağları yakmanız kolaylaşır. Kalbinizi ve kemiklerinizi de korursunuz. Menopoz döneminde, düzenli vücut egzersizi yapmak çok önemlidir.
4. Troid kontrolü şart : Kadınların % 25 i, menopoz dönemine yaklaşırken, tiroid bezleriyle sorun yaşarlar. Tiroid bezlerinin az çalışması, metabolizmanın hızını yavaşlatır. Yorgunluk, kilo almak, el ve ayakların soğuk olması, saçların seyrelmesi ve kabızlık gibi belirtiler, tiroid problemlerinin habercisidir. Tiroid ölçümü yaptırıp, tirod hormonlarınızın ne durumda olduğunu öğrenmenizde büyük yarar var.
5. Hormon dengesine dikkat : Menopoz dönemi başlayan kadınların hepsi, vücutlarındaki östrojen fazlasını yok edebilmek uğruna, bir beslenme programı, vitamin ve mineral takviyesi ve egzersiz programı uygulamalıdır. Şeker ve nişasta ağırlıklı besinlerden uzak durulmalı, posalı besin maddeleri tercih edilmeli. Bu arada fast- food türü yiyecekleri, beslenme listenizden derhal çıkarmanız sizin yararınıza olacatır.

Devamını okuyun...>>

20 Nisan 2009 Pazartesi

BAŞ DÖNMESİ PROBLEMİNE BİTKİSEL ÇÖZÜMLER,

Baş dönmesi, problemini var ise, öncelikli yapmanız gereken, bir hekime başvurarak, sorunun kaynağını anlamanız olmalıdır. Sebebi tespit ettikten sonra, doktorunuza danışarak, bitkisel kürlerden faydalanmanız, mümkün olabilir. Sizler için, hazırlamış olduğumuz bitkisel önerilerimiz, aşağıda verilmiştir.

GEREKLİ MALZEMELER :
* Üzerlik otu,
* Mine çiçeği,
* Hardal tohumu,
* Limon,
* Sirke,
* Bal
KÜRLERİN HAZIRLANIŞI VE KULLANIM ŞEKLİ :
* Üzerlik otu tohumu, kaynatıldıktan sonra süzülür. Elde edilen sıvı, bal ile tatlandırılarak, yemek arasında 1 bardak içilir.
* Kurutulmuş mine çiçekleri, sıcak suda 10 dakika demlendirildikten sonra, süzülür. Elde edilen sıvı, bal ile tatlandırılarak soğutulur. Yemeklerden önce, 1 çay bardağı içilir.
* Başdönmesi problemi ortadan kalkıncaya kadar,i bir yemek kaşığı sirke, ağıza alınarak gargara yapılır. Ayrıca dilimlenen limon 10 da­kika ara ile ağızda tutularak, emilir.

Devamını okuyun...>>