ARAMA MOTORU

Google
 

09 Kasım 2009 Pazartesi

ZAYIFLATAN LEZZETLİ BESİNLER

Hem zayıflamak, hem de damaklarınızı harika lezzetlerle şenlendirmek isteyen okurlarımız için, hazırladık bu yazımızı. Aslında, hepimizin çok iyi bildiği ve pek çoğunu sevdiğ besinlerin zayıflamay katkısı olduğunu biliyor muydunuz. Kış mevsiminde, metabolizmanın yavaşladığı ve kilo alma sorununun ortaya çıktığını gözönüne alırsak, bu bu besinleri tüketmenin tam zamanı deriz.

BADEM : Yapılan bir araştırmaya göre, uyguladığınız diyette ve beslenme programında, badem bulunması kilo vermeyi % 18 oranında hızlandırıyor. FAkat dikat edilmesi gereken en önemli konu, yağlı bir besin olduğundan, yüksek kalorili porsiyonlarla birlikte tüketilmemesi.
ENGİNAR : Enginart pek çokkişinin sevmediği bir besin. Ancak, Potasyum, kalsiyum ve manganez açısından zengin, A, B1 ve C vitaminlerini içeren enginar, yanlış beslenme, ilaç veya alkol kullanımı sonucu oluşan toksinlere karşı karaciğeri koruyor, kolesterol ve trigliserit seviyelerinin düşmesine yardımcı oluyor. İştahı dengeliyor ve sinidirime yardımcı oluyor. İyi bir kan temizleyici olan enginar, aynı zamanda, yağ yakımını da, hızlandırıyor.
TARÇIN : Bana göre, dünyanın en güzel tadıma ve kokusa sahip bitkilerden birisi, tarçın. SAğlık açısından da pek çok faydası olan tarçın, kilo vermeye de yardımcı. Yapılan araştırmalarla, tarçının, kan şekerini dengelediği, kolesterol ve diğer lipitlerin düşürülmesine yardımcı olduğu kanıtlanmış. Üstelik, tüm bunların yanısıra, yağ yakımına yardımcı olduğıu ve daha kolay kilo vermeyi sağladığı gözlenmiş.
KURU KAYISI : Potasyum açısından son derece zengin olana kuru kayısı, yazın taza, kışın kuru olarak, sürekli tüketilmesi gereken bir besin. Besleyici, sindirim sorunlarına yardımcı; stresi, kansızlığı önleyici özellikleri olan kayısı, yağ yakma konusunda da oldukça başarılı.
NAR : İçerdiği antioksidanlar sayesinde, bağışıklık sistemini çok iyi koruyan nar, sindirim sitemini çalıştırmakta ve tokluk hissi verdiğinden, formunuzu korumaya destek olmakta. Narı, sadece meyve olarak, ya da yoğur ve salatalara ekleyerek tüketebilirsiniz.
ARMUT : İçeriğindeki fitokimyasallar ile, sağlığa birçok katkısının yanı sır,a tokluk hissine de yardımcıdır. Ayrıca barsak sistemini hızlandırıcı özelliği ile zayıflama diyetlerinde sıklıkla kullanılması gereken bir meyvedir.
KIRMIZIBİBER : Vücudu ısıtıcı özelliği olan kırmızıbiber, metabolizmayı hızlandırırken, yapılan çalışmalarda, besin tüketiminde 20 dakika bile sonra, oksijen kullanma kapasitesini artırabileceği gözlenmiştir. Bu durumda bu yararlı etki için, yemeklere biraz daha fazla pul biber ekleyerek kilo kaybına yardımcı olabilirsiniz.
KEFİR : İçerdiği faydalı bakteri ve mayalar sayesinde, hazmı kolaylaştırıcı, mide ve pankreas salgılarını artırıcı, barsaklarda da antibakteriyel etkisi bulunan bir içecektir. . Kolesterolü düşürücü, enfeksiyonlara karşı bağışıklık sistemini baskın hale getirici özellikleri, kefire artı önem katarken, zayıflama diyetlerinde de destekleyicidir.


Devamını okuyun...>>

06 Kasım 2009 Cuma

MAKARNA BÖREĞİ

Hem yemek menünüzde, hem de misafirlerinie ikramlarda yapabileceğiniz harika bir börek tarifi vermek istiyoruz. Afiyetle yemeniz için ;

MALZEMELER :
*2 adet yufka,
*1/2 paket makarna,
*2 adet yumurta,
*250 gr. beyaz peynir,
*1 çay bardağı sıvı yağ,
*1 su bardağı süt,
*1 çay bardağı yoğurt,
Sosu için,
*3 adet domates,
*1 diş sarımsak,
*1 çay kaşığı kekik,
YAPILIŞI : Makarnayı bol suda 6 dakika çok yumuşamayacak şekilde haşlayın.Süt, sıvıyağ, yoğurt ve yumurtayı iyice çırpın. Peyniri çatalla ezip sütlü karışıma ilave edin.Sütlü karışımdan 3 yemek kaşığı ayırın.Haşlanan makarnayı süzüp sütlü karışımla harmanlayın. Orta boy fırın tepsisini yağlayıp bir kat yufka serin.Üzerine makarnayı döküp düzgünce yayın.Son yufkayla makarnanın üzerini kaplayın. Ayırdığınız sütlü karışımı yufkanın üzerine dökün.Önceden ısıtılmış fırında üzeri kızarana kadar pişirin.
* Sosunu hazırlamak için, domateslerin kabuğunu soyup, rendeleyin.Küçük bir tavaya rendelenmiş domatesi alıp bir taşım kaynatın.Sarımsağı rendeleyip, tavaya ekleyin.Domates suyunu çektikten sonra, kekik ve tuzunu ilave edin.Ocaktan indirin.Pişen böreği fırından çıkarıp dilimleyin.Üzerine yoğurt ve domates sosu dökerek servis yapın.


Devamını okuyun...>>

DUVAR BOYAMA İLE İLGİLİ PÜF NOKTALAR

Duvarınızda pürüzler var ise, çocuğunuzun odasının ne renk olacağına karar veremediyseniz, evin genelinde, ne renkleri kullanacağınızı düşünüyorsanız ve odaları, nasıl boyayacağınıza karar veremediyseniz, bu yazımızı mutlaka okumalısınız.

DUVAR YÜZEYİNDE HATALAR VARSA : Duvarlarınızda yüzey hataları varsa mat, ortamda hafif ışıltılar istiyorsanız yarı mat renkleri tercih etmelisiniz. Bütün yüzey hatalarının kaybolduğunu göreceksiniz.
ODA RENGİ : Eğer odanızın tüm duvarları aynı renkse, oda monoton görünebilir. Bu monotonluğu, doğal malzemeden yapılmış bir mobilya ya da renkli bitkilerle yokedebilirsiniz.
RENK SEÇİMİ : Odaların baktığı yöne göre yapıulacak renk seçimleri, sizlere, istediğinizden fazlasını yaratmak konusunda yardımcı olacaktır. Kuzeye bakan odalarda sıcak renklere, güneye bakan odalarda, mavi ve tonlarına yer verebilirsiniz.
UYUMLU TONLAR : Odaların aynı hole açıldığı bir eve sahipseniz, yapmanız gereken en önemli şey, renklerle ahenk yaratmaktır. Ancak bu ahengi yaratırken her odanın kendine özel karakterini koruyarak renk seçimi yapmak gerekir.
ÇOCUĞUNUZUN ODASI : Çocuğunuzun odasını, turuncu yapmaya ne dersiniz. Bu renk, hem çocukların sevdiği bir renktir, hem de enerji veren ve yaratıcılığa katkısı olan bir renktir.


Devamını okuyun...>>

05 Kasım 2009 Perşembe

YAĞMUR BOTLARINA NE DERSİNİZ

Son bahar ve dolayısıyla yağmurlar geldi, kapıya dayandı. Sabah gökyüzünde bir pürüz yoken, öğleden sonra, birden sağanak bir yağmur başalıyor. Eğer, giydiğiniz ayakabılarınız,ü mevsime uygun değil ise, durum sizin açınızdan, ıslak ve can sıkıcı olabilir.

Yağmurların bastırdığı, son bahar günlerini, rahat ve sorunsuz geçirmek için, yağpmur botlarından faydalanmanız yerinde olacaktır. Hem ayaklarınızı, sıcak tutacak, hem de şıklığınıza şıklık katacak olan botlar, bu yıl rengaren ve oldukça sevimli...
İster düz bir renk, ister, ekose, ister diğer farklı mıodellerden birisi, mutlaka size uygun olacakjtır. Üstelik, çok yağmur botlarınız, çok kullanışlı bir yatırım olacak. Pantolonlarınız, botlarınızın içine, rahatlıkla sokabileceğinizden, hem pantolonunuz ıslanmayacak, hem de çok şık ve rahat bir tarz yakalamış olacaksınız.

Devamını okuyun...>>

01 Kasım 2009 Pazar

KIYAFETLERDEKİ PARLAMAYI YOK ETMEK İÇİN ÖNERİLER

Kış mevsiminde, en çok kullanılan giysi türlerinden birisi de kadife giysilerdir. Kadife giyisileri kullanmak güzel ama, temizliği biraz farklıdır. Kadife kumaşlar için, tuz, iyi bir temizleyicidir.

* Kirlenmiş koyu renk kadife elbise ve pantolonlarınızı tuzla temizleyebilirsiniz. Temiz bir fırçayı, temiz ve kuru bir tuza batırarak giysinize kuvvetle sürün. Lekeler gidecek, kullanılmaktan doğan parlaklık kaybolacaktır.
* Ayrıca, eskiyip de parlayan pantolonlarınızdaki bu parlaklığı gidermek için, ütü bezini sirkeli suyla ıslatın, sonra çok sıcak su ile ütüleyin. Parlaklığın tamamen kaybolduğunu göreceksiniz.
Parlayan Kumaşlar
* Etek ve pantolonlarınızda parlaklıklar oluşuyorsa, bu kısımları yeni kesilmiş bir patatesle iyice ovalayın. Kuruduktan sonra fırçalayabilirsiniz. Parlaklıktan eser kalmaz.
Size diğer bir kyafet sorunu hakkında, bir püf noktası önermek istiyoruz. eğer, beyaz kıyafelerinizde sararma olmulsa; bir kaşık oksijenli su kattığınız 1 litre ılık suda 1 saat bekletin. Saramadan eser kalmadığını göreceksiniz.

Devamını okuyun...>>

27 Ekim 2009 Salı

BESLEYİCİ HAVUÇ MASKESİ

Cildimizin de, tıpkı, vücudumuz gibi beslenmeye ihtiyacı vardır. Bunun için, biraz çaba sarfetmek, biraz da, elimizi cebimize sokmak gerekir. Ama, ille de çok pahalı ürünlewr kullanmaya gerek yoktur. Evde, kendi kendinize hazırlayacağınız, besleyici bir maske de, çok rahatlıkla işinizi görecektir.

Sizlere önereeğimiz havuçlu maske, cildin yağ dengesini sağlayarak, cildinizi korumanıza ve beslemenize yardımcı olacaktır.
GEREKLİ MALZEMELER :
* 1 yumurta sarısı,
*1/2 tatlı kaşığı zeynityağı
* 1 talı kaşığı havuç suyu,
HAZIRLANIŞI VE UYGULAMA ŞEKLİ : Tüm mazlemeleri, iyice çırparak, karıştırın. Elde Bu cilt maskesi, saydam bir maskedir. Bu maskeyi, cildinize, 2-3 kat sürün. 30 dak bekleyin. Ilkık su ile cildinizi yıkayın. Cildinize uygun bir nemlendirici krem sürün.


Devamını okuyun...>>

25 Ekim 2009 Pazar

GÖBEĞİNİNİ SAKLAMANIZA YARDIMCI OLACAK GİYİM HİLELERİ

Göbek problemei, kadınlar için, çok sıklıkla yaşanan bir sorundur. Bazen, kilodan dolayı, bazen de, şişkinlik ve adet dönemi sorunlarından dolayı, göbek ortaya çıkr. Eğer, göbeğinizi eritmeyi başaramadıysanız, göbeğinizi saklamayı deneyin. Bu işi de, doğru giyim teknikleri, ve bazı giyim hileleri ile rahatlıkla başabilirsiniz.

*Göbeğiniz varsa, yapmanız gereken şey, dikkati göbeğinizden uzaklaştırarak, göğüslere ya da bacaklara yöneltmektir. Bunun için, boynunuza gösterişli bir kolye ya da eşarp takabilir, mini etek giyerek bacaklarınızı ön plana çıkarabilirsiniz.
* Dar paçalı pantolonlar tam da size göredir. Önü düz, yanlarında ya da arkasında fermuar olan modelleri giymelisiniz. Kot pantolon seçiminde ise, yüksek belli modelleri tercih etmelisiniz.
*Önden büzgülü elbiseler, sizin için ideal bir seçim olacaktır. Kollarınız kalınsa, yarım ya da uzun kollu modelleri seçebilirsiniz.
* V yakalı elbiseler de, sizin için doğru bir seçimdir. Anvelop elbiseler de belinizi olduğundan ince gösterir.
*İki parçalı giyinmek sizin için daha uygundur. Etek üzerine giyindiğiniz bir bluz, sizi elbiseden daha zayıf gösterir.
*Göğüs hizasında kapanan ceketler de, dikkatin göbeğinizden uzaklaşması için, oldukça ideal bir seçim olacaktır.
* Polyester veya likralı kumaş elbiselerden uzak durmalısınız; çünkü bunlar hatlarınızı belli eder ve göbeğinizin daha fazla dikkat eçkmesine neden olur.
* Etek seçiminde, dar ve düz inen modelleri seçerseniz dikkat aşağı kısmınıza doğru çekilir. Bu sayede, göbeğinizi rahatlıkla ekarte edebilirsiniz.


Devamını okuyun...>>

23 Ekim 2009 Cuma

KÜÇÜK GÖĞÜSLERİ BÜYÜK GÖSTERECEK ÖNERİLER

Göğüslerinizin küçük olmasından şikayetçi iseniz, sizlere moral verecek ve öz güvenininizi yeniden kazanmanızı sağlayacak bir kaç öneride bulunmak istiyoruz. Bu önerilerimiz sayesinde, istediğiniz şık ve güzel görüntüyü yakalamanız mümkün.

* Öncelikli kural, V yakalı kıyafetlerden uzak durmak. Çünkü bu kıyafetler, göğüslerinizi, olduğundan daha küçük gösterir. Göğüslerinizi büyük göstermek için, sizlere bir kaç önerimiz olacak.
Dolgulu push-up sutyenler: Bu sütyenler, kadınların en iyi arkadaşlarıdır. Göğüsleri dik ve dolgun göstererek, ihtiyacınız olan özgüveni sağlarlar. Bu sutyenleri tişörtlerinizin, yaka süveterlerinizin ve polo yaka süveterlerinizin içinde, gönül rahatlığıyla kullanabilirsiniz.
Balkon sutyenler : En küçük göğüslü kadınlar bile, bu sutyenlerle, göğüslerinin olduğundan 1-2 kup daha büyük görünmesini sağlayabilirler. Balkon sutyenler bisiklet yaka kazak ve bluzların içinde gerçekten çok çekici dururlar.
Büstiyerler : Büstiyer, hem omuzları açıkta bırakarak dikkati omuz bölgesine çeker. Hem de, destekli göğüs kısımları sayesinde, göğüslerin daha büyük görünmesini sağlar. Gömleklerin altına, takım elbiselerin içine, hatta gece elbiseleriyle bile giyebilirsiniz. Eğer siz de küçük göğüslü bir kadınsanız, büstiyerleri dolabınızdan eksik etmemelisiniz.
Polo yaka bluz ve tişörtler : Çok bol kıyafetler, istediğiniz etkiyi yaratmayacağından, daha dar olanları tercih edebilirsiniz. E
Straplez elbiseler : Straplez elbise ve bluzla,r sizin için küçük siyah elbise gibidir. Her daim gardırobunuzda bulundurmanız gerekir. 50’lerin kesimleri ve kaliteli bir kumaş bir araya geldiğinde, sonuç sizi feminen ve çekici gösterecektir. Her vücut şekline uyar. Göğüs kısmında karışık desenli ya da süslemeli bir model seçerek, harika bir illüzyon yaratabilirsiniz. Diz hizasında biten elbiseler ve topuklu ayakabılarla, harika görünebilirsiniz.
Empire elbiseler : Empire line dediğimiz düz ve geniş yakalar, göğüslerin üst kısmını ve boynu ortada bırakır. Bu elbiseler, yapılarından dolayı en küçük göğüslü kadınların bile göğüslerini daha büyük gösterebilir. Özellikle geniş kalçalıysanız, ince askılı bir empire line elbise alın ve kendinizi çok daha rahat hissedin.
Takım elbiseler : Göğüslerinizi daha büyük göstermek istiyorsanız, rahatlıkla giyebileceğiniz giysilerden biri de klasik takım elbiselerdir. Canlı mavi, düz çizgili bir gömlek ve dar bir kalem etek, size istediğiniz sonucu verecektir.


Devamını okuyun...>>

16 Ekim 2009 Cuma

SPOR YAPARKEN KARŞILAN SORUNLAR VE ÇÖZÜMLERİ

Spor yapmayı seviyor, ancak karşılaştığınız sorunlardan dolayı, spor yapamıyorsanız, bu yazımızı mutlaka okumanızı önereceğiz. Spor yaparken, karşılaşılan 3 önemli soruna, çözüm önerilerimiz yazımızın içeriğinde yer almakta...

SİVİLCELENME : Spor yaptıktan sonra, cildinizde sivilceler oluşmasının nedenleri; cildinizdeki fondotenle spor yapmanız veya, cildinizi yeteti kadar temizlemiyor olmanızdır. Bunlara dikkat ederseniz, sivilce probleminiz de ortadan kalkacaktır.
AŞIRI TERLEME : Spor yaparken terlemek, vücudu toksinlerden arındırır. Ancak, bu ıslaklık hissi sizi rahatsız edebilir. En doğrusu %100 pamuktan üretilmiş iç çamaşırı ve spor kıyafeti seçmektir. Pamuklu giysiler teri emer ve kuruluk hissi verir.
KAS AĞRILARI : Spor yaptıktan sonra en sık şikayet edilen konulardan birisidir. Zencefil, kas ağrılarınız konusunda size faydalı olacaktır. 1 avuç kök zencefili rendeleyip, kullanacağınız kadar miktardaki, vücut kreminin içine katıp, ağrılı bölgelere sürebilirsiniz.


Devamını okuyun...>>

15 Ekim 2009 Perşembe

SPOR YAPMANIN FAYDALARI

Hereşeye vakit ayırırız, ama nedense, spor yapmaya bir türlü vakit ayıramayız. Aslında, spor, yoğun çalışma temposu içinde, bir yaşam tarzı olarak bemimsenmesi gereken bir faaliyet.Spor yapmanın faydaları, tahmin edebileceğinizden çok daha fazla.

* Spor yapan kişiler daha zinde ve güler yüzlüdür. Mutluluk hormonu daha fazla salgılanır ve hayata pozitif bakmaya başlarsınız.
* Kalp atışlarınız hızlanır, cildinize oksijen yayılır. Bu sayede cildiniz daha canlı ve daha parlak görünür.
* Her zamankinden daha fazla terlersiniz ve vücuttan toksinler atılır.
* Düzenli spor yapmak kalp ve damar hastalıkları riskini azaltır.
* En önemlisi kilonuzu kontrol altına almaya başlayabilirsiniz. Yaz geldiğinde, diyet yapıp aniden kilo vermek yerine, yılın her günü fit ve sıkı bir vücudun keyfini yaşayabilirsiniz.
* Sevdiğiniz, size yük olmayacak bir spor dalını seçmeniz, sizin için, çok daha faydalı olacaktır.


Devamını okuyun...>>

DOMUZ GRİBİNİN BELİRTİLERİ KORUNMA YOLLARI AŞISI

Tüm dünyada, insanlığın korkulu rüyası olan, domuz gribi hastalığı, ülkemizde de oldukça yaygın bir hastalık olmaya başladı. Maalesef, ölümle sonuçlanabilecek kadar, tehlikeli bir hastalık. Domuz gribinin aşısı bulunduğu müjdesini, yayın kanalları sayesinde hepimiz duyduk. Ama,
üzücü olan, kısıtlı sayıda üretilmiş olması. Diğer bir taraftan ise, aşının, koruyuculuk oranının düşük oması. Yani bir rakam vermek gerekirse, aşı yapılmaz ise, 5300 kişi, aşı yapılır ise, 4000 kişi hayatını kaybedecek.
Domuz Gribinin Belirtileri ; Mevsimsel gribe benzeyen belirtiler; ateş, baş ağrısı, boğaz ağrısı, öksürük, genel vücut ağrısı, halsizlik ve bitkinlik. Bazı vakalarda kusma ve ishal de görülüyor. Ağır vakalarda solunum yetmezliği ortaya çıkıyor. Ancak bazı vakalarda hiçbir belirti görülmüyor, bazı vakalar da ölümle sonuçlanabiliyor.
* Tabi, domuz gribi aşısı yapılmak için, önceliklik verilen, bazı risk grupları bulunmakta. Bunlar ; Hamileler, sağlık çalışanları, 6-35 aylık bebekler, itfaiye, ulaşım, elektrik ve doğalgaz hizmetleri gibi kritik alanlardaki personel, diyabet, kronik akciğer hastalığı, bağışıklık sisteminin baskılandığı durumlar gibi kronik hastalık sebebiyle risk taşıyan 3-64 yaş aralığındaki kişiler, kolluk kuvvetleri, silahlı kuvvetler mensupları, 65 yaş üstü kişiler, okul öncesi, ilköğretim, ortaöğretim, üniversite öğrencileri, altı ay 24 yaş arasındaki diğer tüm nüfus.
* Domuz Gribinden korunmak için; Mümkün olduğunca kapalı ve kalabalık ortamlarda bulunmayın, kişisel hijyene önem verin. Dünya Sağlık Örgütü tarafından getirilmiş bir seyahat kısıtlaması yok. Gideceğiniz ülkenin yerel otoritelerinin öngördüğü tedbirlere uyun ve gerekirse maske kullanarak bulaşma riskini azaltın. Grip belirtileri görürseniz, en yakın sağlık kuruluşuna başvurun. Domuz gribinin, usulüne uygun hazırlanan domuz eti veya diğer domuz ürünlerinin yenmesiyle bulaştığına dair bulgu yok. Domuz virüsü, 70 derece ısıtılınca ölmekte. Bol sıvı gıda tüketin, iyi beslenin, dinlenmeye dikkat edin.


Devamını okuyun...>>

12 Ekim 2009 Pazartesi

KURU SAÇLAR İÇİN DOĞAL BAKIM ÖNERİLERİ

Her saç tipi, kendine özel bakım ister. Ama, kuru saçların bakımı daha itinalı ve daha özenli olmalıdır. ;Bu yazımızda, kuru saçların, ışıl ışıl olmasını sağlayacak önerilermiz ve doğal bakım maskemiz yer almakta.

* Saçlarınızı ılık su işle yıklamak, saçların kurumasını ve dökülmesini önler.
* Saçlarınızı hergün yerine, gün aşırı veya 3 günde 1 kez yıkayın. Saç kendi nemini oluşturabilsin. Nemsiz kalan saç daha fazla kurur.
* Saç tipinize uygun şanpuan kullanmak önemli bir konudur. Çok kuru saçlarınız varsa yıkadıktan sonra sadece saç uçlarına krem uygulayın. Böylece uç kırılmalarını önleyebilirsiniz.
* Saçlarınızı çok yüksek ısıda kurutmak, saçlarınıza zarar verir. Saçınızın nemini kaybeder, ışıltısı yok olur. Saç kurutmasını orta kademede çalıştırmak en ideali olacaktır.
* Saçlarınızı güneşten ve klorlu sudan koruyun. Havuza ya da denize girerken bone takmaya özen gösterin. Eğer uzun süre güneş altında kalacaksınız şapka takmanızda fayda vardır.
Kuru saçlar için çok faydalı olan doğal maske tarifi;
GEREKLİ MALZEMELER :
* 1 tatlı kaşığı bal,
* 1 fincan sıcak su,
* 1 tatlı kaşığı badem yağı,
* 1 tatlı kaşığı ceviz yağı,
* Yarım tatlı kaşığı keten tohumu yağı,
* Yarım limonun suyu,
HAZIRLANIŞI VE KULLANIM ŞEKLİ : Tüm malzemeleri cam bir kâsede karıştırın. Maskeyi saç diplerinize masaj yaparak yedirin. Streç filmle saçınızı sarıp 1 saat bekleyin. Saç tipinize uygun şampuanla yıkayıp, durulayın. Havluyla yumuşak hareketlerle iyice kurulayın.
Orta kademeli ısıda saçlarınızı kurutun.
Bu maske, 15 günde 1 defa uygulanmalıdır.


Devamını okuyun...>>

11 Ekim 2009 Pazar

KOLAY EKMEK YAPIMI

Sizlere tarifini vereceğimiz ekme, mayasız yapılıyor. Ama son derece lezzetli ve çocuklarınızın seveceği türde. Aslında, biraz da kek tarzı yapılan bir ekmek. Hemen, tarifimize geçelim.

MALZEMELER :
* 250 gr süzme yoğurt,
* 1 adet yumurta,
* 1 tutam şeker,
* 250 gram un,
* 1 paket kabartma tozu,
* 10 gram tuz,
YAPILIŞI : Yoğurt, yumurta, şeker, tuz, un ve kabartma tozunu, robotta karıştırın. Hamuru, unlu tezgahta koyarak, merdane yardımı ile 24 cm. çapında daire olacak şiekilde açın. Yağlı kağıt serilmiş tepsiye yerleştirin.Üzerini, 3 defa enine, 3 defa boyuna çizin. 16 parçaya bölün. 200o C ısıtılmış fırının ikinci rafında 15 dakika pişirin. Afiyet olsun...


Devamını okuyun...>>

GEBELİKTE CİLT BAKIMI NASIL OLMALI ?

Kadınlarının, hayatını değiştiren hamilelikte de, normal zamanlara olduğu gibi cilt bakımı uygulamalarından vaz geçilmemelidir. ama, tabi, gebelik de göz öününe alınarak, biraz, cilt bakımı şeklini değiştirmekte fayda vardır.

* Gebelikte, hormon seviyesi yükseldiğinden dolayı, cildinizde, bazı değişimler meydana gelebilir. Örneğin, ciltte kuruma, göz altı halkalarında koyulaşma, kılcal damarlada belirginleşme vb. gibi...
Ama, gebelik bitip, bebeğiniz dünyaya merhaba dedikten sonra, bu sorunlar ortadan kalkacak. yani geçici bir durum olduğundan paniklemeyin. Gelelim cilt bakımı önerilerimize;
* Günlük cilt bakımı için sabah ve akşam hafif bir temizleme jeli ile cildinizi arındırın.
* Bol bol su içerek, hem sağlıklı bir hamilelik yaşayın, hem de, cildinizin kurumasını önleyin.
* Yüzünüzde sivilceler oluştuysa, normal zamanda kullandığınız kremden, daha yağsız bir nemlendirici ürün kullanın. Sivilce oluşumunu önlemek için, yastık kılıfınızı sık sık değiştirin. Eğer mümkünse, ipek yastık kılıfı kullanın. İpek; cildinizin korurken saçlarınızın da elektriklenmesini önler.
* Güneşlenirken mutlaka, 15 faktör korumalı, güneş kremlerini tercih edin. Cildinizde çiller oluştuysa ve sizi rahatsız ediyorsa, sizlere doğal bir önerimiz olacak. Çiğ patlıcanı dilimleyip çil olan bölgeler üzerinde gezdirin. Yavaş yavaş yok olduklarını göreceksiniz. Diğer doğal önerimiz ise;
* 2 çay kaşığı turp otu v2 çay kaşığı ayranı karıştırıp buzdolabında bir saat bekletin. Turp otlarını ayranın içinden çıkarın. Temiz bir parça pamuğu, ayrana batırıp çillerin üzerine sürün. İyice durulayın. Bu uygulamayı haftada birkaç kez yapabilirsiniz.
* Hamilelik sırasında kılcal damarlarınız belirginleşebilir. Bu sorunun üstesinden gelmek için her gün doğal gül yağı ile kılcal damarlara masaj yapın. Gül yağı ciltteki kızarıklığı almak için de idealdir.
* Gözaltlarınızda kuruluk veya koyuluk oluştuysa, cilt tipinize uygun bir göz kremi ile nemlendirin. Hafif bir makyaj yapın.


Devamını okuyun...>>

07 Ekim 2009 Çarşamba

KEMİK ERİMESİNDEN KORUNMANIN YOLLARI

Kadınların ve hatta erkeklerin korkulu rüyası kemik ermesi, çocukluk çağlarından itibaren alınacak önlemler sayesinde, önlenebilecek bir hastalık aslında. Düzenli beslenme, egzersiz ve bazı kurallara uymak, sizlere, yaşlılıkta, sağlıklı ve dinç bir hayat sunacaktır.

* Kemik erimesini önlemek için sık sık yoğurt, süt, yumurta gibi kalsiyum oranı yüksek gıdalar almanız gerektiğini unutmayın. ama, bunların da, tek başına yeterli olmadığını hatırlatalım. Beslenme planınıza, bol bol sebze ve meyve eklemelisiniz. Vücudun en çok ihtiyaç duyduğu sıvılardan biri olan su ise en büyük yardımcınız olacaktır. Suyun içinde kalsiyum bulunmaktadır ve kemikleri de güçlendirir.
* Hem menopoz döneminde, hem de öncesinde, asit oranı yüksek gazlı içecekleri mümkün olduğunca az tüketin.
* Sigara kullanımının, kemik erimesinin bir nedi olduğunu, aklınızdan çıkarmayın.
* Egzersilerin ve meditasyonun gücünden faydalanın.
* Kemi erimesini önleyen tek besin gurubu kalsiyum değildir. Vücudun, proteine de ihtiyacı vardır. Günlük öğünlerde protein içeren yiyecekler bulundurun. Kırmızı et, yeşil mercimek, bulgur gibi gıdalar yüksek miktarda protein içermektedir. Kolestrol, şeker gibi hastalıklarınız varsa, doktorunuzun önerdiği ölçüde, kırmızı et tüketimini ayarlayın. İdeal kırmızı et tüketimi 2 haftada 1 porsiyondur.
* En önemli kuralı, en sona sakladık. Kendinizi sevmek ve kendinize iyi bakmak, en iyi ilaç kadar etkilidir.


Devamını okuyun...>>

04 Ekim 2009 Pazar

KIRIŞIKLIKLAR NEDEN OLUŞUR

Kadınlar da ve erkeklerde meydana gelen cilt kırışıklıkları çeşitli nedenlere bağlı olarak meydana gelir. Erkekler bunu çok sorun etmez, ama kadınlar için, durum biraz daha farklı ve hassastır. Gelin, hep birlikte, kırışıklıkların oluşma nedenlerini görelim. Ve tabiki, ona göre de tedbir alalım.

* Yaptığımız mimikler, güneş ışınları ya da vücudumuzun susuz kalması kırışıklıkların başlıca nedenleri arasındadır.
* Mimik kaslarının yıllar boyunca çalışması, cilt üzerindeki kıvrımları belirgin hale getirir. Bu yüzden, dinamik çizgiler ortaya çıkıyor. İfade kırışıklıkları genellikle iki kaş arasında, alında, göz ve dudak çevresinde kendini gösterir.
* Genellikle 20’li yaşların sonlarında, ciltteki elastin ve kolajen lifleri elastikiyetini kaybetmeye başlar. Yüzümüzdeki 40 adet kas, gün içinde gülmek, kaşları çatmak, yemek yemek veya sigara için yaklaşık 30.000 kez hareket eder. Mimik hareketleri, cildin alt katmanlarında bulunan fibroplastların, dolayısıyla cildin kasılmasına yol açıyor. Mimiklere bağlı olarak, kasılan cilt artık rahatlamıyor ve kırışıklar oluşuyor. Mimik çizgileri önlem alınmazsa derin kırışık haline dönüşebiliyor.
Kırışıklıkların oluşmasında, 3 ana faktör vardır.
1- GENETİK SEBEPLER : Cildinizde ilk kırışıkların ne zaman ortaya çıkacağı ve ne kadar yoğunlukta olacağını belirleyen başlıca faktör, genetik etkilerinizdir. Yani, annenizde kırışıklar geç yaşta kendini göstermeye başlamışsa, bu sizinde, bir an önce tedbir almanız için, bir uyarı sayılır.
2- CİLT BAKIMI : Doğru ürünleri, düzenli olarak uygulayacağınız bakımlar, cildinizin pürüzsüz ve gergin kalmasını sağlarken, kırışıkların oluşum sürecinide geciktiriyor.
3- ÇEVRESEL FAKTÖRLER: Güneş ışınları, kuru hava, sigara tüketimi, alkol kullanımı gibi pek çok çevresel faktör de, cildin nasıl yaşlanacağını ve hangi tür kırışıkların oluşacağını belirliyor. Bu sebeple, yaşam tarzınıza özen göstererek, sigara ve alkol tüketiminden kaçınmak, sigara tüketilen ortamlardan uzak durmak, güneşten koruyucu ürünler kullanmak ve bol mikltarda su içmek, kırışıklık sürecini, sizlerden mümkün olduğunca uzak tutacaktır.


Devamını okuyun...>>

01 Ekim 2009 Perşembe

EN DOĞAL BÜYÜ

Eğer, doğru parfümü kullanıyorsanız, bu en doğal büyüdür. Çünkü, insanlar, eşlerini kokularına göre seçerler. Doğru parfümü bulmak ise, biraz aaman alan bir iş. Sizlere parfüm seçimi ve kullanımı için, bir kaç püf noktası önermek istiyoruz.

* En doğru kokuyu bulabilmek için parfüm alışverişini sabah saatlerinde yapmanız gerekir. Yeni uyandığınız için kokulara karşı hassassınızdır ve daha iyi ayırt edebilirsiniz.
* Parfüm kokusunu test etmek için şişeden değil, bileğinizi sıkarak koklamayı tercih edin.. Kesin sonuç için, parfümü bileğinize sıktıktan sonra, 2 dakika bekleyin ve koklayın. Parfüm tercihinizi yaparken, moda kurbanı olmak yerine teninize uygun olan parfümü seçin.
*Parfümünüzün daha kalıcı olmasını istiyorsanız aynı kokuya sahip, vücut kremi satın alıp banyodan çıktıktan sonra, nemli vücudunuza uygulayabilirsiniz. Kıyafetlerinizin üzerine sıkacağınız iz bırakmayan birkaç damla parfüm, gün boyu kalıcılığı korumaya yardım edecektir.
Kalıcılığı sağlamanın diğer yolu kulak arkası, dekolte bölgesi ve boynunuza hafif miktarda parfüm sıkmaktır.
* Güneşlenirken vücudunuzda parfüm olmamasına dikkat etmelisiniz. Güneş altında sıkılan parfümler, ciltte lekeler oluşmasına sebep olur.
* Spor yaparken parfüm sıkmak yerine terlemeyi ve ter kokusunu önleyici deodorantlar tercih edebilirsiniz.
* Yaz günlerinde çiçek kokulu hafif parfümleri, kış günlerinde ise baharat kokulu parfümleri tercih edebilirsiniz. Gündüz hafif parfümleri, geceleri biraz daha ağır kokulu parfümleri kullanabilirsiniz.
* Parfüm kullanımında en doğru yöntem sadece bir parfüm sıkmaktır. Birden fazla parfüm sıktığınızda, kokular birbirine karışır ve ortaya hoş olmayan sonuçlar çıkabilir.
* Erkek parfümü kullanmak, çoğu zaman etkileyici sonuçlar doğurur. Kalıcı ve fark edilir kokusuyla, erkek parfümlerini tercih edebilirsiniz. Dikkat etmeniz gereken nokta ise, parfümün çok ağır ve çok erkeksi olmaması.


Devamını okuyun...>>

29 Eylül 2009 Salı

PRATİK PEYNİRLİ BÖREK

Canınız börek istediğinde veya, acil misafir durumlarında, kolaylıkla hazırlayabileceğiniz, enfes peynirli börek tarifimiz için, malzemleri saydıktan sonra, hazırlanışına geçelim.

MALZEMELER :
* 1 adet yufka,
* 4 yumurta,
* 1 su bardağı süt,
* 2 dilim beyaz peynir,
* 5 dal ince doğranmış maydanoz,
* 3 yaprak ince kıyılmış ıspanak,
* 3 yemek kaşığı zeytin yağ,
* 2 tatlı kaşığı tere yağ,
HAZIRLANIŞI : Derin bir kasede yumurtayı iyice çırpın. Süt, zeytinyağı, rendelenmiş beyaz peynir, maydanoz ve ıspanağı yumurta kasesine ekleyip iyice karıştırın. Yufkaları küçük küçük parçalara bölüp yumurtalı karışıma ekleyin.Tereyağını teflon tavaya alıp iyice kızdırın. Börek karışımını tavaya döküp iki tarafını da çevirerek kızartın.Dilimleyerek sıcak olarak servis yapın. Afiyet olsun...
Bu börek tarifi, sabah kahvaltıları için de, idealdir.


Devamını okuyun...>>

AŞKLAR NEDEN BİTER ?

Bir beraberlik başlarken, eğer karşımızdakini, gerçekten seviyor ve istiyorsak, sonsuza kadar süreceğini düşünürüz. ama, ilişkini başında, her iki tarafta, bu ilişkinin onsuza kadar süreceği konusun, bir taahhütte bulunmaz. İlşkiler, bir zaman diliminde biter. Peki neden?

* Aşkın bitmesinin sorumlusu, sadece kadın ya da erkek değildir. Her iki tarafında katkısıyla bitmiştir. Aşk bittiğinde, karşı tarafı suçlamak yerine, bir iç hesap yapmak daha doğru olacaktır.
* Bir ilişkinin en önemli noktası, sevdiğiniz insanın öncelikle, en iyi arkadaşı olabilmeyi becermektir. Dostluğunuzu paylaşmadığınız birisiyle, yatağınızı paylaşmak, bir zaman sonra sıkıcı gelecektir.
* iİlişkilerin temeli, birlikte bir şeyleri paylaşmak olsa da, karşıdakinin, bireysel yaşam alanını ihlal etme hakkını vermez. Birlikteyken mutlu olmak kadar, ayrı zaman geçirdiğinde keyif alacağın şeyler yapmak, ilişkinizi ayakta tutacaktır.
* Bir aşka başlamak, kendinizden vazgeçmek anlamını taşımaz. Aşık olduğunuz amanlarda da, kendinize bakabilir, kendinizle vakit geçirebilirsiniz. Kendinizi önemsemekten vazgeçmeyin.
* Uzun süreli bir ilişki istiyorsanız, tartışmaları uzatmaktan vazgeçin. Mutlaka haklı çıkmak zorunda değilsiniz. Haksız olduğunuz durumlarda kabul etmeyi bilin. Doğrunun tek olmadığını, size çok doğru gelen bir şeyin, sevgilinize o kadar da doğru gelmemesi ihtimalini unutmayın. Zaman zaman ikna etmeye çalışabilirsiniz, elbette, tartışabilmek ilişkiniz için son derece sağlıklıdır. Ancak, tartışma ile kavga arasındaki farkı ayırın. Israr ve zorlama, sevgiye vurulan darbelerdir.
* Karşınızdaki insanı değiştirmeye uğraşmayın. Unutmayın ki, sizin tanıdığınız zamanda da o aynıydı. Aşk, olduğu gibi kabul ederek sevebilmektir. Bazı isteklerde bulunmak, her iki tarafın da hakkıdır. ama, kişilerde, radikal değişmiler istemeye, iki tarafında hakkı yoktur.
* Eğer her iki tarafın arasındaki farklı özellikleri, birbirinizi tamalayarak bir denge kurmanız gerekir. Bu şekilde aşkınızı doya doya ve uzun süreli yaşamanız daha kolay olacaktır.
* Sevgi, fedakarlık, hırs, kapris, kıskançlık, romantizm ve aşkı oluşturan diğer öğeleri, tadında yaşayın ve hissettirin. Herşeyin falasının zaralı olduğunu unutmayın.


Devamını okuyun...>>

EVİNİZ YAŞAM TARZINIZI YANSITIYOR MU?

Yeryüzünde bulunan her şeyin bir kişiliği vardır. İnsanlar, hayvanlar, renkler... Evinizde kullandığınız renkler, sizin kişiliğinizi ve yaşam tarzınızı yansıtır. Gelin, renklerin dilini hep beraber görelim.

KIRMIZI : Her zaman bir işle meşgul olan, performans göstermeden oturamayacağı bir göreve sahip ve dinlenmesi zor olan kişilerin tercihidir. Kırmızı, cesur ve enerjik bir renktir. Kırmızıyı sevenler, güçlü, enerjik ve aktif bir yapıya sahiptirler. Olayların kontrolünü ellerinde tutmaktan hoşlanırlar. Kırmızı renk, koruma ve güven hissi ihtiyacını gösterir. Kırmızı ile döşenen evlerin sahipleri, sosyalleşmeyi ve seyahat etmeyi sevenlerden oluşur.
SARI : Akıllı ve iyimser kişilikleri ile, çeşitli zevklere sahip sosyal insanların tercihi olan bir renktir. Aydınlık ve mutluluk veren sarı, bütün renkler arasında en görünür olanıdır. Aklın ve bilginin rengidir. Altın tonları, fikirlerini çevresindekilere aktarma konusunda, yetenekli kişilerin tercihidir. Sarı ile dekore edilen evler, mutluluk ve sağlıkla çevrelenmiş bir yaşam isteğini anlatır. Özellikle dış mekan aktiviteleri ve kalabalık arkadaş grupları ile yapılan sağlık, doğal beslenme ve zihinsel faaliyetlerin yapılacağı odalara kullanılmak için çok doğru bir seçimdir.
TURUNCU : Ev yapımı lezzetli yemeklerin keyfini dostlarıyla çıkaran, iletişim kurmayı seven, neşeli ve duygusal insanların tercih ettiği bir renktir. Canlandırıcı ve hayat dolu bir renktir. Eğlence dolu, sosyal aktivitelerin sıklıkla yapıldığı bir ortamı yansıtır. Ağırlıklı turuncu ve kahverengi ile döşenmiş evler, aile ve ev çevresinde dönen bir hayatı yansıtır. Turuncu kişilik, yalnızlığı sevmez. Turuncu ağırlıklı evler dostluk ve arkadaşlık isteğini ifade eder.
SİYAH & BEYAZ : Bu tonları seçenler, hayatını sadeleştirme ve özüne geri dönme isteği duyanlardır. Kesin kontrastlık taşıyan nötr tonlarla döşenen bir ev, düzen ve kontrolü ele geçirme ihtiyacı hisseden kişilikleri yansıtır. Siyah ve beyaz kontrastlığı, Japon minimalist stilinde görüldüğü gibi, daha çok mistik bir görünümü yansıtır. Renklerden çok, natürel objelerin şekil ve dokularını vurgulayan bir yaklaşımdır.
MAVİ : Kitap okumayı, müzik ve sanatla uğraşmayı seven, yaratıcı ve entelektüel alanları tercih eden kişilerin tercihidir. Mavi, içe dönük bir kişiliğe sahiptir. Barış ve huzuru sevenlere uygundur. Mavi, herkesin özel zevkini, huzur içinde yaşayabileceği sakin ve sessiz bir atmosfer oluşturur. Mavi ile dekore edilen evler, yaşamın stresinden uzak, kişisel bir cenneti yaratma isteğini gösterir.
PEMBE : Romantizmin rengidir. Pembe, kırmızının bir tonu olmasına rağmen, kendine ait, farklı bir kişiliği sembolize eder. Duyusal olarak zor anlar yaşadığımızda bu renge yöneliriz. Özellikle yatak odaları için uygundur. Açık pembe tonlarını ise, başkalarının iyiliği için çalışanlar seçer.
YEŞİL : Sakin ve anlaşılması kolay kişilikleri, doğa sevgisini ve sağlıklı yaşam tarzını anlatır.Yeşille dekore edilen evler, sakin ve huzur dolu bir hayat isteğini anlatır. Yeşil kişilikler için, karar vermek zordur. Bu yüzden genellikle seçimi başkalarına bırakırlar.
DOĞAL RENKLER : Şatafattan ve çok ön planda olmaktan hoşlanmayan kişilerin tercihidir. Sahne ışıklarından uzak hayat sürmeyi tercih eden bağımsız kişilerin tercihidir. Doğal renkleri tercih eden kişiler, hayatlarının irdelenmesini, hayatlarına müdehale edilmesini ve tek bir kalıp içine oturtulmayı istemeyen insanlardır.


Devamını okuyun...>>

28 Eylül 2009 Pazartesi

SOĞUK ALGINLIĞI ÖKSÜRÜK VE BAŞ AĞRISINA DOĞAL ÇÖZÜMLER

Kış meviminde, en sık yaşadığımız sorunlardan üçğne, doğal ve pratik öneriler sunmak istiyoruz. Soğuk algınlığı, öksürük ve baş ağrısını, kolay bri şekilde yok etmek için önerilerimiz aşağıda verilmiştir.

SOĞUK ALGINLIĞI : Grip ve nezle hastalıklarında C vitamini takviyesi gerekir. Vücudunuzun ihtiyaç duyduğu C Vitamini, taze demlenmiş kuşburnu çayı ile karşılayabilirsiniz. Kuşburnu meyvesini incecik kıyın. 1 bardak kaynar suya 2 tatlı kaşığı kuşburnu ekleyin. 10 dakika demlendirdikten sonra süzün. Sıcakken için.
ÖKSÜRÜK : Evde kolayca uygulayabileceğiniz ve sizi öksürükten kurtaracak pratik yöntem: iki kaşık limon suyunu 1 litre kaynar suyla karıştırın. Kıvamı şerbet gibi olana kadar, süzme bal ekleyip karıştırın. Her saat bir veya iki kaşık için.
BAŞAĞRISI : Baş ağrısı için, sizlere, 3 ayrı yöntem önermek istiyoruz.
* 1 adet soğanın kabuğunu soyup incecik doğrayın. Temiz bir tülbendin içine sarın. Ensenize uygulayın. 20 dakika bekledikten sonra soğanı alın. Ensenizi sıcak havluyla sarın.
* Başınızın ağrıyacağını hissediyorsanız kovanın içini sıcak suyla doldurun. Ayaklarınızı bu suda dinlendirin. Baş ağrınızdan kolayca kurtulacaksınız.
* 1 dal taze naneyi 1 bardak kaynar suda birkaç dakika demlendirin. Sıcakken için.
* Eğer, baş ağrınız sürekli ise, mutlaka ilgili uzmana başvurup, gereken muayene ve tetkiklerinizi yaptırın.

Devamını okuyun...>>

SOĞUK ALGINLIĞINA FİLİSKİN NANESİ SUYU

Öncelikle, sizlere filiskin nanesinin ne olduğunu anlatalım. Filiskin, Batı anadoluda yetişen, yabani nanelerin en ünlüsüdür. Botanikteki adı Mentha pulegium olan bitkiye, halk dilinde filiskin, filiskin nanesi deniliyor. Gelelim kullanım şekline ve faydalarına.

KULLANIM ŞEKLİ : 1/4 Filiskin suyu ile doldurulmuş çay bardağını, içme suyu ile tamamlayıp Günde 3 çay bardağı içilir.
FİLİSKİN NANESİNİN FAYDALARI ;
Mide üşütmesi,soğuk algınlığı, nezle ve gripte faydalı, balgam ve safra sökücü, adet söktürücü, kalp rahatlatıcı, mesane yollarını temizleyici, vücuda kuvvet verici, idrar sökücü, kan temizleyici etkilere sahiptir.
*Filiskin bitkisi az miktarda (yüzde 0.1-0.2) uçucu yağ taşır.
*Bu uçucu yağda yüksek oranda pulegon bulunur.
*Bu maddenin kokusu, tıbbi nanede bulunan mentolden daha hafiftir.
* Filiskin nanesi suyunu, aktarlardan ve bitkisel ürünler satan dükkanlarda bulabilirsiniz.


Devamını okuyun...>>

27 Eylül 2009 Pazar

ADAM GİBİ ADAM İSTEDİĞİNİZDEN EMİN MİSİNİZ?

Kadınlara, nasıl bir erkekler birlikte olmak istersiniz? diye sorulduğunda, adam gibi adamla beraber olmak isterim diyen kadın sayısı çoğunlukta olacaktır. Peki adam gibi adamın tarifi nedir?

Adam gibi adamdan kasıt, özü sözü bir, yani dürüst kişidir. Dürüstün, kelime anlamı ise; sözü ve davranışlarıyla doğruluktan ayrılmayan, kurallara uyan, yanlışsız, doğru kimsedir. Bu cevabı veren hanımlar, gerçekten böyle bir adamla birlikte olmak isterle mi aceba? Eğer, sorumuza cevabınız evet ise, sizi yürekliliğinizden dolayı tebrik etmek isteriz. Çünkü;
* Bu adam size iltifat etmeyecek(İltifatta bir çeşit yalan sayılır bana göre).
* Sizlere tüm gerçeleri, hoşunuza gitmeyenlerde dahil, bir çıpada söyleyecek.
* Sizi incitecek.
* Kalbinizi kıracak.
* Çok beğenerek boyattığınız saçlarınızı beğenmeyip, bu şekilde mi dolaşacaksın diye soracak.
* Kilo almış olduğunuzu, size hatırlatacak ve canınızı sıkacak.
* Başka kadınlara, hoşlanarak bakmasını anlatacak.
* Daha benzeri pek çok konuşamlar geçecek aranızda.
Bu listeyi uzatmak mümkün. ama bu kadarının yeterli olduğunu düşünüyoruz. bir kez daha sormak istiyoruz. Adam gibi adam istediğinizden emin misiniz? Çünkü, bütün bunları söyeleyebilen adam, sadece kaba ve patavatsız olarak adlandırılabilir.
Aslında tüm bunları yazarken, kadınların adam gibi adam söüyle, kendilerine sahip çıkacak, sevecek, sayacak, kendilerini aldatmayacak, ekmeğini taştan çıkaran, evini ve ailesini başkasına muhtaç etmeyecek bir erkeği kastettiklerini de biliyorz. Ama, siz yine de iyi düşünün deriz...


Devamını okuyun...>>

ELBİSELERDE SEZON SONU İNDİRİMLERİNİ KAÇIRMAYIN

Mevsim geçişlerinde, mağzalar, sezon sonu indirimlerine başlarlar. Bu indirimlerden yararlanarak, bir sonraki sezon için, hazırlık yapabilirsiniz. Çünkü, sezon başında, tüm kıyafetler, oldukça pahalıya geliyor. sezon sonunda, tüm kreasyonu bulamasanızda, mutlaka sizlere uygun bir şeyler bulacağınızdan eminiz.

ÇİÇEK DESENLERİ : 2009 yazında, sıkça gördüğümüz, çiçek desenli elbiselerden alabilirsiniz. Çünkü, 2010 yazında da, çiçek desenli ve uzun elbiseler, revaçta olacak. Sezon sonu indirimleri, bu elbiseleri almak için, iyi bir fırsat.
DAR KESİM : Son dönemlerde, kadınlar yeniden elbise giymeye başladı. Dar kesimli elbiseler, bu yıl olduğu gibi, önümüzdeki yılda da, kadınların üzerinde sıkça göreceğiz. Diz altında biten, dar kesimli mini elbiseleri almak için, yaz sezonunu beklemeyin. Eğer, elbiseleri giyicek kadar ince olduğunuzu düşünmüyorsanız, dar kesimli büstiyer ve bluzları tercih edebilirsiniz.
TEK OMUZLU ELBİSELER: 2009 yazında, sıkça moda sayfalarında ve sokaklarda gördüğümüz tek omzu açıkta bırakan elbiseler, 2010 yazında da gözde olmaya devam edecek. Ten rengi ve vücut tipinize uygun tek omuzlu kıyafet almak, şu dönemlerde, sizin için, oldukça ekonomik olacaktır.
Tüm bu önerilerin sonunda, sizlere en önemli hatırlatmayı yapmak isteriz. Alacağınız kıyafetleri bütçenizi aşmadan yapmak, sizlerin yararına olacaktır.


Devamını okuyun...>>

25 Eylül 2009 Cuma

SÜTLÜ EKMEK YAPIMI

Evde ekmek yapmak hem çok keyiflidir, hem de insanın üreti açısından tatmin edicidir. ekmek pişirme makinaları da, evde kendi ekmeğini kendisi yapmak isteyen okurlarımız için, harika bir üretim. ama ekmek pişirme makinam yok diye, sakın bu isteğinizden vazgeçmeyin. ekmeğinizi evinizdeki fırınınızda da pişirebilirsiniz. Gelelim sütlü ekmeğimizin tarifine;

MALZEMELER :
* 50 gr. tereyağı (küp küp doğranmış ve yumuşatılmış),
* 260 ml.süt (oda sıcaklığında)
* 1 çay kaşığı şeker,
* 2 çorba kaşığı tuz,
*1 tatlı kaşığı maya
* 400 gr. un
HAZIRLANIŞI : Süt, tereyağı, şeker, tuz, un, sıra ile ekmek makinasına konulur. En son maya eklenir. Mayanın kesinlikle sıvılara karışmaması gerkir. 1 nolu ekmek programı Bu ekmeği pişirmek için uygun bir programdır. Eğer, bu ekmeği fırında yapmak istiyorsanız, malzemeyi yoğurup ele yapışmayacak kıvama gelince, 1 saat kadar sıcak bir yerde hamuru mayalandırın. Daha sonrada yarım saat fırının en düşük sıcaklığında mayaladırıp 180 derece fırında pişirin. Afiyet olsun...
NOT : Tarifimiz, 750 gr. ekmek için içindir.

Devamını okuyun...>>

2010 KIŞINDA ŞIK KAZAKLAR


Kış mevsimi yavaş yavaş yaklaşıyor. Dolaptaki yazlık kıyafetlerin yerini, kışlık kıyafetlerin alma zamanı geldi. 2010 kış sezonunda, karika kazak modelleri sizleri bekliyor.

Yan tarafta görüdüğünü model sadece bir kaç örnek. Renk renk kazaklardan biri eminim sizler için uygun olacaktır. Modellerde dikkat etiyseniz,i uzun kazak modası bu yıl da devam etmekte. bu kazları, ince bir kemerle süslemek de bu yıl oldukça moda. Bu sezonun en gözde renkleri ise, siyah gri ve kahve tonları olacak. Tercih sizin...


Devamını okuyun...>>

24 Eylül 2009 Perşembe

FIRINDA HELLİM PEYNİRLİ PATLICAN

Hellim peynirinin lezzeti harikadır. Bir de, bu peynir, parlıcanla birleşip, fırında pişerse, tadına doyum olmaz. Aslında, tarifini vereceğimiz yemek, bir diyet yemeği. Ama, diyet yapmayanlar da, rahatlık bu tarfi deneyebilirler.

MALZEMELER :
* 2 adet küçük boy bostan patlıcanı,
* 2 adet domates,
* 1 küçük paket hellim peyniri,
* 3 diş sarımsak,
* 1 adet etli kırmızıbiber (Paprika),
* Siyah zeytin (her patlıcan dilimine 1 adet) ,
* Zeytinyağı
HAZIRLANIŞI : Patlıcanları yıkayın ve kabuklarını soymadan 1’er cm genişliğinde dilimleyin. Fırınlama işlemini yapana kadar, tuzlu suda bekletin. Sarımsağı soyup dövün ve zeytinyağı ile karıştırın. Fırınınızı en yüksek seviyeye ayarlayın ve ısıtın. Patlıcanları pişireceğiniz fırın tepsisini, bir fırça yardımı ile hazırladığınız karışımı sürerek yağlayın. Patlıcanları tepsiye yerleştirin ve üzerilerin fırça yardım ile yağlayın, 7–8 dakika fırında pişirin. Fakat çok kurumamasına dikkat edin. Domatesleri ve hellim peynirini dilimleyip, her patlıcanın üzerine 1 dilim domates, 1 ince dilim hellim gelecek şekilde dizin. Üzerini julyen doğradığınız biber dilimleri ve zeytinle süsleyin. Hellim peynirleri iyice kızarana kadar pişirin, isteğe göre mısır taneleri ile süsleyerek servis yapın. Afiyet olsun...


Devamını okuyun...>>

20 Eylül 2009 Pazar

AKSESUAR ALIRKEN DİKKAT EDİLMESİ GEREKENLER


Aksesuarlar o kadar çeşitli ki... Tokalar, kemerler, kolyeler, bilezikler, küpeler,... ve daha pek çok şey. Eğer, aksesuar kullanmayı seviyorsanız, aksesuar alırkan, bazı konulara da dikkat etmeniz gerekir.

* Birlikte kullanacağınız takı ve giysiler birbirine uyumlu olmalı. Ne takınız, ne de giysiniz göz tırmalamalı.
* Bir arada kullanmak için aldığınız aksesuarların bütünlüğüne dikkat edin. Eğer, birlikte kullanmak için, bir kolye ve bileklik alacaksanız, ikisinin de gümüş olmasına ya da renklerinin birbirlerine uygun olmasına dikkat edin.
* Eğer, büyük aksesuarları ve XL takıları tercih ediyorsanız, bunları takım olarak kullanma fikrini kafanızdan çıkarın. Bu büyüklükteki aksesuarları tek başına, yani sadece küpe, kolye ya da sadece bilezik olarak kullanmanız daha şık ve hoş olacaktır.


Devamını okuyun...>>

19 Eylül 2009 Cumartesi

DİYET AKDENİZ SALATASI

Salata sever misiniz? Salata hem sindirimi kolaylaştırır. Hem diyetimize yardımcı olur, hem de bizleri sağlıklı kılar. Değişik damak tatlarını seven okurlerımız için, akdeniz salatası tarifi vermek istiyoruz. Üstelik diyet salata olması nedeniyle de formunuzu korumaya yardımcı...

MALZEMELER :
*2 demet marul veya kıvırcık,
*1 demet roka,
*10 kurutulmuş domates,
*1/2 demet maydanoz,
*150 gr eski kaşarpeynir,
*2 çorba kaşığı dolmalık fıstık,
*4 çorba kaşığı sızma zeytinyağı,
*1 çorba kaşığı nar ekşisi,
*2 çorba kaşığı limon suyu,
*1 çay kaşığı sumak,
*Tuz,
HAZIRLANIŞI : Salataları temizleyip yıkayın ve kurulayın. Kurutulmuş domatesleri yıkayıp kurulayın ve ince şeritler şeklinde doğrayın. Peyniri jülyen doğrayın. Dolmalık fıstıkları teflon tavada kavurun. Maydanozu yaprak yaprak ayırın. Kalan zeytinyağı, nar ekşisi, limon suyu, sumak ve tuzu bir kapta karıştırın.Yeşillikleri servis tabağına alın. Kurutulmuş domates ve soğanı ekleyip harmanlayın. Zeytinyağlı sosu üzerine gezdirin. Maydanoz yaprakları, fıstık ve peyniri serpiştirin. Servis yapın. Afiyet olsun.


Devamını okuyun...>>

DİYET KEK TARİFİ

Kekin diyeti de olur mu demeyin. Eğer, bazı kurallara dikate eder ve yerken kantarın topuzunu karmazsak, herşeyden yiyerek formda kalmak mümkün.

MALZEMELER;
* 1 su bardağı damla çikolata
* 1 su bardağı esmer şeker,
* 1 su bardağı un ,
*125 gr tereyağ ,
*1 paket vanilya ,
*1 paket kabartma tozu,
* 2 tane muz ,
HAZIRLANIŞI; Tereyağ,şeker ve çikolata teflon kapta eritilir. Un,vanilya,kabartma tozu ve muzları, tereyağ, şeker, çikolata karışımını, derin bir kaba koyarak, mikserle çırpın. Kalıba dökrek, 180 derece 40*45 dak pişirin.


Devamını okuyun...>>

15 Eylül 2009 Salı

ÇAĞLA ŞIKELDEN SELÜLİT İÇİN DOĞAL ÖNERİ

Çağla Şıkel de, doğanın gücünden faydalanan ünlülerimzden birisi. Selülitler için uygulamış olduğu doğal ve etkili yöntemi bizlerle paylaştı. Kekik ve biberiyenin kan dolaşımını hızlandırdığını söyleyen Şikel, bu karışımı uyguladıktan sonra terlemenizi sağlayacak tempolu bir yürüyüş yapmanızı veya dans etmenizi öneriyor.

GEREKLİ MAZLEMELER :
*10 damla biberiye yağı
*10 damla badem yağ
*5 damla kekik yağı
* 5 damla portakal yağı
HAZIRLANIŞI VE KULLANIM ŞEKLİ : Badem, kekik, biberiye ve portakal yağını karıştırın. Ardından ipek bir keseyle 15 dakika boyunca selülitli bölgelere masaj yaparak bu karışımı vücudunuza iyice yedirin. Streç film ile bacaklarınızı sarın. Bu şekilde yapacağınız egzersizin ardından yaklaşık 30 dakika sonra streçi açın ve tekrar yağı keseyle vücudunuza yedirip duş alın.


Devamını okuyun...>>

08 Eylül 2009 Salı

SİGARANIN CİLDE ZARARLARI

Sigara, tepeden tutun, tırnağa kadar, bedenimizin her noktasına zarar. ÖZellikle cilt üzerindeki olumsuz etkileri, çok çok fazla. Cildin 2 büyük düşmanından birincisi, aşırı güneş ışığı, diğeri ise, sigara. Sigaranın cilt üzerindeki olmsuz etkileri ;

* Sigara içmek, cildin çok hizli bir sekilde yaslanmasina neden olur. Sigara içmek, vücuttaki kolajenin tekrar üretimine engel olur, ciltteki suyu yok eder, göz ve agiz çevresinde çizgiler olusmasina, o bölgelerin büzüsmesine neden olur. Ayrıca, elastin üretimini de zarar ugrattigindan, cildin esnekligini kaybettirir.
* Nikotinin kan damarlarini daraltmasi ve cilde giden oksijen ve besin degerlerinin minimuma indirmesi nedeniyle, sigara içenlerin cansiz ve soluk benizli bir dis görünüsleri olmaktadir.Ayrıca, sigara içmekten dolayı, vücutta artan karbon monoksit, ciltteki oksijeni yok etmektedir.
* Sigara içmek, akcigerleri ve diger organlari tahrip etmektedir, ayni zamanda vücudun C vitamini depolarini yok etmektedir. C vitamini, cildin kendini onarmasi için gereken vitaminlerden biridir, Ayrıca sigara içerken olusan asirici sicaklik da cildi tahris eder.
* Sigara içmekle, hem vitamin depolarını, hem de kolojen dopolarını yok ettiğinizi bir kez daha hatırlatmak istiyoruz.

Devamını okuyun...>>

DİYET YAPARKEN SAĞLIĞINIZDAN OLMAYIN

Formunuzu korumak adına yaptığınız diyetler, sağlığınızdan olmanıza neden olabilir. ÖZellikle kısa sürede, çok kilo verdiren şok diyetler, bu yönden oldukça tehlikeli olabilir. Diyet yaparken, dikat edilmesi gekenleri, kısaca hatırlatmak istiyoruz.

* Diyet sırasında, yorgunluk, kusma, kalp ritminde bozukluk, tansiyon düşüklüğü, adet düzensizliği, kuru cilt, saç dökülmesi gibi, sağlık sorunlarından birin veya bir kaçı yaşamnız durumunda, diyeti, derhal bırakıp, bir hekim yardımı almanız gerekmektedir.
* Sağlıklı bir kilo kaybı için günlük en az 2-3 litre su tüketilmesi gerekir.
* Diyet tedavisi, mutlaka bir diyetisyen kontrolünde yapılmalıdır.
* Ağırlık kaybı, haftada 0.5-1 kilogramı geçmemelidir. Diğer bir deyişle kişi yavaş ve uzun bir sürede zayıflamalıdır.
* Yağlı besinler tokluk hissi verdiğinden, yağda eriyen A, D, E ve K vitaminlerinin vücutta kullanımını sağladığı için, diyetin yağ miktarı çok azaltılmamalıdır.

Devamını okuyun...>>

07 Eylül 2009 Pazartesi

DOĞAL PEELİNG MALZEMELERİ

Bütün güzellik ürünleri, aslında tek bir amaca hizmet etmekte. Güzel ve bakımlı bir cilt... Bu isteğe ulaşmak aslında çok da zor değil. Bİraz mutfağımızdaki malzemelr, biraz, elimizin altında bulunan ürünler... Geriyue kalan tek şey ise, onları doğru zamanda, doğru yerde kullanabilmek. Bu yazımızda, etkili peeling yapabilmek için, kullanılması gereken malzemelerden bahsetmek istiyoruz.
* LİF : Eski zamnalrdan beri, sürekli olarak kullanılılan lifler, Aslında çok kuru, kaba dokulu bir kabaktır. Islandığı zaman şişerek yumuşar ve etkili bir peeling yapılmasına yardımcı olur.
* FRİKSİYON ELDİVENİ : Friksiyo9nun anlamı, dairesel hareketlerle masaj yapmaktır. Sert dokulu doğal ya da sentetik malzemelerden yapılan bu eldivenleri kullanmak, çok pratiktir ve etkil sonuç verir.
* SÜNGER : Sünger, aslında bir deniz canlısının iskeletidir. Lif ve keselere göre, daha yumuşak olduğu için, hassas ciltler tarafından rahatlıkla kullanılabilir ve tahrişlere neden olmaz.
* KESE : En çok bilinen ve kullanılan banyo malzemesi kese, saf ipek veya sentetik maddelerden üretilebilir. Cep şeklinde olan kese, en iyi peeling ürünlerinden birisi olarak değerlendirilmektedir.
* VÜCUT FIRÇALARI : Bu fırçalar, elin rahat ulaşamadığı, bacak arkası ve sırt bölgesinin temizliği için idealdir. Doğal kıllardan yapılmış olması da bir diğer avantajıdır. Yıkanma sırasındaki dairesel hareketler sayesinde, hem ölü derileri temizler, hem de, kan dolaşımını hızlandırır.
* PONZA TAŞI : Aslında, volkanik bir taş olan ponza taşı, diğer önerilen ürünlere göre, daha sert bir madde olduğundan dolayı, sadece topuk, dirsek ve ayakları ovmak için kullanılmalıdır. Vücudun diğer bölgelerine zarar verebilieceğinden, önerilen bölgeler dışında kullanılmamalıdır.

Devamını okuyun...>>

05 Eylül 2009 Cumartesi

UZUN YAŞAMAK İÇİN EŞİNİZLE KAVGA EDİN

Yazı başlığımızın biraz gerip olduğunu biliyoruz. Ama, bu öne, tamamen bilimsel bir öneri. Evli çiftlerin, dah iyi bir evlilik ve daha uzun bir yaşam için, yapması gereken bol bol kavga etmeleri gerekiyormuş.
Michigan Üniversitesi’nde yapılan bir araştırma, evli çiftlerden, duygularını bastırıp kızgınlıklarını ifade etmeyen çiftler, kızgınlıklarını ifade edip anlaşmazlıklarını çözmeye çalışan çiftlere göre, hayatlarını daha az yaşıyorlar. Bu çalışma, tam 17 yıl sürmüş ve 192 çift üzerinde yürütülmüş. Michigan Üniversitesi Psikoloji Bölümü’nden Ernest Harburg, duygularını ve düşüncelerini gizleyen çiftlerin, ölüm riskinin, diğer gruptaki kişilere göre, iki kat daha fazla olduğunu belirtti. Ernest Harburg, eşinin kendisine verdiği tepkiyi hak ettiğini düşünen kişilerin, eşlerine kızgınlık duygusu hissetmediklerini de sözlerine ekledi. Bu çalışmadan elde edilen verilerin, sadece kendisine haksızlık yapıldığına inanan kişiler için geçerli olduğu belirtildi.
Bu yazdıklarımız bir araştırmanın sonucu. Ama, ne kadar doğrudur bilemiyoruz.


Devamını okuyun...>>